- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- PRİZREN’DE AHİLİK GELENEĞİ VE ZANAAT ADABI - Raif Vırmiça
PRİZREN’DE AHİLİK GELENEĞİ VE ZANAAT ADABI - Raif Vırmiça
0 dk
Ahi Evran tarafından kurulan Ahiliğin bir esnaf dayanışma teşkilatı olduğu doktrinde bilinmektedir. Halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ekonomik hem de ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir.
Günümüzde esnaf teşkilatlarına benzer bir işlevi olan Ahilik, iyi ahlakın doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzeni olarak esnaf ve zanaatkârlar arasında dayanışmayı esas alan bir örgütlenme biçimi olması babında, Ahiliğin temel ve en zor mesleğinin Dericilik yani Debbağlık, olduğu doktrinde bilinmektedir. Bu sunumda Prizren Tabakhanesinde ahilikle alakalı kamuda pek bilinmeyen bazı malumatları sunmaya çalışacağım.
Ahilik teşkilatı, yalnızca Anadolu'da değil, Osmanlı'nın Balkanlar'a (Rumeli’ye) adım atmasıyla birlikte, bu coğrafyanın kaderini belirleyen en temel sosyal ve iktisadi yapılardan biri olmuştur. Özellikle yaşadığımız bölge olan Prizren gibi önemli ticaret merkezlerinde bu geleneğin izleri hala mimaride, esnaf adabında ve kültürel dokuda hissedilmektedir.
Balkanlarda ki tarihe baktığımız da balkanların fethi sadece kılıçla değil, ondan önce bölgeye gelen Gazi dervişler ve zanaatkâr Ahiler sayesinde gerçekleştiğini görmüş oluyoruz. Bu dönemde bölgeye gelen gazi dervişler, Başta Sarı Saltuk, Seyyid Ali Sultan, Balım Sultan, Otman Baba ve başkaları olmak üzere, halka İslamiyet’in hoşgörülü yapısı ile yaklaşmış, Anadolu’dan gelen zanaatkâr Ahilerle birlikte ıssız bölgelere tekke ve zaviyeler kurarak buraları güvenli barınma yerleri haline getirerek, bölge halkına dürüst ticaret ve kaliteli üretimi yaşayarak göstermişler ki bu durum yerel halkın İslamiyet’e ve Osmanlı idaresine ısınmasını ve güven kazanmasını sağlamıştır.
Balkanların diğer ülkelerinde olduğu gibi, Kosova yani Prizren söz konusu olunca, o dönemlerde ekonominin gelişmesi Ahilik prensiplerine göre şekillenmeye başlamıştır. Ahilik doktrininde yer alan "müşteriyi aldatmama" ve "kaliteli üretim" ilkeleri, Prizren tabakhanesinde ve çarşısında titizlikle denetlenirdi. Bu denetlemeler sayesinde kimse ayıplı mal satmaya cüret edemez, edenler ise Ahilik hukukuna göre cezalandırılırdı. Bu sistem, Prizren ekonomisinin hem iç hem de dış ticarette güven duyulan bir merkez olmasını sağlamıştır.
Özelikle de zanaatçılıkta usta-çırak ilişkisi sadece teknik bir eğitim değil, aynı zamanda bir ahlak okuluydu. Prizren’de zanaat eğitimi, Ahiliğin insan-ı kâmil yetiştirme modeline dayanıyordu. Bir gencin usta olabilmesi için sadece teknik beceri kazanması yetmez, aynı zamanda ustasından Ahilik edebini ve ticaret ahlakını da özümsemesi gerekirdi. Üç yıl sürmekte olan çıraklıktan kalfalığa, kalfalıktan ustalığa geçiş, seçilmiş bir komisyon önünde yapılan imtihanlarla gerçekleşirdi. Bu süreç, Ahilikteki "Şed Kuşanma" törenlerine benzer bir liyakat zinciriyle tamamlanırdı.
Bu törenin nasıl gerçekleştiğini Prizren tabakhanesinde Tabak olarak çalışan Rahmetli babam Rıdvan Vırmiça yapılan bu törende, yeni olan ustaların bellerine ustalık önlüğü yani kuşağı bağlanırdı. Prizen Tabakhanesinde bu bağlanmanın amacı yeni ustanın artık kendi tabak hanesini açabilecek, usta olarak hizmet verebilecek bilgiye ve ahlaka sahip olduğunun bir belgesi olarak geniş kamuoyuna ilan edilmesidir. Özellikle de bu bağlanma geleneği esasınca yeni ustanın haramdan, dedikodudan ve insanları incitmekten korunduğunu, esnaf ahlakına uygun bir yaşam süreceğini de temsil etmekteydi.
Prizren tabakhanesinde ahilik geleneğine ve kurallarına bağlı bazı ilkelerin yerine getirilmesine çok önem verilmiştir. Bu ilkelerin başında cömertlik, misafirperverlik, aç olanı
doyurmak (sofra) başkasının kusurunu görmemek, yalan ve gıybetten kaçınmak vb. Bu durumlarda bulunmayanlara beli cezalar da uygulanmaktaydı.1
Prizren tabakhanesinde dayanışma anlamını taşıyan ve esnafın gönüllü yardımıyla toplanan para bir kasada tutuluyordu ve buna “Emin Sandığı” (Ahilikteki adıyla Orta Sandığı) deniliyordu. Çok iyi tertiplenmiş bu kasada her zaman belli ölçüde hazır para bulunmaktaydı. Bu kasaya genelde para, esnafın gönüllü bağışıyla, aidatlardan, vergilerden, kalfalardan ve diğer yollarla toplanıyordu. Bu kasa parasıyla genelde yardıma ihtiyacı olan yaşlı, fakir veya hasta olan esnafa yardım sunuluyordu. Sadece bu değil bazı tabaklar bu kasadan iş yapmak için borç ta alabiliyorlardı. Bu kasadan genelde esnafın çoğu masrafları kapatılıyordu. Doktrinde her ne kadar "Ahilik" ismi her belgede geçmese de, Emin Sandığı’nın işleyişi bu kadim sistemin Prizren’deki en canlı kanıtıydı.
Bu kasanın sorumlusu Esnaf Yönetimi ve Ustabaşıydı. Dolayısıyla “Ahilik” olarak nitelendirilen bu durum Prizren’de çok gelişmiş olmamasına rağmen, Emin Sandığı’nın o dönemde büyük rol oynadığı bazı belgelerden öğrenmiş oluyoruz. Örneğin tabakçılar arasında büyük bir dayanışma olduğundan Ahilik vasıtasıyla Osmanlı döneminde hamam, çeşme, medrese, köprüler ve başka halkın hizmetinde olan diğer eserlerde inşa edilmiştir. Ahilik vasıtasıyla bu tür hizmetler diğer esnaf teşkilatlarında yani zanaatlarda da olduğu malumdur.
Prizren tabakçılar esnafı arasında büyük dayanışma olduğu malumdu. İşi kötü giden esnafa veya batmış olan esnafa her zaman yardım sunuluyordu. Fakat bunun da bir sınırı vardı. Bu yardım en çok üç defa sunuluyordu. Ondan sonra ayakta duramayan esnafa yardım yapılmazdı. Babam, aynıca Prizren tabakhanesinde, tabaklar arasında “günlük yardımı” olarak bilinen dayanışma çalışmasının da mevcudiyetini bildirmişti. Bu yardımla o gün çok işi olan bir tabaka, işi olmayan diğer tabaklar hiçbir karşılık almadan yardım ederlerdi.
Prizren’deki bütün esnaf teşkilatlarının başında, devlet huzurunda esnafı temsil eden bir Esnaf Kethüdası (Kâyhası) bulunurdu. Bu makamın, şehrin en güçlü teşkilatı olan Tabakçılar arasından seçilmesi tesadüf değildir; zira Ahiliğin kurucusu Ahi Evran da bir tabak (deri işleme) ustasıydı. Bu durum, Prizren’in Ahilik geleneklerine ne kadar sadık bir merkez olduğunu göstermektedir.
Ahilik teşkilatı sayesinde Prizren’de kurulan eski çarşılarında örneğin eski Şadırvan çarşısında dükkânların birbirine yakınlığı, esnafın sabah birbirine "hayırlı işler" dilemesi ve misafirperverlik kültürü doğrudan Ahilik mirasıdır. Bu ise Ahiliğin sadece bir esnaf birliği değil, toplumun omurgasını oluşturan bir "yaşam sanatı" olarak nitelendirilmektedir. Dolayısıyla Ahilik teşkilatın Rumeli’nin incisi olarak maruf Prizren gibi kadim bir şehirde hala yaşayan bir "esnaf ahlakı" olarak görülmesi, bölgenin kültürel kimliğinin en değerli parçalarından biridir. Çünkü Prizren tarih boyunca bir "esnaf şehri" olarak bilindiği için burada Ahilik ve onun devamı olan Lonca sistemi, özellikle Debbağlık2 yani Dericilik ve babamın anlattığına göre belli ölçüde Terzilik kollarında adeta bir "kardeşlik hukuku" gibi işlemesinden kaynaklanmaktadır.
2014 yılında yayınladığım Kosova-Prizren’de Zanaatçılık ve Yok Olan Zanaatlar kitabımda diğerleri arasında Prizren Vilayet merkezinin kurulmasıyla ve Prizren’in Vilayet merkezi seçilmesiyle artık Prizren yerel özelliğini aşarak her yönlü gelişmelere sebep olduğundan Prizren’de Debbağcılık, Ahiliğin en üst mertebelerinden biri olduğu Balkan ülkelerinde bilinmekteydi. Çünkü o dönemde Balkanlar’da Prizren zanaatçılığı ve dükkânlar sayısının en çok geliştiğini görmekteyiz. Prizren’in merkez çarşısı olan Şadırvan Çarşısında dizilen dükkânların ve Akdere’nin kenarına dizilen o eski tabakhaneler, sadece deri işlenen yerler değil, birer ahlak merkeziydi.
O dönemde Prizren’de Terzicilikte çok gelişmiştir. Prizrenli terziler dükkânlarını sadece bir ticarethane olarak değil, bir "dergâhhane" yani eğitim ve edep yeri olarak görürlerdi. Yani dükkânlara bu ismin verilmesinin sebebi, işin içine "Fütüvvet"3 ruhunun katılmasıydı. Yani “Ene” “Ben” değil, "Nahnu” “Biz" deme kültürüdür. Bir debbağ deri işlerken aynı zamanda nefsini terbiye ettiğine, bir terzi kumaş dikerken insanın ayıplarını örttüğüne inanırdı.
Ahilik usulüne göre bir terzi çok yoğunsa, müşterisini "bugün ben siftahımı yaptım, komşum henüz yapmadı" diyerek yan dükkâna yönlendirirdi. Bir terzi ustası yaşlandığında veya hastalandığında, diğer terziler akşam dükkânlarını kapattıktan sonra onun dükkânına gelip yarım kalan işlerini bitirirlerdi ki o usta kazancından mahrum kalmasın. Her tabakhane kazancının bir kısmını "Emin Sandığı"na atardı. Eğer bir esnafın derileri bozulursa veya tabakhanesi yanarsa, bu sandıktaki para ona hibe edilir veya faizsiz borç verilirdi.
Prizren’e dışarıdan gelen kaliteli deri veya işleme malzemesi, önce Lonca tarafından toplanır ve tabak esnafına ihtiyacı oranında, aynı fiyattan dağıtılırdı. Bir esnafın tüm malı tek başına alıp diğerini aç bırakmasına asla izin verilmezdi.
Eski Prizrenlilere göre Prizren Akderesi’nin kenarındaki o eski Tabakhane semti, aslında sadece deri işlenen bir yer değildi, o yüksek ahlakın, sabrın ve "helal kazanç" felsefesinin tam kalbiydi. Eğer bir tabak ustası hastalanırsa, diğer dükkândaki kalfalar gizlice o ustanın derilerini ilaçlamaya, temizlemeye giderdi ki deriler ziyan olmasın ve ailenin rızkı kesilmesin. Buna da "Esnaf Hakkı" denirdi ve karşılık beklenmezdi
Prizren tabakhanesinde şöyle bir gelenek de uygulanmaktaydı;
—Tabakhanede bir usta debbağcılık mesleğini ailesinde devam etmek için, kendi çocuklarını çırak olarak kendilerinde değil, başka ustalara gönderip orada diğer çıraklar gibi aynı seviyede torpil olmadan yetiştirmekteydiler. 4
— Bir tabak ustasının erkek evladı yoksa ailesinin tabak mesleğini devam etmesi için yetiştirdiği çıraklardan en başarılı olan usta seviyesine ulaşana kızını eş olarak verip evlendirirdi. Böylelikle ailede tabak zanaatı devam ederdi.
Dolayısıyla bu geleneğin, Ahilik ve esnaf kültürünün ne kadar derin bir liyakat ve aile sadakatine dayandığını gösteren muazzam bir örnek olduğu kabul edilmektedir. Prizren Tabakhanesi'nde uygulanan bu iki kural, aslında bugünkü modern işletme yönetiminin bile gıptayla bakacağı bir sosyal mühendislik harikasıdır.
Sonuç olarak
Prizren’de Tabaklar sadece kendi aralarında değil, şehrin sosyal dokusunda da söz sahibiydi. Devlet törenlerinde ve bayramlarda esnafın kortejler halinde katılımı, kentin hem maddi hem de manevi omurgasının bu teşkilatlar olduğunu kanıtlardı. Her teşkilatın kendine ait bir bayramı ve bayrağı vardı. Genelde mesire yerlerinde yapılan kutlamalar, esnafın birliğini ve manevi bağlarını tazelerdi. Prizren tabak hanesinde bu dayanışma şekilleri, Prizren'deki tabak esnafını dev bir aile haline getirdiği anlaşılmaktadır, Herkes birbiriyle ya ustalık-çıraklık bağıyla ya da bu tür evliliklerle akraba oluyordu. Bu da tabakhanede neden kavga gürültü olmadığını, neden herkesin birbirinin eksiğini kapattığını açıklıyor ki buda ahiliğin tam bir örneğini oluşturmaktadır. Eğer tabak ustaları liyakate bakmayıp işi ehil olmayana bıraksaydılar Prizren'in o meşhur derileri Balkan ve Avrupa ülkelerine nam salamazdı. Prizren Tabakhanesinin bu kıymetli çalışmaları gelecek nesillere "esnaflığın"
sadece ticaret değil, bir "insan olma sanatı" olduğunu göstermektedir Lakin bazı durumlarda Ahiliğin kuralları ne kadar sağlam olursa olsun, hayatın içindeki bazı olumsuz durumlar veya heyecanlar bazen bu kuralları sarsabilmekteydi.
Prizren Tabakhanesi "çok güçlü bir teşkilat" yapı olarak, aslında Ahiliğin ta kendisidir. Prizren Tabakhanesi’nde yaşananlar, Ahilik sisteminin Balkanlar’daki en saf ve en disiplinli uygulama alanlarından biri olarak bilinmekteydi.
Prizren’de Tabaklar (Debbağlar), esnaf hiyerarşisinin en tepesinde yer alırdı. Bunun sebebi, dericiliğin zorluğu ve sabır gerektirmesidir. Prizren Tabakhanesi o dönemde sadece şehre değil, tüm Balkanlar'a mal gönderen devasa bir ekonomik gücü vardı. Dolayısıyla babamın anlattığına göre Esnaf Teşkilat güçlü olduğu için, Belediye bile esnafla ilgili bir karar alırken mutlaka Ahi Baba veya Lonca Kethüdası denilen esnaf liderlerine danışırdı.
Anlaşıldığı üzere Ahilik geleneğinde esnaf, sadece kendi dükkânından sorumlu değildir; aynı zamanda şehrin asayişinden ve devletin bekasından da sorumludur. Dolayısıyla Esnaf, bir devlet bayramında devlete desteğini sunarken; devlet-belediye de esnafın varlığını ve gücünü onurlandırmış olurdu. Çünkü Prizren esnaf teşkilatları, Ahilik ilkelerini Balkan coğrafyasının kültürel potasında eriterek, yüzyıllar boyunca adaleti, kaliteyi ve dayanışmayı temsil eden muazzam bir düzen kurmuşlardır.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Spahiu: Kalan Maaşların Bu Hafta İçinde Ödenmesini Umuyorum
Değişik Suç İşlerinden Şüpheli 3 Kişi Gözaltına Alındı
PDK Bu Yıl Parti İçi Seçimleri Yapacak