Bosna Hersek’te yeni Reisü’l-Ulema için üç aday kesinleşti
Bosna Hersek İslam Birliği’nde 14. Reisü’l-Ulema seçimi için adaylık süreci tamamlandı. İslam Birliği Meclisi’nin bugün Saraybosna’da gerçekleştirdiği toplantıda *Mostar Müftüsü Dr. Salem-ef. Dedović,* *Saraybosna Müftüsü Prof. Dr. Nedžad-ef. Grabus* ve *Riyaset Din İşleri İdaresi Başkanı Hafız Prof. Dr. Mensur-ef. Malkić*’in adaylıkları kesinleşti.
_Yeni Reisü’l-Ulema 10 Ekim’de yapılacak gizli oylamayla belirlenecek._
Bosna Hersek İslam Birliği Meclisi, 14. Reisü’l-Ulema’nın seçimine ilişkin adaylıkları görüşmek üzere Saraybosna’da toplandı.
Bosna Hersek’in yanı sıra diasporada ve ana vatan dışındaki Bosniak topluluklarının bulunduğu bölgelerde yürütülen süreç kapsamında toplam 18 seçim bölgesinden adaylar belirlendi. Bugünkü toplantıda üç isim resmen aday olarak onaylandı:
* Mostar Müftüsü Dr. Salem-ef. Dedović
* Saraybosna Müftüsü Prof. Dr. Nedžad-ef. Grabus
* Riyaset Din İşleri İdaresi Başkanı Hafız Prof. Dr. Mensur-ef. Malkić
Toplantıda mevcut Reisü’l-Ulema Husein-ef. Kavazović de adaylara ve Meclis üyelerine hitap etti.
Kavazović: “Seçim bizim olgunluğumuzun göstergesidir”
Kavazović, Reisü’l-Ulema makamının son 140 yılda yalnızca 13 kişi tarafından yürütüldüğüne dikkat çekerek seçimin önemine vurgu yaptı.
Reisü’l-Ulema seçiminin siyasi partiler arasındaki seçim kampanyalarına benzetilmemesi gerektiğini belirten Kavazović, özellikle medya ve sosyal medya üzerinden yürütülebilecek olumsuz kampanyalara karşı uyarıda bulundu.
Kavazović, seçim sürecinde Müslümanlar ve ulema arasındaki bölünmelere izin verilmemesi gerektiğini belirterek Krajina, Hersek, Sandžak ve diaspora dahil olmak üzere İslam Birliği’nin bütün bölgelerinin eşit derecede önemli olduğunu ifade etti.
Reisü’l-Ulema makamının öncelikle bir emanet ve sorumluluk, daha sonra bir şeref, en son ise bir ayrıcalık olduğunu söyleyen Kavazović, seçim sürecinin İslam Birliği’nin birlik ve bütünlüğünü güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Dedović: “Reisü’l-Ulema ilk sorumlu kişidir”
Mostar Müftüsü Dr. Salem-ef. Dedović, seçim programını açıklarken Reisü’l-Ulema makamının İslam Birliği, din ve halkın hizmetinde olduğunu söyledi.
Dedović, seçilmesi halinde her şeyi bileceği veya her şeyi yapabileceği iddiasında bulunmadığını, ancak ahlaki, güvenilir ve ehil insanları bir araya getirerek sorumluluğu üstleneceğini belirtti.
Boşnakların İslami geleneğinin korunmasına, İslam’ın sahih yorumunun muhafaza edilmesine ve çağdaş sorunlarla cesur biçimde yüzleşilmesine önem vereceğini ifade eden Dedović, İslam Birliği’nin kurumsal olarak güçlü, cemaatlerinde canlı ve karar alma süreçlerinde özgür olması gerektiğini söyledi.
Dedović ayrıca vakıflara karşı sorumluluk, cemaat mensuplarına yönelik hassasiyet ve Boşnak halkının haklarına sahip çıkma konularını programının temel başlıkları arasında gösterdi.
Grabus: “Hiçbir uluslararası merkez İslam Birliği’nin kararlarını etkileyemez”
Saraybosna Müftüsü Prof. Dr. Nedžad-ef. Grabus ise İslam Birliği’nin herhangi bir bölgeye veya belirli bir gruba bağlı olmaması gerektiğini söyledi.
Grabus, İslam Birliği’nin özerkliğinin korunması gerektiğini vurgulayarak, “Hiçbir uluslararası merkez kararlarımızı etkileyemez” mesajı verdi.
Dışarıdan ve içeriden baskıların her zaman olabileceğini belirten Grabus, güçlü kurumlar ve güçlü bir teşkilat yapısıyla bu baskılara karşı durulabileceğini ifade etti.
Grabus ayrıca Avrupa ve Amerika başta olmak üzere Batı dünyasında İslamofobi, Müslüman karşıtlığı, aşırı sağ hareketlerin ve ideolojilerin yükselişinin Boşnak Müslümanları açısından dikkate alınması gereken gelişmeler olduğunu belirtti.
Sandžak ve diaspora vurgusu
Grabus’un konuşmasında Bosna Hersek ile Sancak’ın tamamının yerli Müslüman kültürünün önemli merkezleri olduğu vurgusu da dikkat çekti.
Bosniakların yaklaşık üçte birinin Bosna Hersek dışında yaşadığını belirten Grabus, Hırvatistan ve Slovenya’daki meşihatların desteklenmesi, dünya genelindeki İslam Birliği merkezlerinin geliştirilmesi ve özellikle Boşnakça konuşamayan yeni nesillere yönelik programların artırılması gerektiğini söyledi.
Grabus, imamların ve İslam Birliği kurumlarının diaspora topluluklarında kimliğin korunması ve asimilasyonun önlenmesi açısından önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.
Malkić: “Süreklilik, geliştirme ve yenilik”
Riyaset Din İşleri İdaresi Başkanı Hafız Prof. Dr. Mensur-ef. Malkić ise adaylığını büyük bir şeref, ancak daha büyük bir sorumluluk olarak nitelendirdi.
Malkić’in seçim programı üç temel kavram üzerine kuruldu:
Süreklilik, geliştirme ve yenilik.
İyi sonuç veren uygulamaların devam ettirilmesi, geliştirilmesi gereken alanlarda iyileştirme yapılması ve yeni sorunlara yeni çözümler üretilmesi gerektiğini belirten Malkić, İslam Birliği’nin mevcut yapısının istikrarlı olduğunu ancak önümüzdeki dönemde daha fazla enerji, sorumluluk, kapsayıcılık, karşılıklı güven ve şeffaflığa ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Malkić, seçim sürecinin İslam Birliği’nin itibarını ve adayların şahsiyetini koruyacak şekilde yürütülmesi gerektiğini belirterek, “İslam Birliği herhangi bir şahıstan daha önemlidir” mesajını verdi.
Yeni Reisü’l-Ulema 10 Ekim’de seçilecek
İslam Birliği Meclisi Başkanı Edhem Bičakčić ise adayların sunduğu programlarda önemli ve yaratıcı fikirlerin bulunduğunu belirterek, seçim sonucunun ne olursa olsun İslam Birliği’nin gelişimine katkı sağlamasını umduğunu söyledi.
Bosna Hersek İslam Birliği’nin seçim kurulu; Meclis üyeleri, başimamlar, meclis başkanları ve İslam Birliği kurumlarının yöneticilerinden oluşuyor.
Yeni Reisü’l-Ulema, 10 Ekim 2026 tarihinde yapılacak gizli oylama sonucunda belirlenecek.
Seçim, yalnızca Bosna Hersek açısından değil, Sandžak, Hırvatistan, Slovenya, diaspora ve dünya genelindeki Boşnak Müslüman topluluklarının dini yapılanması açısından da önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy