EURO
1
  • EURALL
    95.81 -0.03%
  • EURTRY
    51.14 -0.11%
  • EURMKD
    61.60 -0.07%
  • EURRSD
    117.42 0.01%
  • EURUSD
    1.16 -0.10%
  • EURGBP
    0.86 -0.20%
  • EURCHF
    0.90 -0.11%
  • EURSEK
    10.66 0.11%
  • EURAUD
    1.62 -0.67%
Reklam Alanı

12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif ERSOY 'u Anma Günü Kutlu Olsun

12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif ERSOY 'u Anma Günü Kutlu Olsun
11 Mart 2026, 23:57

0 dk

İstiklal Marşı: Bir Milletin Kalbinden Yükselen Dua

Bazı sözler vardır; yalnızca kelimelerden ibaret değildir. Onlar bir milletin kalp atışı, bir medeniyetin vicdanı, bir tarihî yürüyüşün duasıdır. İşte İstiklal Marşı tam da böyledir.

12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen bu destan, yalnızca bir marş değildir; yokluk içindeki bir milletin imanla ayağa kalkışının sesi, bir milletin Allah’a ve hürriyete olan sarsılmaz bağlılığının haykırışıdır. Bu haykırışı kaleme döken ise büyük şair, büyük mütefekkir Mehmet Akif Ersoy’dur.

Akif, kalemiyle değil, kalbiyle yazan bir şairdi. O satırlar masa başında değil, cephelerin dumanı, Anadolu’nun çilesi ve milletin duası içinde doğdu. Bu yüzden İstiklal Marşı’nı okurken insan yalnızca bir şiir okumaz; bir milletin dirilişini hisseder.

Akif’in büyük eseri Safahat bu ruhun aynasıdır. Safahat’ın sayfalarında dolaşırken insan, hem bir toplumun acılarını hem de umudunu görür. Akif, milletine daima şu hakikati hatırlatır:

“Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı,
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı.”

Bu mısralar yalnız bir şiir değil, bir medeniyet çağrısıdır. Çünkü Akif’e göre milletleri ayakta tutan yalnızca silah değil, inanç ve ahlaktır.

İstiklal Marşı da tam bu ruhla yazılmıştır. O gün Anadolu işgal altındaydı; şehirler yorgun, ocaklar sönük, yürekler yaralıydı. Fakat Akif milletinin ruhunu biliyordu. O yüzden daha ilk mısrada umutla seslendi:

“Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak…”

Bu “korkma” yalnız o günün askerine değil, asırlar boyunca bu topraklarda yaşayacak her nesle söylenmiş bir tesellidir. Çünkü Akif’in imanında umutsuzluk yoktur.

Nitekim Safahat’ta da aynı diriltici sesi duyarız:

“Ye’s öyle bataktır ki düşersen boğulursun;
Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun.”

Bu mısralar bugün bile bir milletin ruhunu ayağa kaldıracak kudrettedir. Akif’in kalemi karanlığı anlatırken bile umut taşır. Çünkü o, milletine güvenen bir şairdi.

İstiklal Marşı’nın en büyük özelliği de budur: Hem bir direniş çağrısı hem de bir iman duasıdır. Bu marşta bayrak vardır, toprak vardır, şehit vardır; fakat en çok da iman vardır. O yüzden Akif, bu marşı kendi şiir kitabına koymamış ve şöyle demiştir:

“Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.”

Bu söz, bir şairin tevazusu kadar bir millet için ettiği en büyük duadır.

Bugün İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünde aslında yalnız bir marşı değil; bir ruhu, bir ahlakı ve bir medeniyet iddiasını hatırlıyoruz. Çünkü İstiklal Marşı bize yalnız geçmişi anlatmaz; geleceği de işaret eder.

Her nesil onu yeniden anlamalıdır. Çünkü o marşın içinde yalnızca savaş yıllarının çığlığı değil, yarınların umudu da vardır.

Belki de bu yüzden İstiklal Marşı okunurken insanın kalbinde garip bir karışım doğar: Hem hüzün hem gurur, hem gözyaşı hem umut…

Ve insan o an anlar ki bir millet yalnız ordularla değil, şairlerle de ayakta kalır.

Bugün başımız dik, bayrağımız gökyüzünde dalgalanıyorsa; bunda cephede savaşan asker kadar kalemiyle milletine ruh veren Akif’in de payı vardır.

Bu yüzden 12 Mart yalnızca bir tarih değildir.
12 Mart, bir milletin kalbinden yükselen duanın kabul edildiği gündür.

Ve o dua hâlâ göklerde yankılanmaktadır:

“Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!”

Bugün bize düşen ise bu mirası sadece okumak değil; anlamak, yaşamak ve gelecek nesillere umutla taşımaktır. Çünkü Akif’in hayal ettiği Türkiye, yalnızca özgür değil; aynı zamanda ahlaklı, adaletli ve umut dolu bir ülkedir.

Ve inanıyorum ki bu millet, o umudu yaşattıkça İstiklal Marşı yalnız bir şiir olarak değil; yaşayan bir ruh olarak var olmaya devam edecektir.

Akif’e

Sessiz bir geceydi Anadolu,
Dağlar yorgun, yollar kimsesizdi.
Ocaklarda duman ince bir dua gibi yükselirken
Bir şair, milletinin kalbine kulak veriyordu.

O şair sendin
Mehmet Akif Ersoy…

Kalemin kılıç değildi
Ama kelimelerin ordulardan güçlüydü.
Çünkü sen mısraları mürekkep ile değil
Bir milletin gözyaşıyla yazdın.

Yıkılmış şehirlerin,
Yetim kalmış çocukların,
Cephede dua eden askerlerin
Sesi oldun.

Ve bir sabah
Göklerde dalgalanan al bayrağa bakıp
Milletine şöyle seslendin:

“Korkma!”

O tek kelime
Bir milletin karanlığı yırtan şafağı oldu.

Sen marşı yazdın
Ama aslında
Bir milletin kalbine umut yazdın.

Sonra mahcup bir derviş gibi
Gölgeye çekildin…

Çünkü sen bilirdin
Bu destan sana değil
Milletin imanına aitti.

Bugün rüzgâr bayrağı her dalgalandırdığında
Toprak biraz daha senin sesinle konuşur.

Ve biz her marşı okuduğumuzda
Sadece bir şiir değil
Bir şairin duasını da tekrar ederiz.

Ey Akif…

Millet hâlâ ayakta
Bayrak hâlâ göklerde
Ve senin mısraların hâlâ
Bir milletin kalbinde atıyor.

Selam ve dua ile…

M.Tevfik Yücesoy
12 Mart 2026/ İstanbul

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing