AB Arabuluculuğunda Priştine-Belgrad Diyalogunu Destekliyoruz
0 dk
KFOR Komutanı Tümgeneral Özkan Ulutaş, daimi barış ve istikrarın tek yolu olan, aynı zamanda Kosova'da yaşayan tüm toplulukların faydasına olacak AB arabuluculuğunda Belgrad-Priştine diyalogunu desteklemeye devam ettiklerini söyledi.
Basın toplantısında KFOR Komutanı, durumun sakin, ancak hala hassas olduğunu belirterek, “Öncelikli amacımız durumun tırmanmasını önlemektir. Ancak gerilimin artması halinde biz gerekli tüm adımları atmaya hazırız, böylece de BM'nin görevini yerine getirmeye hazırız.” dedi.
Ulutaş, en uzun ve en büyük NATO misyonuna liderlik etmenin kendisi için bir ayrıcalık olduğunu da ifade etti.
"KFOR, NATO müttefikleri ve ortak ülkeler de dahil olmak üzere, 28 ülkeden 4.600'den fazla askerden oluşuyor. Bir Türk general olarak özellikle gurur duyuyorum, çünkü bu, Türkiye'nin KFOR'un misyonuna ve bölgedeki istikrarına olan uzun süredir bağlılığını yansıtıyor. Amacım, sorumluluğumdaki tüm birliklerin, KFOR'un Kosova'da yaşayan tüm insanlara güvenli ve emniyetli bir ortam sağlamak görevini her zaman ve tarafsız bir şekilde yerine getirmektir. Tüm topluluklar, günlük yaşamlarını kalıcı bir barış ve güvenlik ortamında sürdürmek istiyor.” diye vurguladı Ulutaş.
KFOR Komutanı bu açıklamasında, geçen yılın Mayıs ve Eylül ayında yaşanan kabul edilemez saldırı olayları ardından NATO’nın Kosova’ya 1000 asker daha konuşlandırdığını söyledi.
General Ulutaş, “Bu adımlar KFOR’un BM görevini yerine getirmesi için gerekli güçlere, yeteneklere ve esnekliğe sahip olduğunu gösterdi.” dedi.
Bir gazetecinin Türk personelin KFOR'daki rolünü nasıl değerlendirdiği sorusuna General Ulutaş şu yanıtı verdi:
“Türk personelinin 1999 yılında KFOR’un bu misyonuna başlamasından itibaren önemli rolü oldu. Rollerinin önemli yönlerinden biri güvenlik ve istikrardır. Türk güçleri devriyelere katılıyor, kilit noktaları güvence altına alıyor ve özellikle yedek kuvvetler aracılığıyla potansiyel güvenlik tehditlerine yanıt veriyor. Diğer bir yönü çok uluslu işbirliği. Katılımları, diğer NATO müttefikleri ve ortak ülkelerin birlikleriyle kesintisiz ve etkili işbirliğini yansıtıyor. Üçüncü yönü topluluklara destektir. Türk personeli aynı zamanda sivil-askeri projelerde de yer alarak altyapı geliştirme, sağlık desteği ve eğitim girişimleriyle yerel topluluklara yardımcı oldu. Ve bölgesel uzmanlık. Türkiye'nin bölgeyle olan kültürel ve tarihi bağları, Kosova'daki yerel karmaşıklıkların anlaşılması ve çözümlenmesi söz konusu olduğunda personelini özellikle değerli kılmaktadır. Tek sözle, Türk askeri varlığı KFOR'un hedeflerine ulaşması açısından kilitsel öneme sahiptir.”
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor