- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Alkış -Raif Buş
Alkış -Raif Buş
0 dk
ALKIŞ
( "NeDeN , yukarıya İnİyOrUz " **** öyküler dizisinden )
Balkon çiçekleri ile dolu kasabada yüzümü aydınlatmak , kendimi , ruhumu yüceletmek adına bir süre değil ömür boyu kalmak inancıyla kendime yatacak , yaşayacak , balkonlu , çiçek dolu ev kiralamak umutlarıyla kasabaya doğru yüzüm ak dudaklarımda gülümsemeyi eksitmeyerek ev kiralıyorum.
Tek oda , mutfak , domates ekilmiş bahçenin ortası dud ağacı, giriş kapısı yanı tualeti olan , Osmanlı döneminden kalma iyi korunmamış bakımı geçikmiş bir yapı olsa bile , bura toprakların örf ve adetleriyle ayakta kalmaya başarmış bir evde yaşıyorum altı aydır.
Kendim pişiriyor kendim yiyorum genelde , kasabada iki aşçı , dört beş köfteci ve Şadrvan kahvesi denilen mekanlarda yemek te yiyorum ara sıra.
Pazarları stadyuma gider futbollu değil seyircileri , taraftarları seyretmeyi yeğlerim. İnce espiriler havada uçuşur goool sesinden yuuuuuh sesleri daha çok olan bu stadyumda kendimi şarjlıyorum adeta. "Hakem iyi düşün b.. yeme" bağırışına karşıdan hemen "Şaka yapıyor ye ye kardeş " diye cevapı yapıştırıldığında alkış kopar nedense.
Küçük bir sinemada tiyatro da var şarkı türkü de. Orkestre , şarkı türkü tiyatro hepisi aynı anda sahne alır sırasıyla gösterilerini yapardı.Herkes çoşar gösteri başından sonuna kadar hiç durmaz alkışlar . Alıkıştan çoğu zaman şarkı sözlerini bile duyamaz olursun. Tiyatrocuları duymak zor anlamak çok daha kolay usta oyuncular sayesinde , herkes gereğinde güler gereğinde ağlar iken bir de alkışlar kesilmez gösteri bitene kadar.
Kasabayla iç içe olan türküler alıp götürüyor , tüylerin diken diken oluyor.Türkülerin de hikayeleri tiyatro olarak sahnelendiğinde Safuşun kasaba güzeli olduğunu anlıyorsun.Yüzyıllardır tarih süzgecinden süzülmüş türküler söz konusu olduğunda duyglanmamak elde değil.
Üç dil konuşulan kasabada genelde Türkçe-Türçe biliniyor. Rahat rahat konuşabiliyorsun çocuğu yaşlısı esnafıyla. Karşılayan güler yüzler yardımcı oluyor bana. Kasabanın çaycısı yok , var olan 2-3 kahvesinde rakı var , türk kahvesi var bir de pişirilmiş kelle meze sunuluyor. Ekstradan köfte isteyebilirsin , istersin de sana doğru bakışları kaldırman gerek. Bekrilikten çıkıyor , rakı ile yemek yenilmez , karıştırıyorsun der gibi sana dik gelen bakışlar. İki üç aşçı dükanında kele paça , lahana sarması , kuru fasulye , gulaş ve patates musakası var. Hepsi birbirinden güzel , Osmanlı mutfağı gelenekleri ile hazırlanmış çok lezetli yemekler. Fırınlarda pişirilen ekmeğe somun - tepsi ekmeği yada francula adı verilmiş . Sabahları fırınlar , toplu , gevrek , ay çiçeği simidi gibi çöreklerle müşterileri bekliyor . Pide de var fırınlarda , pideleri genelde köfteciler ekmek arası köfte satmak amacıyla alıyor .
Usul böyle: sabahları toplu alacan yanına şar peyniri koyup yiyecen sonra da şadrvan suyundan bol bol içecen. Sabah sabah fırından eve sıcak ekmek götürmeyecen , hata yapar götürürsen kahvaaltıda ekmekler yenilir öğleye yeniden ekmek almak zorunda kalırsın . Yada sıcak ekmeği alıp ekmek sepetin dibine koyar üstüne de dünden kalma bayat ekmekleri koyar paçayı sıyırırsın. Köfetcide ekmek-pide arası köfte alacaksan , yarı pide iki köfte alır yanına ızgarada pişirlmiş aci sivri biber de koyar , yok yetmez dersen yanına ev yapımı yoğurt alabilirsin.
Yırtık pırtık gezmeyecen , yamalısı olsun farketmez ama yırtık kirli lekeli olmayacak giydiklerin. Hele hele şadrvanda o güzelim korzoya çıktığında kendini iyi ayarlaman gerek . Sen yürür dönersin seni izleyenlerin yanından geçerek , kimse sana bakmaz gibi gelir ama tepeden tırnağa bakılırsın. Bu seyir sonrası kasabada rütben ya artar yada düşer , ya delikanlı olursun yada yalnız deli ve kanlı olur , adam olasın diye onsekizinin ilk gününde askere adam olasın diye postalarlar seni.
Kasaba herşeyi ölçer biçer , tartar , dedikodusunu yapar değerlendirir herkesi , her şeyi. Sinema salonunda tam filme kaptırmışsın kendini iyi adam kötü adamı patakladığında alkış kopar, şaşırırsın neye uğradığını. Gelin verilir - alınır alkışla , sünet olur alkışlanırsın , baba olursun , bakan olursun , vekil olursun , ne olursan ol alkışlanırsın . Bu topraklarda alkış tebrikler , hayırlı uğurlu olsun , aferim sana anlamındadır.
Ondandır bu topraklarda bu kasabada sanatçı - sanatkarlar çok. Sanatçının ekmeği alkış ise eğer , benim de elimde tek ekmeğim olduğuna göre bende bol bol alkışlıyorum sanatçısını da sanatkarını da halkını da bu kasabanın.
Raif BUŞ
Şubat 2013
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor