Kosova Cumhuriyeti Meclisi'nin 11. Yasama Dönemi'nin kuruluş oturumunun, 7 Haziran'da yapılan erken genel seçimlerin ardından bu perşembe günü gerçekleştirilmesi bekleniyor.
Oturum öncesinde siyaset analistleri Melazim Koci ve Dritëro Arifi, ülkede beklenen siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Melazim Koci, Meclis'in kurulması ve hükümetin oluşturulması konusunda herhangi bir engel beklemediğini belirterek, Vetëvendosje Hareketi'nin (VV) Sırp olmayan topluluklar milletvekilleriyle birlikte gerekli çoğunluğa sahip olduğunu söyledi.
"Meclis'in kurulması ve hükümetin oluşturulmasında hiçbir sorun görmüyorum. Çünkü Vetëvendosje, Sırp olmayan topluluklarla birlikte 62 veya 63 sandalyeye sahip." dedi.
Ancak Koci'ye göre asıl sorun, cumhurbaşkanının seçimi sırasında yaşanacak.
"Vetëvendosje, hiçbir siyasi partiyle birlikte cumhurbaşkanını seçebilecek çoğunluğu sağlayamaz. Çünkü LDK içinde birlik yok ve gerekli olan 18 oyu sağlayamayacaktır. PDK içinde de Vetëvendosje ile iş birliği konusunda farklı görüşler bulunuyor. AAK'nın ise yeterli milletvekili yok." ifadelerini kullandı.
Koci, olası siyasi krizin aşılması için muhalefetin ortak hareket ederek parti üyesi veya bağımsız 4-5 aday belirlemesini ve bunları Vetëvendosje'ye sunmasını önerdi.
"Vetëvendosje bu isimlerden ikisini seçerek oylamaya sunabilir. Birinci parti, tüm üst düzey devlet makamlarının kendisine ait olamayacağını anlamalıdır. Cumhurbaşkanı seçimindeki yeter sayı şartı bir formalite değil, parlamenter demokraside güçler dengesini sağlayan bir mekanizmadır." dedi.
Koci'ye göre yeter sayı şartı, birinci partiyi uzlaşmaya zorlayan ve tüm önemli devlet makamlarının tek bir siyasi partinin elinde toplanmasını engelleyen temel demokratik araçlardan biridir.
"Özünde yeter sayı mekanizması, demokrasinin otoriterleşmesini engelleyen bir güvence işlevi görüyor." değerlendirmesinde bulundu.
Koci, önümüzdeki süreçte iki temel sorunun belirleyici olacağını ifade etti:
- Vetëvendosje, cumhurbaşkanlığı makamının muhalefete bırakılmasını kabul edecek mi?
- Muhalefet ortak adaylar üzerinde uzlaşabilecek mi?
Ona göre bu uzlaşma sağlanamazsa, ülkenin yeniden erken seçime gitmesinin sorumluluğunu uzlaşmayı reddeden taraf üstlenecek.
Koci ayrıca, Vetëvendosje'nin 62-63 milletvekiliyle çoğunluğu sağladığı bir tabloda "ortak hükümet" tartışmalarının anlamlı olmadığını belirterek, asıl sorunun anayasa veya siyasi sistem değil, uzlaşma kültürü ve demokratik anlayış eksikliği olduğunu söyledi.
Siyasi sınıfın ülkeyi yeniden seçime götürmesi halinde hem iç hem de dış politikada ciddi zarar göreceğini vurgulayan Koci, bunun Kosova'nın uluslararası itibarını zedelediğini ve Sırbistan ile Kosova'nın bağımsızlığına karşı çıkan çevrelerin "Arnavutlar devlet yönetemiyor" tezlerine malzeme verdiğini ifade etti.
Koci, sık seçimlerin Rusya, Çin ve Kosova'yı tanımayan beş Avrupa Birliği ülkesine de bağımsızlığı tanımamak için gerekçe sunduğunu belirterek, tüm siyasi partilere ülkenin içinde bulunduğu krizden çıkması için fedakârlık yapma çağrısında bulundu.
Öte yandan siyaset analisti Dritëro Arifi, Perşembe günkü oturumdan önemli bir sonuç çıkacağı konusunda daha karamsar bir tablo çizdi.
Arifi, normal işleyen bir demokraside Meclis'in çok daha önce kurulmuş olması ve tartışmaların hükümet programı üzerine yoğunlaşması gerektiğini söyledi.
"Normal şartlarda bunlar tartışma konusu bile olmazdı. Müzakerelerin hangi politikalar üzerine yürütüldüğü ve yeni hükümetin nasıl bir program izleyeceği konuşulurdu." dedi.
Arifi'ye göre siyasi tartışmalar, ülkenin gerçek sorunlarını çözmek yerine teknik ve usule ilişkin konulara indirgenmiş durumda.
"Bazı adımlar atılsa bile ciddi bir içerik beklemiyorum. Son altı yıldır devam eden aynı tablo sürecek. Kosova toplumunu dönüştürecek önemli bir gelişme beklemiyorum." ifadelerini kullandı.
Arifi, Meclis ve hükümet için gerekli çoğunluk sağlansa bile bunun uzun vadeli siyasi istikrar anlamına gelmeyeceğini belirterek, "Bugün sayılar bulunabilir ancak bu sorunu çözmez. İki ay sonra yine aynı krizle karşı karşıya kalabiliriz." dedi.
Ona göre asıl sorun, kamu politikalarının ve hükümet programlarının tartışılmaması; siyasetin yalnızca makam paylaşımına odaklanmasıdır.
Arifi, mevcut siyasi anlayışın devam etmesi halinde Kosova'nın yeniden erken seçimlerle karşı karşıya kalabileceğini de sözlerine ekledi.