Çemerya katlimana dair notlar
Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy
Bajram Begaj, Çamlık (Çamerya) Arnavutlarına yönelik 1944 olaylarının 82. yıl dönümü dolayısıyla Arnavutluk Parlamentosu’nda düzenlenen anma programına katılarak tarihi hafızanın korunması ve yaşananların unutulmaması çağrısında bulundu.
Konuşmasında anma törenlerinin nefret üretmek ya da halklar arasında yeni yaralar açmak amacı taşımadığını vurgulayan Begaj, “Mağdurlarını unutan bir halk, onurunu kaybetme riski taşır.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Begaj, 1944 yazında binlerce Çam Arnavudu’nun öldürüldüğünü, katledildiğini ve yaşadıkları topraklardan zorla çıkarıldığını belirterek, Çam meselesinin yalnızca Çam Arnavutlarının değil, tüm Arnavut milletinin ortak meselesi olduğunu söyledi.
Begaj, Çam meselesinin insan hakları, mülkiyet hakkı, etnik haklar ve tarihi hafıza çerçevesinde ele alınması gerektiğini ifade etti.
Arnavutluk ile Yunanistan’ın NATO müttefiki ve komşu ülkeler olduğuna dikkat çeken Begaj, iki ülke arasındaki iyi ilişkilerin ancak samimiyet, karşılıklı saygı ve açık sorunların konuşulmasıyla güçlenebileceğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı, “Gerçek dostluk sessizlik üzerine değil, dürüstlük ve karşılıklı saygı üzerine inşa edilir.” diyerek, Çamlık meselesinin Arnavut-Yunan ilişkilerine engel değil, kalıcı ve sağlam bir uzlaşının ön şartlarından biri olduğunu savundu.
Begaj ayrıca, genç nesillere Çamlık tarihinin nefret duygusuyla değil, hakikat bilinciyle öğretilmesi gerektiğini belirterek, tarihini bilen toplumların geleceğini daha sağlam inşa edebileceğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda ise intikam değil adalet ve tarihi gerçeklerin tanınmasını istediklerini vurgulayan Begaj, Çamlık’ta hayatını kaybeden sivillerin anısının yaşatılmasının devletin ve toplumun ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.
Çamerya (Çamlık) Katliamı ve Sürgünü (1944): Tarihi Arka Plan, Olaylar ve Günümüzdeki Tartışmalar
Çamerya (Arnavutça: Çamëria), bugün kuzeybatı Yunanistan sınırları içinde, Epir bölgesinde yer alan tarihi bir coğrafyadır. Yüzyıllar boyunca burada Müslüman ve Ortodoks Arnavutlar birlikte yaşamıştır. “Çam Arnavutları” adı, bu bölgede yaşayan Arnavut topluluğunu ifade eder.
Osmanlı döneminde Çamerya
Bölge yaklaşık beş asır boyunca Osmanlı yönetiminde kaldı. Nüfusun önemli bir kısmı Arnavutça konuşuyor, Müslüman ve Ortodoks topluluklar birlikte yaşıyordu.
1912-1913 Balkan Savaşları sonrasında bölge Yunanistan’a bırakıldı. Böylece on binlerce Arnavut, yeni Yunan devletinin sınırları içinde azınlık haline geldi.
1923’teki Lozan Antlaşması kapsamındaki Türk-Yunan nüfus mübadelesinde Çam Müslümanları, Arnavut olarak kabul edildikleri için Türkiye’ye gönderilmedi. Ancak sonraki yıllarda mülkiyet hakları, eğitim ve dil konusunda çeşitli kısıtlamalar yaşandığına dair çok sayıda tarihî çalışma bulunmaktadır.
II. Dünya Savaşı’nın etkisi
1940 yılında İtalya Yunanistan’ı işgal etti. Ardından 1941’de Almanya ülkeyi işgal etti.
Bu dönemde Çam toplumunun durumu karmaşık hale geldi.
1944 olayları
1944 yazında Alman ordusunun çekilmeye başlamasıyla bölgede güç boşluğu oluştu.
Yunan direniş örgütü EDES ve komutanı Napoleon Zervas birlikleri Çam köylerine operasyonlar düzenledi.
Bu operasyonlar sırasında:
* çok sayıda köy yakıldı,
* siviller öldürüldü,
* kadınlar ve çocuklar da saldırılardan etkilendi,
* binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.
En ağır saldırılar arasında Paramitya (Paramythia), Filat (Filiates), Margelliç (Margariti) ve çevre köylerde yaşanan olaylar gösterilir.
Ölü sayısı
Kesin rakam konusunda görüş birliği bulunmamaktadır.
Çeşitli tarihî kaynaklarda:
* yaklaşık 2.000 ila 3.000 sivilin öldüğü,
* bazı Arnavut kaynaklarında ise 5.000’in üzerinde kişinin hayatını kaybettiği ileri sürülmektedir.
Kesin sayı bugün hâlâ tarihçiler arasında tartışmalıdır.
Büyük sürgün
1944-1945 yıllarında yaklaşık 20.000-35.000 Çam Arnavudu Yunanistan’dan ayrılarak çoğunlukla Arnavutluk’a sığındı.
Yanlarında yalnızca taşıyabildikleri eşyaları götürebildiler.
Arkalarında:
* evlerini,
* tarlalarını,
* dükkânlarını,
* mezarlıklarını,
* vakıf mallarını bıraktılar.
Bu malların önemli bölümü daha sonra Yunan devleti tarafından kamulaştırıldı veya el değiştirdi.
Arnavutluk olayları toplu etnik temizlik ve ağır insan hakları ihlali olarak değerlendirmektedir.
Arnavut siyasetçiler ve Çam dernekleri:
* sivillerin hedef alındığını,
* toplu infazlar yapıldığını,
* zorla göç ettirildiklerini,
* mallarına el konulduğunu savunmaktadır.
Bazı Arnavut kurumları bu olayları soykırım (gjenocid) olarak nitelendirmektedir.
Uluslararası akademik değerlendirmeler
Uluslararası tarihçilerin önemli bir kısmı şu noktalarda uzlaşmaktadır:
* 1944-45 yıllarında Çam Arnavutlarına yönelik yaygın şiddet yaşanmıştır.
* Çok sayıda sivil öldürülmüş ve büyük çaplı zorunlu göç gerçekleşmiştir.
* Bölgedeki Arnavut nüfusunun neredeyse tamamı Yunanistan’dan ayrılmıştır.
Bununla birlikte, olayların uluslararası hukuk açısından “soykırım” olarak tanınıp tanınmadığı konusunda ortak bir görüş yoktur. Bu nitelendirme uluslararası mahkemeler tarafından kabul edilmiş değildir ve akademik literatürde farklı değerlendirmeler bulunmaktadır.
Günümüzde Çam meselesi
Bugün Çam meselesi Arnavutluk ile Yunanistan arasında çözülememiş tarihî konulardan biri olmaya devam etmektedir.
Başlıca talepler şunlardır:
* kaybedilen mülkiyet haklarının tanınması,
* mağdur ailelerin haklarının iadesi,
* tarihî olayların resmî olarak kabul edilmesi,
* arşivlerin araştırmacılara açılması,
* ortak tarih komisyonları kurulması.
Yunanistan ise bu konunun hukuken kapandığını savunmakta ve resmî gündemine almamaktadır.
Netice-i kelam:
Çamerya olayları, Balkan tarihinin en tartışmalı zorunlu göç ve toplu şiddet vakalarından biridir. 1944-1945 döneminde binlerce Çam Arnavudu yaşamını yitirmiş, on binlercesi yurtlarından ayrılmak zorunda kalmış ve bölgenin demografik yapısı kalıcı biçimde değişmiştir. Olayların hukuki niteliği ve sorumluluğu konusunda Arnavutluk ile Yunanistan arasında ciddi görüş ayrılıkları sürerken, tarihçiler yaşanan insani trajedinin büyüklüğü konusunda genel olarak hemfikirdir.