Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy
Newarap’ta yayımlanan analiz, son dönemde Arnavutluk ile İsrail arasında giderek güçlenen ilişkileri ve bunun arkasındaki siyasi hesapları ele alıyor.
Tarım Anlaşması Yeni Bir Adım
Haziran ayının başında Arnavutluk ile İsrail arasında tarım, gıda güvenliği ve inovasyon alanlarında bir Mutabakat Muhtırası (MoU) imzalandı. Anlaşma, İsrail’in tarım teknolojileri ve bilimsel birikimiyle Arnavutluk’un tarım sektörünü modernleştirmeyi hedefliyor.
Ancak uzmanlara göre bu anlaşma sadece tarım alanıyla sınırlı değil; iki ülke arasındaki yıllardır büyüyen stratejik ortaklığın yeni bir halkasını oluşturuyor.
İlişkiler Savunma ve Güvenliğe Kadar Uzandı
Amsterdam’daki Vrije Universiteit Amsterdam öğretim üyesi Dimitris Dalakoglou’ya göre iki ülke hâlihazırda:
* Savunma
* Siber güvenlik
* Turizm
* Sağlık
* Yatırım
* Ekonomik kalkınma
alanlarında yoğun iş birliği yürütüyor.
Arnavutluk, İsrail’i 1949 yılında tanımış, 1991’de tam diplomatik ilişki kurmuştu. Son yıllarda ise ilişkiler dikkat çekici biçimde hızlandı.
2023 yılında iki ülke ilk kapsamlı askeri iş birliği anlaşmasını imzaladı. Aynı yıl siber güvenlik alanında da yeni bir mutabakat gerçekleştirildi.
2025 yılında ise İsrailli savunma şirketi Elbit Systems ile Arnavutluk arasında topçu sistemleri ve insansız hava araçları tedarikini kapsayan önemli bir anlaşma yapıldı. Ayrıca ülkede üretim tesisi kurulması kararlaştırıldı.
Rama Hükümetinin Batı Hesabı
Analist Rovshan Mammadli’ye göre Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, İsrail ile yakın ilişkileri aynı zamanda ABD’ye sadakat göstergesi olarak görüyor.
Arnavutluk:
* NATO üyesi,
* Avrupa Birliği aday ülkesi,
* Batı Balkanlar’ın en Batı yanlısı devletlerinden biri.
Bu nedenle Washington ile iyi ilişkiler sürdürmek, Tiran yönetimi açısından siyasi ve ekonomik önem taşıyor.
Gazze Savaşı Sonrasında da Destek
7 Ekim 2023 sonrasında başlayan Gazze savaşı boyunca Arnavutluk yönetimi İsrail’e yakın bir çizgi izledi.
Birçok BM kararında İsrail’i açıkça kınamak yerine çekimser kaldı. Başbakan Rama, Ocak ayında İsrail Parlamentosu Knesset’te yaptığı konuşmada İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu hakkında övgü dolu ifadeler kullandı.
Bu tutum, Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu bir Balkan ülkesi açısından dikkat çekici bulundu.
Kushner Projesi ve Halk Tepkisi
İsrail ile ilişkilerin derinleşmesi Arnavutluk içinde tartışmaları da beraberinde getiriyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner tarafından desteklenen Sazan Adası turizm projesi son haftalarda büyük protestolara yol açtı.
Muhalifler, ülkenin kıyıları ve stratejik varlıklarının yabancı yatırımcılara açıldığını savunuyor. Çevreciler ise Sazan Adası’nın göçmen kuşlar ve zengin doğal yaşam açısından korunması gereken bir bölge olduğunu belirtiyor.
Bu gösteriler bazı çevrelerde “Flamingo Devrimi” olarak adlandırılıyor.
İsrail Açısından Arnavutluk Neden Önemli?
İsrail için Arnavutluk’un ayrı bir değeri bulunuyor:
* Müslüman çoğunluklu bir ülke olması,
* NATO üyesi olması,
* AB adayı olması,
* Güçlü Batı yanlısı kimliği.
Uzmanlara göre İsrail, Gazze savaşı nedeniyle uluslararası alanda artan eleştirilerle karşı karşıya kalırken Arnavutluk gibi ülkelerle görünür iş birlikleri kurarak yalnızlaşmadığı mesajını vermek istiyor.
Bu yönüyle ilişki, İsrail’in son yıllarda United Arab Emirates ve Morocco ile geliştirdiği ilişkileri hatırlatıyor.
AB Yolunda Yardımcı Olur mu?
Arnavutluk 2014’ten beri Avrupa Birliği’ne aday ülke statüsünde bulunuyor. Bazı Avrupalı liderler üyeliğin 2027 gibi erken bir tarihte gerçekleşebileceğini söylese de ülkenin önünde hâlâ ciddi reform şartları bulunuyor.
Uzmanlar, İsrail ve ABD ile yakınlaşmanın Brüksel’deki reform beklentilerinin yerini tutamayacağını vurguluyor.
Özellikle Sazan Adası projesi nedeniyle Avrupa Komisyonu, Arnavutluk’u çevre mevzuatı konusunda AB standartlarına uyum sağlaması için uyardı.
Sonuç
Tarım anlaşması küçük bir adım gibi görünse de aslında Arnavutluk ile İsrail arasında son yıllarda hızla gelişen savunma, güvenlik, teknoloji ve yatırım ortaklığının yeni bir halkasıdır. Başbakan Edi Rama yönetimi bunu Batı ile bütünleşme stratejisinin parçası olarak görürken, muhalifler ve çevreci gruplar ülkenin doğal kaynaklarının ve stratejik varlıklarının yabancı sermayeye açılmasından endişe duyuyor. İsrail açısından ise Arnavutluk, Müslüman kimliği ile Batı ittifakındaki konumunu birleştiren diplomatik açıdan değerli bir ortak olarak öne çıkıyor.