- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Avni Engüllü
Avni Engüllü
0 dk
Makedonya Türk kültürünün bir değeri olan, Prof. Dr. Aida İslam'ın çalışmasını içeren "Üsküp Radyosu Türkçe Program Bölümünün Kültürel Rolü" kitabının tanıtımı gerçekleştirildi.
Güzel ve değerli tanıtımı için İştip " G. Delçev" Müzik Sanatı Fakültesi öğretim üyesi sayın Doç. Dr. Stefaniya Leşkova - Zelenkovska'ya, gene devamda konuşmasını dinlediğimiz, Üsküp, "Az. K. Ohridski" Padagoji Fakültesi öğretim üyesi sayın Prof. Dr. Aida İSLAM'a, bize bu eseri bahşettiği için ben değil Türk toplumu olarak BİZ teşekkür etmeliyiz.
İlk bakıldığında kitaptaki, küçük bir araştırma izlenimi verebilir. Araştırmanın küçüğü, büyüğü olmaz! Aslında o, farklı ve anlamlı bir eserdir. Onun anlamı çok yönlüdür.
Ardımızda bıraktığımız günlerde, Üsküp Radyosunun "Çalgılar" orkestrasının bir ve biricik üyesi olarak kalan kanuncu Hüsref Hüsref'le karşılaştım. Ondan, Çalgılar orkestrasından sadece onun kaldığını öğrendim. Çok üzüldüm. Bu orkestra bu hale mi düşecekti?
Hocamızın eserinde kaybolan bu orkestranın kültüre ne verdiğini dile getirilmektedir. Radyonun kuruluşundan sonra kurumun, Üskübe geçmesinden itibaren, Türk, Makedon ve Arnavut kaynak müziği ile genel halk müziğinin yaşatılmasında özel yeri olan bu orkestranın bulunduğu duruma sokulmasının suçlusu olan taraf, gerçekte bu toplumların milli kültürüne bir katliam gerçekleştirmiştir.
Eser, biz Türklerin kültürel edinimlerini Makedonca, Türkçe ve İngilizce olmak üzere veren üç dilde bir ilktir. Kültürümüzü tanıtmak, kendimizi anlatmak ve getto içinde kalmamak için böyle davranmalıyız. Yüzyıllarca beraber yaşadığımız kardeşlerimize onu tanıtmak için böyle çalışmalıyız. Kültürümüzü dışa yaymak için böyle yapmalıyız. Biz buna alışmalıyız!
Kitabın yayınlanmasının maddi tarafı, faaliyetin önemli yanıdır.
Eserin gün yüzüne çıkması nasıl oldu, bu faaliyet nasıl başladı ve gelişti meselesini anlatırken, konu da açıklanacaktır.
Rastlantı olarak, internette dolaşırken hocamızın eserinin Makedonca ve İngilizcesiyle karşılaştım. Onunla irtibata geçtim. Benden gençtir. Ama karşılıklı saygımız çoktur... Fikrimi söyledim. Kendisine dedim: "Kitabın basılması şarttır. İncelemen, araştırman ayrı anlam taşımaktadır."
Aldığım cevap şuydu: "Malzemeyi, Makedonca ve İngilizce olarak, tarafımdan telif hakkı istemeden verilmiş bilin!" Mutluydum. O da mutluydu. Eserini değerlendirenler vardı. Çalıştığı boşa değildi.
İkinci adım Türkçeye çeviriydi. Onu da çözdük. Çevirmen aramakta zorluk çekmedim.
Kitabın ardında bir tarafın ve bir yayıncının bulunması gerekiyordu. Burada yardımıma "Köprü derneği" ve onun birimi "Divan" yayınları yetişti.
Kitabın ardında, maddi destekle durabilecek tarafın Makedonya Türk İş Adamları Birliği (MATİB) olabileceğini sandım. Dilekçemi oraya taşıdım. Onunla yapmak istediğim başka bir şeydi. Ancak onlar, ticari düşünmesini dahi beceremeyen birileri çıktı. Anlama seviyeleri kurulduğundan bu yana bir arpa boyu dahi ileriye gitmemişti. Müstesnalar hariç, dernekte hala bakkal zihniyeti mevcut... Prof. Dr. Aida İslam ise Üsküp Radyosunun kültüre olan katkısından, ilişkilerden, bizden, Radyonun geçmişinden bahsediyordu!
Neyi kaybettiğini hala anlamayan MATİB bunun farkında bile değildi! Adresim yanlıştı! Ben istemeden ve olay tamamen MATİB dışında kalmakla, gelen bir teklifle başka biri ardımızda durdu. Yayıncının hesaplamasından kaynaklanan bir hata belirdi. Fiyatta fark çıktı. Başka destekleyenler de oldu devamda...
Kitabın 50 tanesi, apar topar, 28 Aralık 2009 tarihinde Türkçe Programın 65. Yıldönümü dolayısıyla yapılan törene (?) yetiştirildi. Dağıttık... Eski bir doğru ayanlık kazandı. Kitabın esas anlamı oradaydı: 28 Aralık 1944 yılında Köprülü köyü olan Vranovçi'de çalışmaya başladığında, radyo yayınlarının açılışının iki dilde oldu: Makedonca ve Türkçe... Kitabın, yayınlanmasının bir başka yönü ve önemi ortaya çıktı! Dünyada başkalarına kaynakça olması için Prof. Dr. Aida İslam'ın kitabı üç dildedir...
Örtülmek istenen bir gerçek açıklık kazandı.
Başkasına yardım istemeyi seve seve yaparım! Radyo Türkçe Programının bazı acil ihtiyaçları vardı. Çağrıma uyan tek bir ad oldu MATİB' ten! Gostivarlı dostumun oğludur. Adını anmamı dahi istemez... Anmak yerine, ben buradan o faaliyeti gerçekleştiren gencimize ve bu faaliyeti destekleyen dostlara teşekkürlerimi bildirmek istiyorum sadece!
Belki kimseleri bu sözlerim kırdı. Nedir ki, ben gerçeği dile getirdim. Makedonya sivil toplum teşkilatları birliği çatı kuruluşu MATÜSİTEB başkanına sordum: Makedonya iş adamlarımızdan yardım alıyor musun? Cevabı şuydu: Vallahi, bir kırık denar dahi vermeyi akıl etmediler! Yüzüme bunları söyledi. İnanıyorum. Unutmadan şunu da belirteyim, iç kuvvetle çalışan bir ADEKSAM vardı. Hala öyle midir bilemiyorum... Eskiden öyleydi. Eski deyince şunu da anayım... Krallık Yugoslavya'nın çöküşüne kadar vakıflarımız vardı... Üniversite Kütüphanesine uğrayın ve araştırın. Kaynak vermiyorum... Araştırmanın kolay bir iş olmadığını anlayasınız diye...
Sözlerimi eskimiş deyip, atmayın!
Şu cümleyi ekleyip yazımı bitireyim:
Eskiden olduğu gibi şimdi de vakıflaşalım!
Kaynak: ZAMAN MAKEDONYA
Sayı: 713, Üsküp
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor