- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Avni Engüllü
Avni Engüllü
0 dk
Alınması gereken ilaç...
Rahmetli babaannem Şerife hanımı Üsküplülerden bazıları Şerka aba, Şerka teze, Şehriban hanım olarak anarlardı. Mahallenin en yaşlısı olarak da en tecrübelisiydi... Üsküp'ün ebesiydi o... Üsküplüler "avo nene" de derlerdi ona... O bunca çok adla anılmasına aldırmazdı (tıpkı bugünkü siyasi partilerimiz gibi!) Her türlü derde deva olan ilaç hazırlamasını bilirdi... Üsküp'ün doktoru da sayılırdı o bakımdan!
Hindi Baba'daki (Butel) mezarının taşında: Şerife Hacı Mehmet yazılıdır... Gayet sade bir mezardır... Ailece sadeliğe düşkünüz...
Eskiden seçimler olurken siyasetçilerin ona geldiklerini ve yardım aradıklarını hatırlarım.
Çocuk halimle "babaanne ne yapıyorsun. Siyasetçiye ilaç olur mu?" Diye sorduğumda beni cevapsız bırakmazdı: "Ah, oğlum sen hala küçüksün. Bu işlerden anlamazsın. Zavallı siyasetçiler bu dönemde her şeyden önce korkuya sarılırlar, iştahları kaçar. Hatta bazılarının vücutlarında kocaman yaralar açar... Hele yüreklerini görsen, öyle bir çarpmaya başlar ki. Hatta ömrümde kemikleri eriyenlere de rastladım... Eh... Daha neler olur o zavallıların bu dönemlerinde evlat.!" Derdi ama ben gene onu anlayamazdım. Sonra nereden anlayayım? Ben çocuktum!
Şimdi bunu düşünürken ve eski seçimlerle şimdikilerini kıyaslarken, ne desem? Şimdikilerde alınacak ilaç miktarı daha çok olmalıdır...
Bilgisayara sözlerim gırgır değildir diyorum... Meram anlatmak için. Onda can kalmadı bu kadar yaza yaza... Sanki son seçimlere katılanlarda kimde can kaldı?
İlaç tavsiyelerine geçmemin sırasıdır:
Oraya buraya koşan siyasetçilerde en çok D3 vitamin eksikliği belirir. Onun için seçimler sonrası durumlarını düzeltmek isteseler günde 5000 IU almalıdırlar. Hastalıkta iyiye doğru gidiş görülmezse, hemen bu 15 bine çıkarılmalı! İş şakaya gelmez!
D3 bağışıklık sistemini etkiler. Bağışıklığa gelince onlar kadar bağışıklı kimse olamaz. Ama seçimler sonrası "ben nereye geleceğim" meselesini düşündükçe bu durum kötü bir hal alabilir!
. Çocuklukta annem durmadan bana balık yağı içirirdi. Mevtime konmuştu onunla. Ancak iyi geliyordu. Senede bir litreyi bitirirdim. Onların durumları benimkiden farklı olduğu için bir litreyi bir defada alsınlar derdim. Etkisi de kısa zamanda belirir. Dikkat, dozu artırıp ta iki şişeye çıkarmasınlar! Zararını görürler!
Balık yağının daha etkili ve faydalı olması için antioksidanların hayrı saptanmıştır siyasetçilerde. Curcumin, querceti, üzüm tohumları özü (üzüm özü de olabilir), C vitamin, multi vitamin, multimineral yardımdan olur!
Sizi korkutayım diye anmıyorum: bu hasatlık domuz gribine vız gelir! Bir şey daha bilinmelidir domuz gribine aşı bulundu, ama bunun aşısı maşısı yok hala!
Dr Frederick Kleener babaannemin tavsiye ettiği bu ilaçlarda özellikle C vitamine öncelik tanıyor. Ama bunun alınmasının da biçimine dikkat gösterilmesine öneriyor. Mesela seçim sonuçlarının ilk anından her iki saatte 2 gram arı C vitamin almalıdır.
Dr Frederick Klenner'in önerdiği vitamin C de yanlışlık olmasın diye onun Latince adını belirtiyor: ascorbic acit...Şayet bu sırada ishal belirirse ilaçla dozunu yerindedir! Sıkılmayın, bu olayda ishal belirtisi ağrısızdır!
Gelen 48 saatte her altı saatte 2-şer grama vitaminin C alınmalıdır .. Ondan sonraki 48 saatte alınan ilaç 12 saatte bir olur...
Siyasetçiler arasında genelde çocuk siyasetçi olmaz. Ama çocuksu siyasetçi olabilir. Onlarda daha dikkatli hareket edilmelidir. Çocuksu siyasetçiler C vitamini ağızdan değil şırıngayla doğrudan vücutlarına alırlar!
Bu dönem pek kısa sürmediğinden temiz havada gezmeleri gerekir. Kuyu veya kaynak suyu içmelidirler.,
.Beslenmeye de dikkat edilmelidir. Geçen yıl evlerine getirilen peynirden bolca yesinler. Bitecek deyip, sıkılmalarına sebep yok. Nasılsa gene görevde olacaklar... Hediye peynir gene gelecek!
Sonunda bir tavsiyem daha vardır. Ellerinden geldiği kadar bu yazıyı çoğaltsınlar ve dağıtsınlar.. Sadece kendilerini düşünmesinler!
Babaannem sağ olaydı bir sürü ilaç daha önerirdi. Duruma bakınız. Siz de onun zamansız öldüğüne inanmaya başladınız!
Mevlana'yı severi. Herkesi çağırır o. Yazıya bir fıkra yerleştireyim ondan... Gerçi meseleyle alakası yok. Ama izin verin de bir sefer alakasız bir şey yapayım:
Birisi Mevlana'ya: "Sen ne biçim Müslümansın, dinin de bir izzeti var.
Müslüman'a... gel, Yahudi'ye gel, Mecusi'ye gel, Tövbeni bozsan yine gel.. Olur mu öyle şey!!". Mealinde uzunca bir mektup yazmış. Mektubu sabırla okuyan Mevlana şu cevabı göndermiş;
"Sen de gel!"
Bu fıkraya uyarak ilacı almaya siz de gidiniz! Denemesi parasız!
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor