EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

Ayten Süleyman

Ayten Süleyman
27 Eylül 2010, 00:03

0 dk

Kosova Demokratik Türk Partisi tüzüğü açısından:

Genel Başkanı Görevden Alma Kararı Meşrudur




1. Giriş

Kosova Demokratik Türk Partisi Merkez Meclisi, 12 Eylül 2010
günü yapmış olduğu toplantısında genel başkanını görevden aldı.
Bu haber,KDTP' deki gelişmeleri dıştan izleyenlerden yana sürpriz
olarak algılanabilmiş olsa da; parti sorunlarıyla yanıp kavrulan
partililerden yana beklenen bir gelişmeydi. Şubeler düzeyinde yapılan
seçimler sırasında gözlemlenen tüzük ihlalı ve usulsuzluklar , bu
son
gelişmenin en taze ve somut gerekçeleridir. Hele hele Gilan
Şube seçimlerindeki yaşananlar; demokrasi adına yaşanmaması
gereken örnekler olarak politik literatürde yerini almalıdır. Bu
olaylara, parti genel başkanı,genel sekreteri ve Mitroviça Şube
başkanı bizzat katılmışlardır.Bu yazı mühellifinin,bu konuda araştırma
yaparak, "Meşruluğu zedeleyen kuşkular giderilmeden Merkez Meclisi
çağrılmamalı" ve "Uyanışa çağrı" başlıkları altında yayımladığı
analizlerini okuma fırsatı bulanlar( ki bazi Türkçe internet siteleri
bunları yayımlamayı uygun bulmadı),bugünkü gelişmelerin ayak
izlerini gözlemleyebilmişlerdir.

2.

KDTP Genel Başkanı' nın görevinden alındığı ile ilgili ilk haber,
Kosovahaber internet sitesinde toplantıdan birkaç saat sonra KDTP basın
sözcüsünün imzasıyla yayınlanan bir bildiriden öğrenildi. Buna, aynı sitede,
görevinden alınan genel başkan Mahir yağcılar' ın başını çektiği 14 kişilik bir
grup adına(sözde, Prizren şubesi Meclisi adına) hazırlanmış diğer bir bildiri
(13 eylül 2010) ile karşılık verildi. Ertesi gün,aynı sitede,anlaşılması güç
bir Türkçe ile yazılmış, görevinden alınan genel başkanı desteklediklerini
anlatmaya çalışan Yanova,Gilan ve Mitroviça şube bildirileri yayınlandı. Aynı
gün,akşam saatlerinde,KRT Türkçe Tv Haberler programında,görevden alınmış
genel başkanın bir önceki gün(toplantının hemen ardından) toplantıyla ilgili
verdiği ifadesi yayınlandı. 14 eylül 2010 günü,Kosovahaber sitesi,statüsü
belirsiz genel başkanın imzasıyla bir bildiri daha yayınladı.Bunları, sayın Mahir
Yağcılar'ın en yakın kurmaylarıyla birlikte destek aramak için ziyaret ettiği
Filizler Derneği' nden bir destek bildirisi izledi. Hafta içinde, aynı sitede, KDTP'
de finansi işlerden sorumlu sayın Ergin Kala' nın, Merkez Meclisi toplantısı
katılımcılarından sayın Nuhi Mazrek'in, Kosova TürkGazeteciler Başkanı sayın
İbrahim Arslan' ın konuyla ilgili yazıları yayınlandı.21 eylül 2010 günü,KRT
Türkçe haberler servisi' nin ‘Mozaik' programında, Merkez Meclisi toplantısı
katılımcılarından Çevre bakanı Mahir Yağcılar,Mamuşa Belediye Başkanı Arif

Bilgilenme kaynakları

Bütüç, Prizren Belediye Başkan Yardımcısı Orhan Lopar ve KDTP Prizren Şubesi
başkanı Cemil Luma'nın toplantının öncesi,akışı ve sonrasındaki gelişmeler
konusunda ifadeleri yayınlandı.

3. Toplantı öncesi, akışı ve sonrası

Bu yazı müellifi,3 temmuz 2010 Seçim Kurultayında, toplam
61'den 31 oy alarak kıl payı seçilmiş genel başkanın partinin başında
uzun süre kalamayacağını,bundan önceki bir analizde(Uyanışa çağrı)
tahmin etmişti.Yazar,bu görüşünü, bir yandan,genel başkanın parti tabanı
ve halk arasında yitirdiği güvene;diğer yandan da,parti içinde yıllardan
bu yana çözüm bekleyen sorunların her yeni gün biraz daha arttığına
dayatmıştı.Gelişmeler,kısa bir süre içinde bu tahmini doğru çıkardı. Parti
tüzüğünü
hiçe sayarak keyfi bir yönetim yürüten,kurumsalaşmada geri
adımlar atan,kişisel çıkarları gözeterek kadro politikası yürüten,parti finansi
araçlarını peşkeş çeken Dil yasası ve Kosova Anayasası konusunda Türklere
zararlar getiren genel başkana yönelik memnuniyetsizlikler had safhahsına
ulaşmış ki, yaz aylarında 36 Merkez Meclis üyesi imza toplayıp parti tüzüğünün
31. maddesinin 3. fıkrasına dayanarak Meclisin olağanüstü toplantısının
çağrılmasını genel başkandan istemiş.Bu istem, 24 ağustos 2010 günü yapılan
şube başkanları toplantısında kendisine sunulmuş.Aynı toplantıda, bir takım
nesnel faktörler göz önünde bulundurularak Merkez meclisi toplantısının 12
eylül 2010 günü yapılması kararlaştırılır. Ne var ki,genel başkan; 12. eylül
2010 günü yapılması kararlaştırılan Merkez Meclisi toplantısının davetıyelerinde
yer alan gündeme ‘kendisine yönelik güvenoyu' noktasını almayı bilerek
unutur.
12.eylül 2010 günü, düzenlenen Merkez Meclisi toplantısı öncesinde,
bu davranışını özürlerken, Tüzükte ‘güvenoyu' maddesinin bulunmadığını,
böyle bir iş için olağanüstü toplantının çağrılması gerektiğini; genel başkanın,
tüzüğün 41.maddesinin 4. fıkrasına göre görevden alınabilmesi için özel
bir kurul tarafından incelemelerin yapılması gerektiğini öne sürer. İmza
toplayanlar grupu, güvenoyu maddesini gündeme almakta direnince, toplantıya
başkanlık eden genel başkan,imza sahiplerine yönelerek,"31' i bulun,ben
istifa ediyorum" demekle birlikte, Meclis üyelerini ad ve soyadlarıyla bizzat
kendisi tek tek çağırarak görüş belirtmelerini rica eder.O sırada,görüş
belirtmeye çağrılan 60 katılımcıdan, 34'ü EVET, 23'ü HAYIR ve 3'ü çekimser
oy kullanır.Bu beklenmedik sonuçla karşılaşan genel başkan toplantıya ara
verir. Toplantının devamında, aynı konuda oylamanın kapalı olarak yapılması
gerektiğiyle Meclis üyelerini kandıramayan genel başkan,kendisini destekleyen
grupuyla birlikte toplantıyı terk eder.Toplantının yapıldığı salonu terketmeyen
36 meclis üyesi,aralarında en yaşlı üye olan Cemil Luma' nın başkanlığında
çalışmalarına devam eder.Toplantının devamında söz alan delegelerin çoğu,
bölünmüş parti saflarını daha fazla bölmemek adına, yeni başkan seçiminin
biraz bekletilmesinde yarar olacağı noktasında birleşince,toplantı devamının
birkaç gün sonra yapılması kararlaştırılır.
Toplantının hemen ardından KDTP basın sözcüsünün imzasıyla
yayınlanan bir bildiri ve bu bildiriye karşılık olarak, görevden alınan genel
başkanın imzasıyla 13 ve 14 eylül günleri yayınlanan iki bildiri,söz konusu
toplantıda alınan kararın meşruluğu konusunda Türk kamuoyunda büyük bir
belirsizlik yarattı.KDTP'nin 61 kişilik Merkez Meclisi toplantısında hazır bulunan

60 katılımcıdan 34'ü, genel başkanı görevden aldığını idia ederken;çekimser
olan 3 üye dışında, sayın Mahir Yağcılar'ın başını çektiği 23 kişilik grup,söz
konusu kararın meşru olmadığını değişik açıklamalarla savunmaktalar.
Elinizdeki bu analiz,(ki,bu analiz,KDTP'nin çalışmaları konusunda
hazırlanmış sırasıyla üçüncü bir analizdir),konunun parti tüzüğü açısından
aydınlatılmasına katkı sunmayı amaçlamıştır.

4.

Tüzük,bir yandan; genel başkanın görev, sorumluluk ve seçimi; diğer
bir yandan da,Merkez Meclisi'nin yetki,görev ve çalışma usulleri açılarından
tarandığında, şu hususlar gözlemlenir:

4.1. KDTP tüzüğü'nde, genel başkanın seçilme işlemini doğrudan
düzenleyen bölüm ya da tek başına herhangi bir madde bulunmamaktadır.
Durum böyle olunca,söz konusu toplantıda alınan kararın meşruluğunu
belirleyebilen maddeler taranması yapıldı.Sonuçta şu maddeler ön plana çıktı:
31/3 ; 31/4 ; 31/5 ; 31/9 ; 32/1 ; 32/2 ; 41/4 .

4.2.

4.2.1.

Tüzük ne diyor?

4.2.2.

4.2.3.

4.2.4.

Tüzükten alıntılar:

"Parti Merkez Meclisi'nin olağanüstü toplantısı da
yapılabilir; ki, bu toplantı KDTP Merkez Meclisi sayısının
yarısından çoğunun isteği üzere yada Yürütme Kurulu
kararıyla gerçekleşir" (madde 31,fıkra 3).

"Böyle bir istem KDTP Genel başkanına verildiğinde
yada Yönetim Kurulu kararı alındığında, KDTP başkanı
Meclisi olağanüstü toplantıya çağırır.(madde 31,fıkra 4).

"Parti Meclisi toplantısının yapılması için üye sayısının
yarısından çoğu toplantıya katılmalıdır (kuvorum)" ,
(madde 31,fıkra 5).

"Parti Meclisi, toplantıya katılan üyelerin oy çoğunluğuy
la kararlar alır", (madde 31,fıkra 9).

4.2.5.

4.2.6.

"...Parti Meclisi'nin şu yetkileri vardır: ...yönetim kurulu
üyelerini, Genel başkanı, ve asbaşkanları gizli oylama ile
seçer ve görevinden alır",(madde 32,fıkra 1).

" Parti Meclisi oylamanın aleni yapılması kararını da
alabilir", (madde 32,fıkra 2).

4.2.7.

" Yönetim Kurulu başkanı,asbaşkanları ve üyeleri şu
durumlarda görevden alınırlar: ....Tüzükte belirtilmiş hak
ve görevleri ağır bir biçimde ihmal etmek;... ,(madde
41,fıkra 4).

Yorumlar

Tüzüğün konuyla ilgili maddeleri danışıldığında,neyin meşru neyin tüzüğe
aykırı olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

5.1. Söz konusu toplantıda yapılan oylama,tüzüğe uygun olarak yapılmış
bir oylama işlemidir.Oylama sonuçlarından memnun kalmayan genel
başkanın toplantıya ara vermesi tüzüğe aykırı ve genel başkana
yakışmayan bir davranıştır.Toplantının devamını gizli oylamanın
yapılmasıyla koşullandıran genel başkan,tüzüğe ve alışılagelen
kurallara aykırı davranmıştır.Çünkü,gündeme alınan konuların nasıl
sonuçlanacağını tartışmalar belirler. Oysa ki, genel başkanın, gizli
oylamanın yapılmasnı istemesi(doğrusu şart koşması) tesadüf
değildir.Toplantının ara süresi sırasında,güvenoyu yazılı istemine
imzasını koyan 36 kişinin bir bölümüne SMS ve diğer yollarla baskı
ve şantajların yapıldığı
bilinmektedir. Olası yeni oylamada,bu
baskıların etkisiyle değişik sonuçların çıkmasını planlaştıran genel
başkan, Meclis üyelerine gizli oylama fikrini geçiremeyince,başında
bulunduğu 23 kişilik grupuyla toplantıyı terketmeyi kararlaştırır.
Ancak, şunu da belirtmek gerekir ki, gizli oylama tüzük dışı bir istem
değildir. Tüzüğün 32. maddesinde,her iki oylama biçimine olanak
tanınmıştır.Oylama biçiminin seçimi,Merkez Meclisi üyelerinin
yetkisindedir.Yakın geçmişte,bizzat kendisi genel başkan olarak
seçilirken (28 Mayıs 2006 günü,Priştine' nin ‘Grand' otelinde
düzenlenen Seçim Kurrultayında,açık oylamayla seçilmişir) bu
olanaktan yararlanılmıştır. 12 eylül 2010 günü Merkez Meclisi
toplantısında, bizzat kendisinin yönettiği açık oylama işlemiyle
gündeme taşınan güvenoyu noktası üzerine, aynı toplantıda sadece
yarım saatlik bir süre sonra, bizzat kendisinin yeni bir gizli oylama
diretmesinin özünde nasıl bir amacın yattığı ortadadır.Oysa ki,(şu
hususun da altını çizmiş olalım),genel başkan; tüzüğün gerektirdiğini
yerine getirmiş olsaydı,12
eylül 2010 toplantısının yazılı
davetiyelerindeki gündemde güvenoyu noktasına da yer verilmiş
olacaktı. Çünkü, kendisine; 24 ağustos 2010 günü, 36 Merkez Meclis
üyesinin imzalarını taşıyan
güvenoyu noktalı toplantı isteminin
teslim edildiği bilinmektedir.Genel başkan, tüzüğün 31. maddesinin
4. fıkrasına göre (analizin 4.2.2. noktasına bak),buna yükümlü
olduğu halde, neden yapmadığını ve dolayısıyle de, neden harhangi
bir açıklamada bulunmadığını anlamış değiliz. Sadece bu tüzük ihlalı
değil, genel başkanın başını çektiği grupun toplantının hemen
ardından yaptığı çalışmalar, ayakları altındaki zemini kaybetme
endiğesinin yarattığı bir paranoik durumu dışa vurmaktadır.

5.2. Toplantının hemen ardından (aynı gece), görevden alınmış genel
başkan, Prizren Şubesi başkanının görevine el koyarak, şube başkanı
gıyabında, şube Meclisi toplantısını düzenlemeyi yeltenir.Toplam
21 üyesi olan Meclisin,sözde 14 kişisinin katıldığı (ki, bu sayının

içinde Meclis üyesi olmayanların da bulunduğu bilinmektedir) bu
toplantı dan, Prizren şube meclisi adına,13 eylül 2010 günü bir bildiri
yayınlandı.
Bildirinin 2. noktasında, "... bireylerin KDTP tüzüğüne ve
varolan yasalara aykırı davranışlarından dolayı ....... Şube
meclislerinde görüşülmek üzere..." toplantının genel başkan
tarafından sonlandırıldığı belirtilmektedir.

(Yorum: Bunun üzerine insanoğlu şu soruları sormaz mı:
Bireyler, değimiyle
ifade ettiğiniz grup 61 kişilik meclisin 36'
sı değil mi? Tüzüğe ve yasalara aykırı davranmışlarsa;o aykırı
davrandıkları tüzük maddelerinin numaralarını ve yasa adlarını
belirtme gayretinde de bulunsaydınız,daha inandırıcı olmaz mıydı?)

5.3. Aynı bildirinin 4. noktasında, genel başkanın seçildiği " 03.09.2010
tarihli sıralı KDTP Meclis toplantısı,yerel ve uluslararası
yetkili ve yasal kurumların bilgi ve denetiminde gerçekleş
tirilmiştir ", denilmktedir.

(Yorum: Kosova politik sahnesinde varlığını sürdüren politik örgütle
rin hangi yerel ve uluslararası kurumlar tarafından denetlendiğini
bilmediğimiz için bildiriyi yazan kişiden söz konusu kurumların adla
rını belirtmesini rica ediyoruz!)

5.4. Aynı bildirinin 5. noktasının son tümcesinde, "...görsel,yazılı ve
elektronik medyalarda KDTP adına çıkan bildirideki şahsın
imzası KDTP basın sözcüsü olarak geçerli değildir." denilmek
edir.

(Yorum: Seçime tabii tutulan
operaif görevler, başka türlü bir
düzenleme konulmamışsa, tüm kurum, kuruluş ve örgütlerde, yenisi
seçilinceye kadar geçerliliğini korur. Bakanımızın,milletvekillerimizin
ve bakan yardımcılarımızın bunu bilmediklerine inanmak istemiyoruz
Bildiri metnini yazan; basın sözcüsünün gibi statüsü aynı olan
finansi işlerden sorumlu kişinin (tüzüğe göre bu iki görevliyi MYK
seçer) halen görevi başında bulunduğunu nasıl gözden kaçırmış?
Genel başkanın anlayışına göre, birinin görevi bitiyorsa, ötekinin
nasıl bitmiyor. Aynı kuralın, her ikisi için de geçerli olması
gerekmez miydi?)

5.5. Yaşadığı darbenin etkilerinden silkinemiyen grup,bu bildiriyle de
yetinmeyip, 14 eylül 2010 günü, bir bidiri daha yayımlayarak
mazlumluğunu kanıtlamayı yeltenmiş. Ancak, bunu yapmaya
çalışırken, suları daha da çamurlu olan
bataklığa kendini
sürüklemiş. Sayın Mahir Yağcılar tarafından imzalanan bu bildirinin
1. paragrafında, genel başkanın görevden alındığıyla ilgili karar,
söylenti olarak değerlendirilmektedir. Aynı paragrafın devamında,
"Bu
söylentiler,aslında
Meclis
tarafından
seçilmemiş
olmasına rağmen,kendini parti basın sözcüsü ilan eden
Engin Beyoğlu ve diğer birkaç şahıs tarafından ortaya
atılan asılsız ve yersiz idialardan başka bir şey değildir"

denilmektedir.

(Yorum: Bu ölçüde inkarcı bir tavır takınan grupun psikolojik
durumu; yediği darbeden nokdaun olmuş bir boksörün ayakta
kalabilmek adına, sağa sola
yumruk sallamasına benzer.
Sayın ‘genel başkan' , Senin söylenti olarak değerlendirdiğin
hadise; 61 kişilik Meclisin 34 üyesinin gündeme taşıdığı ve Senin
katyen bırakmaman gerektiği toplantının devamında 36 üye
tarafınca alınmış bir karardır. Yani, Senin dediğin gibi, birkaç şahıs
değil, koskoca 36 kişilik bir grup söz konusudur. Ayrıca, senin basın
sözcüsüne yüklenmen ve kimin tarafından seçildiğini bilmemen,
(Tüzüğe göre,basın sözcüsünü senin dediğin gibi Meclis değil,MYK
seçer),senin 10 yıldan bu yana yaptığın görevin sorumluluğuyla
bağdaşmayan bir gaftır.)

5.6. Aynı bildirinin(14 eylül 2010) ikinci paragrafının başında"
Parti tüzüğü gereğince Genel başkanın seçilmesi ve
görevden alınması gizli oylama ile yapılmaktadır,oysa
birkaç meclis üyesi, görevden alma prosedürünün tüzükte
öngörüldüğü şekilde başlatılmasına karşı çıkarak..." şeklinde
bir açıklamaya yer verilmektedir.

(Yorum: Bu analizin 5.1. noktasında yapılan açıklamayı
tekrarlamayı yararlı buluyorum. Tüzüğün 32. maddesinin birinci
ve ikinci fıkraları her iki oylama biçimini olanaklı kılıyor. Alıntı
tümcenin devamında bahsedilen ‘görevden alma prosedürü'
düpedüz bir uydurmadır. Daha önce bahsettimiz gibi,tüzükte böyle
bir prosedür yoktur.)

5.7. Aynı
bildirinin
üçüncü
paragrafında,
"...oylama
gerçekleşmemiştir ve toplantı,konunun şube meclislerinde
görüşülmesi üzere son bulmuştur." şeklindeki bir tespit ve
alınan karara vurgu yapılmaktadır.
5.8.
(Yorum: Sayın ‘genel başkan', Senin başında bulunduğun grup,
toplantıyı terk ettiği halde, 36 kişinin katılımıyla meşruluğu
olan toplantının devamında ne gibi kararların alındığını nerden
bileceksin. Yoksa, kendinizi Meclis üzerine koyup, Siz toplantıyı
terk ettiğiniz halde, Meclisin çalışmaması gerektiğini mi ima etmek
istiyorsunuz? Ayrıca, konunun şube meclislerinde görüşülmesi
fikrini,Tüzüğün hangi maddesine dayatıyorsunuz. Daha önce
belirttiğimiz gibi, Tüzükte böyle bir düzenleme yok ve hiyerarşi
nedeniyle olamaz da. Bunu, iyice bildiğin halde, Yanova,Gilan ve
Mitroviça şubelerinden destek bildirileri göndermelerini istemen,ne
kadar doğrudur? Meclis kararlarına saygı göstermeye yükümlü olan
şubelere bu dayatmayı yapmak, tüzük ihlalı değil midir. Bununla da
yetinmeyip, dernekleri gezip destek aramakla, halkın bilinçli sayılan
kesimini daha da kutuplaştırarak,halkı bölmek anlamını taşımaz mı?
)

5.9. Bildirinin son paragrafı,

görevden alınmış genel başkanın başını

çektiği 23 kişilik grupun, konunun özünü saptırarak yan etken ve
etmenler yardımıyla ayakta kalma direnişini sürdüreceğini ima
etmektedir.

Alıntı: " Prosedürle ilgili her tür anlaşmazlık ve bilgi
yetersizliği durumunda,konu hakkında bilgilendirilen ve
konuya hakim olan tek yetki sahibi kurumu da Merkez Seçim
Komisyonu'dur'

(Yorum: Bildiride belirtilmediyse de,zikredilen organ ile Kosova
Merkez Seçim Komisyonu' nun düşünüldüğünden yola çıkarak,bu
grupun ayakta kalabilmesi için her türlü yöntem ve araçlardan
yararlanmaya hazır olduğu ortadadır. Bununla ilgili olarak,yasal
düzenlemelere rağmen, konunun bir başka boyut taşıdığını da
hatırlatmayı yararlı buluyoruz. Politik ahlak denilen bir şey vardır
ki,zamanı gelince yasal düzenlemelerden önemlidir. Liderliğe
soyunan kişi; dürüst, halkın çıkarlarını ön planda tutan, sözüne
sadık olan,vb ...davranışlarıyla halk arasında örnek olarak gösterilen
kişilerdir. Sayın Mahir Yağcılar ve O' nun yanında bulunan dar bir
yöneticiler grupu, sözünü ettimiz vasıflar nedeniyle halkın arasında
güvenini yitirmiştir. Liderlik, halka rağmen değil, halkın desteğiyle
yapılabildiği için, söz konusu liderlerin istifa etmesi,halkın çıkarları
açısından,biricik çözüm ve çare olarak gözükmektedir.Sayın Mahir
Yağcılar ve yanındaki grup;umarız ki, mevcut durumu bu şekilde
algılar ve süreci zorlamadan istifa edip KDTP' nin içinde bulunduğu
bunalımın çözüm yollarının önünü açar.)

5.10. Bir önceki maddedeki çözüm, KDTP' nin içinde bulunduğu bunalımın
üstesine çıkabilmesi için izlenmesi gereken yol haritasının ancak
yarısıdır. Bu yol haritasının ikinci bölümü, ilk bölümü kadar önem
taşımakla birlikte, gerçekleştirilmesi ilkinden daha zor görünen
bir bölüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yol, geçen yönetimin
yaptığı yanlışlardan ders çıkararak, bölünmüş olan parti tabanı
ve halkı birleştirecek bir lideri parti başına getirmelidir. Mevcut
koşullarda bunun gerçekleştirilmesi olanaksız gibi göründüğü
için,ilk aşamada, 3 ya da 5 kişilik bir ‘geçici başkanlık kurulu'
nun oluşturulması yararlı olacaktır. Dönüşümlü başkan formülüyle
çalışacak bu Geçici Başkanlık Kurulu; kendisine tanınacak 6 aylık
bir süre içinde; Türkler adına kurulmuş yeni partiyle birleşme
olanaklarını denemekle birlikte;aslen, yeni bir tüzüğe dayalı parti seçimlerini örgütlemek misyonuyla görevlendirilmelidir.

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing