EURO
1
  • EURALL
    95.02 0.00%
  • EURTRY
    53.52 0.00%
  • EURMKD
    61.64 0.00%
  • EURRSD
    117.36 0.00%
  • EURUSD
    1.16 0.00%
  • EURGBP
    0.87 0.33%
  • EURCHF
    0.93 0.33%
  • EURSEK
    10.97 0.00%
  • EURAUD
    1.64 0.00%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.

Balkanların Kaybolan Barışı: Berlin Kongresi Bosna ve Sancak’ın Kaderini Nasıl Mühürledi?

 Balkanların Kaybolan Barışı: Berlin Kongresi Bosna ve Sancak’ın Kaderini Nasıl Mühürledi?
13 Haziran 2026, 23:52

0 dk

Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy 
 
Güneydoğu Avrupa’nın tarihine dönüp bakıldığında, Bosna-Hersek ve komşusu Sancak’ın sık sık büyük güçlerin çıkar mücadelelerinin merkezinde kaldığı görülür. Orta Çağ’dan günümüze kadar Avrupa imparatorluklarının jeopolitik hesapları bu bölgeyi defalarca sarsmıştır. Ancak Balkanların siyasi haritasını kalıcı biçimde değiştiren ve gelecekteki çatışmaların tohumlarını eken en önemli dönüm noktalarından biri, 1878 yazında gerçekleşen Berlin Kongresi olmuştur.
 
Berlin Kongresi’nin Başlangıcı
 
13 Haziran 1878’de başlayan Berlin Kongresi, 1875-1878 yılları arasındaki Büyük Doğu Krizi’ni sona erdirmeyi amaçlayan uluslararası bir diplomatik zirveydi. Kongre sonunda Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki gücü ciddi şekilde zayıflamış ve devlet, Avrupalı siyasetçiler tarafından sıkça kullanılan “Boğaz’ın hasta adamı” tanımına daha da yaklaşmıştır.
 
Toplantıya Alman Şansölyesi Otto von Bismarck başkanlık etmiş, Rusya adına Prens Aleksandr Gorçakov, Britanya adına Başbakan Benjamin Disraeli ve Avusturya-Macaristan adına Kont Gyula Andrássy müzakerelerde belirleyici rol oynamıştır.
 
Bosna ve Sancak Pazarlık Konusu Oldu
 
Kongrede Romanya, Sırbistan ve Karadağ bağımsızlıklarını uluslararası düzeyde tescil ettirirken, Britanya Kıbrıs’ı elde etti. Ancak Bosna-Hersek ile Sancak, büyük güçlerin çıkar dengelerinde bir pazarlık unsuru haline geldi.
 
Daha önce imzalanan Ayastefanos Antlaşması Bosna-Hersek’e özerklik ve büyük bir Bulgar devleti öngörüyordu. Berlin’de ise bu düzenleme büyük ölçüde değiştirildi. Bulgaristan küçültüldü, Bosna-Hersek ise hukuken Osmanlı egemenliğinde bırakılırken fiilen Avusturya-Macaristan yönetimine verildi.
 
Berlin Antlaşması’nın 25. maddesiyle Bosna-Hersek’in idaresi ve işgali Avusturya-Macaristan’a bırakıldı. Böylece bölge, görünüşte Osmanlı toprağı olmaya devam ederken gerçekte Viyana’nın kontrolüne geçti.
 
Sancak’ın Ayrılması
 
Boşnaklar açısından en ağır sonuçlardan biri, Sancak’ın Bosna’dan idari olarak ayrılması oldu. Yüzyıllardır aynı devlet, hukuk ve kültür çevresinde yaşayan Boşnak nüfus iki farklı yönetim alanına bölündü.
 
Berlin Antlaşması, Novi Pazar Sancağı için özel bir statü oluşturdu. Osmanlı yönetimi devam edecek, ancak Avusturya-Macaristan bölgede asker bulundurma ve stratejik yolları kullanma hakkına sahip olacaktı.
 
Bu kapsamda Avusturya-Macaristan;
 
* Priboj
* Prijepolje
* Pljevlja
 
gibi merkezlerde garnizonlar kurarak Selanik’e uzanabilecek stratejik bir koridor elde etmeyi hedefledi.
 
Boşnaklar İçin Kültürel ve Siyasi Sarsıntı
 
Bosna ve Sancak’taki Müslüman-Boşnak nüfus, bir gecede İslam dünyasının parçası olan Osmanlı düzeninden çıkarak Hristiyan bir Avrupa imparatorluğunun yönetimine girmiş oldu.
 
Bu durum büyük bir kültürel şok yarattı. Avusturya-Macaristan yönetimine karşı kimi bölgelerde silahlı direnişler ortaya çıkarken, zamanla bazı kesimler yeni düzenle pragmatik ilişkiler geliştirdi.
 
En belirgin sonuç ise Anadolu’ya yönelik büyük göç dalgaları oldu. Özellikle:
 
* 1878 işgalinden sonra,
* 1908 Bosna’nın ilhakı sırasında,
* 1912-1913 Balkan Savaşları sonrasında,
 
binlerce Boşnak aile Osmanlı topraklarına göç etti.
 
Sancak’ın Bölünmesi ve Sjenica Konferansı
 
1913 yılında imzalanan Bükreş Antlaşması sonrasında Sancak resmen Sırbistan ve Karadağ arasında paylaştırıldı.
 
1917’de ise Sancak’ın önde gelen temsilcileri Sjenica kentinde bir araya gelerek tarihe geçen Sjenica Konferansı’nı gerçekleştirdiler. Konferansta Sancak’ın Sırbistan ve Karadağ’dan ayrılarak yeniden Bosna-Hersek’e bağlanması talep edildi.
 
Ancak savaşın son döneminde yapılan bu çağrı büyük devletler tarafından dikkate alınmadı. Savaş sonrasında konferansın birçok önde gelen ismi baskı gördü, sürgün edildi veya öldürüldü.
 
Yugoslavya Dönemi ve Yeni Göçler
 
1918’de kurulan Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı’nın Kuruluşu sonrasında Boşnaklar yeni bir siyasi düzen içinde azınlık durumuna düştüler.
 
Tarım reformlarıyla birçok Boşnak toprak sahibi mülklerini kaybetti. Ekonomik baskılar ve siyasi dışlanma yeni göç dalgalarını tetikledi.
 
1953 yılında Josip Broz Tito ile Mehmet Fuat Köprülü arasında yapılan ve kamuoyunda “Centilmenlik Anlaşması” olarak anılan düzenleme sonrasında Bosna, Sancak ve Makedonya’dan on binlerce Müslüman aile Türkiye’ye göç etti.
 
Tarihî Miras ve Günümüze Yansımaları
 
Makalenin temel tezi, Berlin Kongresi’nin kısa vadede Balkanlar’da bir savaşın sona ermesini sağlasa da uzun vadeli sorunları çözmek yerine ertelediği yönündedir.
 
Bosna-Hersek’in işgali, Sancak’ın ayrılması, Boşnak nüfusun parçalanması, göçler, ekonomik kayıplar ve sonraki yüzyılda yaşanan savaşlar, Berlin’de çizilen sınırların ve alınan kararların etkilerinin ne kadar derin olduğunu göstermektedir.
 
Bugün bile Balkanlar’daki birçok siyasi tartışma, kimlik meselesi ve tarihî anlaşmazlık, 1878’de Berlin’de alınan kararların mirasıyla bağlantılı olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle Berlin Kongresi, yalnızca bir diplomatik toplantı değil, Bosna ve Sancak’ın kaderini şekillendiren tarihî bir dönüm noktası olarak görülmektedir.
 

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing