EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

Balkanların Kültür Emekçisi

Balkanların Kültür Emekçisi
22 Ocak 2017, 09:56

0 dk

40 yıldır Balkanlar'da devrimlere, diktatörlere, krallara, savaşlara, katliamlara ve yeni başlangıçlara tanık oldu. Ünlü fotoğraf sanatçısı Nafis Lokvica, hüznü tutsak ettiği objektifinden yansıyan hayat hikayelerini star Pazar okuyucuları için anlattı.


Kosova'yı tanımak Balkan coğrafyasını anlamak gibidir. Aslında Kosova'nın hikayesi tüm bölgenin özeti sayılabilir. Arnavutlar için büyük Arnavutluk'un parçasıdır Kosova. Sırplar için Kosova hala Sırbistan'ın bir parçası. Türkiye içinse Kosova ata yadigarı, Evlad-ı Fatihan'ın yurdu, Mehmet Akif'in vatanı, Hüdavendigar'ın şehadeti tattığı topraktır... Peki Kosova bunlardan hangisidir, kendisini nerede görür, nasıl hisseder? Fatih Sultan Mehmed'in bizzat fethine komutanlık ettiği, fethinden sonra aylarca ayrılamadığı bir şehir vardır Kosova'da. Atalar önce ‘Pür Zerrin' demiştir beldeye, ‘Saf Altın' yakıştırması yapmış, çok kıymet vermiştir. Söylene söylene Pürzerrin, bugün Prizren olmuştur. Balkanların prototipi Kosova olsa, Kosova'nın prototipi de Prizren olurdu. Çünkü Osmanlı'nın, Sırpların ve Arnavutların en değerli ve en sembolik tarihi kalıntıları, camileri, kiliseleri, çeşmeleri Prizren'dedir. Bu sebeple, Kosova'yı anlamak ve Balkanları tanımak için Prizren'e göz atacağız. Prizren'in yaşayan pürzerrini, fotoğraf sanatçısı, kültür emekçisi ve bekçisi Nafis Lokvica'yı tanıyacağız. Onun ağzından, Kosova'nın ve Balkanların yaşadığı acılara kulak vereceğiz. Nafis Lokvica, 1957 yılında Prizren'de doğdu. Belgrat Üniversitesi Teknik Bilimler mezunu Lokvica, 1974 yılında fotoğrafçılığa başladı. Prizren'in köklü kurumlarından Doğruyol Derneği'nin foto-video koluna başkanlık yapıyor. Prizren örf ve adetleri, anıtları, Osmanlı mimarisi Nafis için gündemden düşmeyen bir konu. Kosova'da 40 yılı aşkın süredir, yaşanan tüm olaylar, onun objektifinde ve kamerasında, zamanın tanığı olarak yansıdı. Son yıllarda Yunus Emre Enstitüsü'nde fotoğraf kursları vermeye devam ediyor. Büyük sevgi ile nesillere sanatını ve tecrübelerini aktarıyor.

Belgrat'ta üniversite okudun, Sırpların yönetimi altında yaşadın, Sırplarla vakit geçirdin, sonra savaşlar başladı, ayrılıklar, dargınlıklar... Sırplar neden düşmanca davrandı?

Yıllardır Balkanlar'da kin ve nefret ön saflarda. Buralardan 1912 yılında Osmanlıların çekilmesiyle sürekli savaş ve acı yaşandı. Birinci Dünya Savaşı Saraybosna'da Arşidük Franz Ferdinand'ın suikasta uğramasıyla başladı. Sırp asıllı suikastçı Gavrilo Princip alevlendirdi Balkanları. Burada çıkan çatışma bütün Avrupa'ya yayıldı. 30 milyon insanın ölümüne sebep oldu. Savaştan sonra 1918 yılında Kraliyet ilan edildi. Sırp-Hırvat ve Sloven, yani Yugoslavya adını aldı. O dönemlerde en büyük katliamlar Müslümanlara yapıldı. Müslümanlar Osmanlı'nın Balkanlara gelişinden 520 yıl sonra geri çekilmek zorunda kaldı. Derken İkinci Dünya Savaşı başlayınca 1941 yılında kral Aleksandar kaçtı. Yine Balkanlar kanlı savaşlara sahne oldu. O savaşlar en çok Bosna'da gerçekleşti. Çünkü Müslümanların sayısı en fazla oradaydı. Hem Sırplar hem Hırvatlar işgal hevesine girişti. 180 bin kişi hayatını kaybetti. Ardından komünist rejim boy gösterdi. Josip Broz Tito komünist dönemi başladı. Devlet de savaş esnasında kuruldu. 29 Aralık 1943'te Bosna'nın Yayçe şehrinde Yugoslavya'nın kaderi çizidi. Fakat Balkanlar yine memnun değildi.  Herkes kendisini aldatılmış gibi hissediyordu.

Neden? Tito halkı kandırdı mı?

Tito milleti diktatörlükle imana getiriyordu. 40 yıl kadar zorla bile olsa, birlik sağlandı. Karşı gelenleri sürgüne gönderdi, hapse attı ya da öldürdü. Böyle bir birliği kurduktan sonra Yugoslavya gelişmeye başladı.

Sence Tito nasıl birisiydi? Seviyor musun? Özlüyor musun?

Evet, ben seviyorum. Fabrikaları, yolları, altyapıyı, sağlık, eğitim, elimizde ne varsa Tito sayesinde var. Eğer onca savaş sonrası bu halkları zapt etmeseydi, asla Yugoslavya kalkınamazdı. 1979'dan sonra Tito'nun ölümüyle kargaşa ve çatışmalar başladı. Komünist döneminde milliyetçilik yoktu, eşit haklar vardı. 90'larda Sırplar tüm ülkeye hâkim olmak istedi. Askeriyede neredeyse tüm generaller ve subaylar Sırplar'dı. Katil Miloşeviç ortaya çıktı ve tüm Yugoslavya'yı yaşanmaz hale getirdi. Miloşeviç'in ilk yıkıcı ve kışkırtıcı hamlesi de Kosova oldu. 1988'de Gazimestan'da, Sırplar dini bayramları olan Vidovdan'ı kutladı. O meydanda Hüdavendigar'ı şehit etmiş olmayı, 1.5 milyon Sırp birlikte kutladı. Bu diğer cumhuriyetleri çok rahatsız etti. Komünizm çöküp çok partili sisteme geçilince de zıtlık, kin ve nefret milletler arasında arttı. Savaş davulları nerdeyse her yerde ses vermeye başladı. Ama Sırplardan başka savaş isteyen yoktu. Yugoslavya Ordusu Miloşeviç'in elindeydi. Sırpları milliyetçilik ateşi bir defa yakmıştı. Artık hiçbir söz kar etmiyordu. Önce Slovenya bağımsızlığını ilan etti ve ayrıldı. 10 günlük bir savaş oldu ve askeriye geri çekildi. Hırvatistan'da 350 bin Sırp yaşıyordu. Oradaki Sırplar önce kendi bölgelerini devlet ilan etti. Bu da savaşı tetikledi. Beş yıl sürecek kanlı bir savaş başlamıştı. Sonra olaylar Bosna'ya da sıçradı. Her şey kontrolden çıktı. Sırplar dünyanın gözü önünde katliamlar yapıyordu. Bosna'da Müslümanlar katlediliyordu. Bosna Müslümanları silahsızdı, Batı'dan ambargo vardı. 1991-1995 savaşı sırasında 300 bin Müslüman katledildi ve bir milyonu göç etti. Fakat tarihe bakılırsa Sırplar yürüttükleri tüm savaşları kaybetti. Allah'ın takdiri. Onlar asla kazanamadı. Müslümanlar yavaşça silahlanmayı başardı. Rahmetli Aliya İzzetbegoviç sayesinde günden güne kuvvetlendiler ve yok olmaktan son anda kurtuldular. 1995 yılında Dayton anlaşması yapıldı ve ABD Başkanı Bill Clinton himayesinde ateşkes ilan edildi. Bosna bölünmekten kurtuldu. Ne yazık ki Sırplar bütün savaşları kaybettikleri için hıncını Kosova'dan almak istedi. Çünkü artık Hırvatistan bütün Sırpları kaçmaya mecbur bırakmıştı. Sırpların birçoğu Bosna, Sırbistan, Kosova ya da Voyvodina gibi yerlere yerleşti. Ama geldikleri yerlere sürekli kin ve nefret getirdiler. Kosova'da, aramızda hemen hemen hiçbir zaman sorunumuz olmazken, bir anda din düşmanı olduk. Her bağımız koptu, kesildi.  Arkadaşlıklar, dostluklar, evlilikler bir arada param parça oldu. Kosova'da savaş değil katliam yaşandı. Çünkü halk silahsızdı. Son bir katliamı Raçak Köyü'nde yapıp 49 sivili, suçsuz insanı katledince Batı uyandı. Yeni bir Srebrenica olmasına izin verilmedi. Her uyarıya rağmen Sırplar katliama devam ediyordu. Mart 1999'da NATO müdahale etti. 78 gün süren bombardıman, Sırpları yenilgiye uğrattı. Sırp askerleri ve polis çekilince, Sırplar da Kosova'dan kaçtı.  Bir asır Osmanlı'nın yokluğu, bizi Sırpların elinde türlü çilelere ve işkencelere bırakmıştı.

Ve Türk askeri geldi                      

04 Temmuz 1999'du. Mehmetçik geldi Kosova'mıza. O gün yer yerinden oynadı. Bütün Prizren, Dragaş ve Mamuşa ayaktaydı. Her yerde sloganlar, bayraklar, sevinç gözyaşları, davul-zurna sesi. Artik tam özgürlüğe kavuşmuştuk. Artık Mehmetçik yanımızdaydı. Benim şansım vardı ki, bu olayları kameraya ve fotoğrafa aldım, ölümsüzleştirdim. Çünkü o günü anlatmak için kelime bulmak çok zor. Türklere duyulan yüz yıllık hasret bitmişti. Bayrağımız artık Balkanlar'da serbestçe dalgalanacaktı. Türk askeri o yıldan beri hiç ayrım yapmadan Kosova halkının yanında oldu. Kosova'ya yaptıklarının ardı sonu yoktur. Dünyanın her yerinden KFOR askerleri var Kosova'da ama Mehmetçik bir başkadır. Dünyada eşi benzeri olmayan, vicdanlı askerimiz onlar bizim.

Türk askerinin farklılığı nedir?

Binlerce çocuk sünnet ettiler, binlerce emekliye, hastaya hem gıda hem ilaç dağıtıyorlar. Altyapı, yollar, istihdama katkı, okullar, okul malzemeleri... Diğer askerler böyle yardımlar yapmıyor. Onlar askerlik görevini yapıp gidiyor. Ama Mehmetçik kardeşliğini burada bırakıp gidiyor. Kosova'da kimin bir problemi varsa askerimize koşar. 17 yıldır bu böyledir. Türkiye'nin her ilinde, kardeş kadar sevdiğim Mehmetçiğim var. Edirne'ye girer girmez, telefon açıyorum. Türkiye sanki avucumda oluyor bu dostluklarla. Onlar görevlerini yapıp gidiyorlar Kosova'dan. Ama asla unutulmuyorlar.Zahit Kaplan/Star

Galeri

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing