Barış, Durakta Anlam Kazanacağı Yolculuğuna Devam Ediyor
0 dk
Kosova'nın bağımsızlığının beşinci yılı kutlandığında Dokufest'e, Sırbistan Prijepolje'den "Bu Kimin Bayrağı" filmin ödül aldığı haberi geldi. Film Dokufest kapsamında düzenlenen atölye çalışmasında ortaya çıkmıştı ve Barış Karamuço'ya aitti.
Ödülü aldığını duyduğunda kendini tuhaf hissettiğini söyleyen Barış, yapımcının Dokufest olduğunu ve filmin festivallere yapımcı tarafından gönderildiğini dolayısıyla ancak kabul edildiğinde ya da ödül aldığında haberi olduğunu belirtiyor ve şöyle devam ediyor.
"Haberi aldığımda bir belgesel çekiyordum, haberin verdiği tebessümle belgesel için çıkıp yeni görüntüleri çektim. Tabii insanı mutlu ediyor ödül olması, herhangi bir şey beklemiyorsun, takdir edilmen, filminin takdir edilmesi çok güzel bir şey. Tiyatrocuların alkış sevdası bizim de ödül sevdamız var."
Halen Türkiye'de okuduğu için Kosova'da sürekli bulunmadığından dolayı Kosova'ya dışarıdan bakabildiğini belirten Karamuço, Kosova ile tamamen bir ilişki içerisinde olmadığını söylüyor.
Barış Karamuço: Bu bir taraftan dezavantaj olurken bir taraftan da avantaj oluyor bana. Dışarıdan bakma fırsatı tanıyor. Ama buraya gelince sorunların devam ettiğini görüyorsun. Bu konu bayrak için de geçerli. Çünkü bayrak, çoğu ülkede hala tabu olarak kalmaya devam ediyor. Uğrunda canların verildiği, yıllarca savaş edildiği bir kavram diyeyim buna. Bu açıdan Kosova da bayrağına yeni kavuştu ve tam bir sahiplenme duygusu yok, çünkü kimlik olarak Kosovalı kimliği hala oturmamış durumda. Malumunuz burada halkın 90% fazlası Arnavut ardından da Sırplar, Türkler, Boşnaklar ve diğer milletler yaşıyor, multi etnik bir yapıya sahip bundan dolayı ben de, oluşturulan bayrak üzerinde insanlar ne düşünüyor ne hissediyor, fikirleri ne onu öğrenmek istedim. Ayrıca bir tarih anlayışımız vardır insanoğlunun. Linear tarih anlayışı. İşte sıfırdan başlayarak sonsuza kadar giden bir tarih. Bir hocamın söylediği bende yer edinmiştir. Derdi ki, sıfır olmasaydı sonsuzun bir değeri olmazdı çünkü dayanak noktası olmazdı. Çoğu ırk, çoğu millet bu sıfır noktasını görmemiştir. Çünkü o milletler sıfırdan sonra doğmuştur. Biz de ülkemizden önce doğduk, ülkemiz nerede ise çocuğumuz yaşında onun için ben de alternatif bir tarih anlayışıyla sözü olmayana sözü vermek istedim. Ezop, masallarında nasıl hayvanları konuşturduysa, ben de bugün pek görüşü alınmayan, sözünün hiçbir yerde geçmediği kişilere mikrofonu uzattım. Onlardan, bayrak üzerine kendi kimlikleri üzerine, ellerine fırsat geçse ne tür bir devlet tasarlarlardı ne tür bir bayrak tasarlarlardı sordum.
Filmin bir temele oturtulmasını düşünen Barış, filmin merkezine hayatımızda ilk kodlamaları aldığımız kurum olan anaokulunda çocukların bayrağı öğrendiği dersi oturtmuş.
Barış Karamuço: Zaten amaç da oydu. Öğrencilerin baştan beri nasıl kodlanmaya başlandığını, iyi veya kötü yönde demiyorum, sadece olanı göstermek istedim. Orada Türk azınlıktan bir öğretmen arkadaşım, anaokulundaki çocuklara bayrak üzerine bilgi veriyordu. Çocuklar bayrağa dokunuyor seviyor. Öğretmen bayrağın kimin olduğunu soruyor, çocuklardan kimi Türkiye, kimi Kosova diyor, bilmiyorlar. Çünkü çoğunlukla Türkiye kanallarını izliyor, Kosova'da yaşayan Türk azınlık. Böylece Kosova bayrağını merkeze oturtunca ve etrafını da röportajlarla süsleyince böyle bir konstrüksiyon oluşturuldu. Onun üzerine belgesel yürüdü. Öğretmen bayrağı överken, röportajlardaki kişilerden biri bayrağı beğenmediğini, savaşlar bunun için yapılmadığını söylüyordu, bayrağın amaca hizmet etmediği gibi farklı görüşler ortaya çıktı. Okulun belgeselde olması, anlatımı kuvvetlendirdi.
Filminizi nasıl tanımlarsınız? Nereye oturtursunuz?
Barış: Kosova'da kimlik hala yok. Yaptığımın, bir belge özelliği olmasını istiyordum. Aradan yıllar geçince insanlar bunu izleyince, insanlar bayrağı sevmiyormuş sahiplenmemişlerdir diyecekler. Bugün Kosova kimliği hala dalga geçilen bir konu olsa da belki aradan yıllar geçince ona daha fazla sahip çıkılacaktır. Bunu bilemeyiz. Bugün yapabileceğimiz bugünü yansıtmak. Hepimizde geçmişe bir özlem bir nostalji var. Bu bazen insanı köreltiyor. Geçmişe bakarak günümüzü okuyamıyoruz. Geleceği düşünmek de şimdiyi mahvediyor. Ben de belgeseli bağımsızlık gününde çektim. O gün de insanların söyleyecek şeyleri vardı, başka bir gün olmuş olsaydı belki de o cevapları alamazdım. Hatta niye böyle bir günde bayrakla ilgili sorular soruyorum diye hayretle bakanlar da oluyordu. Ama o gün herkes konuşmaya hazırdı.
Durağan kare olan fotoğrafla yola çıktın ve sonra hareketli kareye bir geçiş ve şimdi de Sosyolojidesin, neden bu yolu seçtin?
Barış: Çocukluktan başlayan bir süreç bu. Rahmetli dedemin sayesinde oldu. Dokuz yaşımdayken işe ilk çırak olarak başladım. Sonra Samir Karahoda ve Edis Potori ile aynı yerde çalıştık. Samir ve Edis benden büyüktü, Mimar Sinan Üniversitesi'nde okuyordu ve yazın geri geldiğinde onun çektiği fotoğrafların farklı olduğunu, farkı düşündüğünü, aynı makine olsa dahi farklı şeyleri çektiğini görüyorduk. Fotoğrafın içine felsefe ve sosyolojinin girdiğini daha sonra öğreniyorsunuz. Biraz sinema bilgisi girmiş, kareler değişmiş. Karelerde daha fazla hikayeler peşinde koştuğunu görüyorsun. İlk Edis üniversiteyi kazandı ardından ben de aynı sınava girip fotoğrafçılık bölümünü kazandım. Fotoğrafçılık okuduğumda sinemayla çok alakam yoktu, üçüncü sınıfa kadar film sevmeyen bir insandım. Ondan sonra fotoğrafın anlatıcı unsur olarak bazı yerlerde tıkandığını gördüm. İmdadıma sinema yetişti. Durağan bir kare çok şey anlatabilir ama onu okumak lazım. Günümüzde o kadar hızlı yaşıyoruz ki bir görselin karşısında 2 saniyeden fazla kalmıyoruz. İnsanlar fotoğrafa yeterli ölçüde değer vermeyince bende bir hayal kırıklığı oluştu. İnsanların daha kolay anlayabileceği yol olan, içine ses, müziğin girdiği sinemaya merak saldım. Kendi çapımda kısa filmler çektim. Çok korkunç olduklarını itiraf etmem lazım.... Geçtiğimiz yıl da Dokufest'ten Veton Nurkolları "Bir projemiz var, bir fikrin varsa gel çek" demişti ve belgesel ortaya çıktı.
Doktora çalışmalarının yanında belgesel çekmeye devam ediyorsun, başka daha neler var?
Barış: Şu anda bir belgeselimi bitirdim. 2 Mart'ta İsviçre'de gösterime girecek. Bu Kimin Bayrağı yapımım İsviçre'de bir festivalde gösterildi. Ben de oraya konuşmacı olarak katılmıştım. Geri dönünce bir mail aldım Isviçreli bir yapımcı, bir yol belgeseli çekmek isteyince bana ulaştı. Makedonya, Kosova, Sırbistan, Bosna-Hersek Hırvatistan ve İsviçre'nin kapsandığı bir belgesel çektik. "Yol anlamını durakta kazanır" cümlesinden hareket ederek teklifi kabul ettim. Belgeselimiz bu yıl Dokufest'ten davet aldı ve festivalde gösterimi olacak. Bunun haricinde bir uzun metrajlı film çalışmam var. Ön hazırlıklarını yapıyorum. Maddi destek bulduğumda onu çekmek istiyorum.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor