- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Batılı ülkeler Filistin'i on yıllardır tanımakta "geç" kalıyor
Batılı ülkeler Filistin'i on yıllardır tanımakta "geç" kalıyor
0 dk
- Filistin devletinin bağımsızlığını tanıma dalgası bu hafta Birleşmiş Milletler'de başlatıldı, ancak İngiltere ve Avustralya gibi ülkeler, savaşın cehenneminde bile doğru tarafı seçen Bosna-Hersek'in onlarca yıl gerisinde kaldı.
- Dünya liderleri, BM Genel Kurulu kürsüsünde Filistin'i tanımaktan söz ederken, bu jestin yaklaşık iki yıldır İsrail saldırılarına maruz kalan vatandaşlar için çok geç kaldığı açık.
Öte yandan, Bosna-Hersek Cumhuriyeti yönetimi, savaşın cehennemine rağmen, bağımsızlık ilanından sadece birkaç hafta sonra Filistin'i tanıdı.
Karşılıklı tanıma, daha doğrusu Filistin'in Bosna-Hersek'i tanıması Ekim 1992'de gerçekleşti.
1992 yılında ilişkilerin resmen kurulmasının yanı sıra, ülkemizdeki savaş yıllarında ve sonrasında da Filistin-Bosna ilişkileri yoğun bir şekilde devam etti.
- Özellikle Bosna-Hersek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Konseyi'nin ilk başkanı Aliya İzzetbegoviç ile Filistin lideri Yaser Arafat arasında çok sayıda görüşmenin yapılmasının önemi vurgulanıyor.
Ancak liderin yanı sıra, iki ülke hükümetlerinin diğer üyeleri de bir araya geldi ve BH’de daha önce savaşı yaşamış Bosna Hersek vatandaşları, Filistinlilerin son birkaç on yılda yaşadıklarına karşı özel bir empati duydular.
- Bosna-Hersek'in 1997 yılında İsrail ile diplomatik ilişkiler kurmasından sonra bile, BH yetkilileri ile Filistin arasındaki bağlar son derece güçlü kalmıştır.
Filistin'in savaş sırasında, yani Bosna Hersek'in 1992'de Yugoslavya'dan bağımsızlığını ilan etmesinin hemen ardından tanınması, Bosna Hersek'in bugünkü örgütlenme biçimi açısından da önem taşımaktadır.
Her şeyin uzlaşıya dayandığı karmaşık siyasi yapı nedeniyle, Bosna-Hersek yönetiminin bugün tarihin doğru tarafında yer alıp bağımsız Filistin'i tanıyıp tanıyamayacağı sorusu gündeme geliyor.
- Bosna Hersek'te Hırvat ve Sırp kökenli iktidar partilerine mensup siyasetçilerin, İsrailli temsilcilerle mükemmel ilişkilerini her şekilde göstermeye çalıştıkları biliniyor.
Elbette bunu öncelikle, Gazze'deki açık soykırıma rağmen İsrail'in arkasında duran ülkelerin liderleri arasında kendilerine puan kazandıracağına inandıkları için yapıyorlar.
Ayrıca, eylemlerinin yerel-politik boyutunun da vurgulanması gerekir; zira İsrail'e açık destekleriyle kendilerini "Batı'nın koruyucusu" olarak konumlandırıyorlar, İsrail saldırganlığının mağduru Filistinli sivillerin yanında duran vatandaşlar ise "potansiyel terörist" olarak yaftalanıyor.
İşte tam da bu koşullar nedeniyle, Bosna-Hersek Cumhuriyeti yetkililerinin Mayıs 1992'de aldığı karar, BH’yi tarihin doğru tarafına yerleştirmiştir. Ayrıca, şu anda tek ahlaki ve makul karar olan bu karar, 32 yıl önce alınmasaydı, soykırıma rağmen, yalnızca kişisel çıkarları uğruna İsrail'in yanında duranların bugün engellenmesine yol açacaktı.
***
M.T.Y
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor