Belgrad’ın Baskısı Olmasa Kosovalı Sırplar Çıkarlarını Daha İyi Savunabilir
0 dk
Sırbistan Helsinki İnsan Hakları Komitesi Başkanı Sonja Biserko, RTKLive’a verdiği röportajda, Belgrad’ın siyasi baskısı olmasaydı Kosovalı Sırpların kendi çıkarlarını daha güçlü şekilde dile getirebileceğini söyledi.
Biserko, Kosova’daki Sırpların önemli bir bölümünün, Sırp Listesi’nin öncelikli olarak Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić yönetiminin çıkarlarını temsil ettiğinin farkında olduğunu belirtti.
Buna rağmen Nenad Raşiç’in elde ettiği milletvekilliği görevinin önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Biserko, bunun bazı Sırp seçmenlerin Belgrad’ın talimatları doğrultusunda oy kullanmadığını ortaya koyduğunu ifade etti.
Biserko, Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi tarafından kabul edilen ve raportörlüğünü Riho Terras’ın yaptığı Kosova raporunu da değerlendirdi.
Raporda, Kosova’nın siyasi tıkanıklık nedeniyle önemli bir yılı kaybettiğinin ve önümüzdeki aylarda da seçim sürecinin etkilerinin hissedilebileceğinin vurgulandığını hatırlatan Biserko, bu değerlendirmenin Avrupa Birliği’nin kurumsal işleyişteki aksamalardan duyduğu rahatsızlığı yansıttığını söyledi.
“Bu değerlendirme, Avrupa’daki ortakların Kosova’daki kurumsal felçten ve bunun reformlar, Avrupa entegrasyonu ve ülkenin uluslararası konumu üzerindeki etkilerinden duyduğu endişeyi doğrulamaktadır. Avrupa Birliği, karar alabilen ve reformları uygulayabilen işlevsel kurumlar beklemektedir. Uzayan siyasi çıkmaz ise bunun tam tersine işaret etmektedir” ifadelerini kullandı.
Kosova’daki siyasi krizin yalnızca muhalefetin Başbakan Albin Kurti’ye yönelik tutumundan kaynaklanmadığını belirten Biserko, anlaşmazlığın daha derin nedenlere dayandığını savundu.
“Siyasi gerilimlerin ve Kurti ile muhalefet liderleri arasında ciddi bir güvensizliğin bulunduğu açık. Ancak bana göre sorunun özü bundan daha derindir” dedi.
Biserko’ya göre temel anlaşmazlık; devlet yönetimi anlayışı, Sırbistan ile yürütülen diyalog, uluslararası ortaklarla ilişkiler ve Kosova siyasetindeki güç mücadelesi etrafında şekilleniyor.
“Albin Kurti başbakanlığı döneminde karar alma süreçlerinde daha fazla egemenlik ve bağımsızlık vurgusu yapan bir politika izledi. Bu yaklaşım zaman zaman uluslararası aktörlerle görüş ayrılıklarına yol açtı” değerlendirmesinde bulundu.
Biserko, uluslararası aktörlerin uzun yıllar boyunca Belgrad’a taviz verdiğini ve Brüksel ile Ohrid anlaşmalarının uygulanmaması konusunda çoğu zaman Priştine’yi eleştirirken Belgrad’a aynı ölçüde baskı yapmadığını ileri sürdü.
Ayrıca uluslararası toplumun Kosova hükümetinin her adımını kendileriyle koordine etmesini beklediğini söyleyen Biserko, Kurti hükümetlerinin ise daha bağımsız ve inisiyatif alan bir yaklaşım sergilediğini belirtti.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova Güvenlik Gücü “Yenilmez Kurt 01” Tatbikatını Gerçekleştirdi
Güneşli, Sıcaklıklar 26 Dereceye Kadar Çıkacak
Oy Karşılığı Rüşvet Şüphesiyle Bir Kişi Gözaltına Alındı