- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Biz organize olsaydık ... Raif Buş
Biz organize olsaydık ... Raif Buş
0 dk
Biz organize olsaydık ...
*** Nasredin Hoca'nın moderleşmiş hikayesi
Kasaba meydanında telal sesi yankılanıyor " Duyduuuuk duymadııık demeyiiin , dünya cemaaatlarından oluşan heyet , misafirler geliyooooor.
Kasaba yaşlıları hemen ev sahipliği yapacak heyeti kurmaya koyulurlar , Yaşlısı , Yaşlı yardımcısı , Müftüsü , Kadısı onu bunu derken Nasrettin Hoca' yı da heyete alırlar.
Kasabayı dolaşır uygun açık alan bulduklarında sofralar kurulur , yemekler hazırlanmaya başlar. Kırk türlü yemek olacak adetlerine göre kolay mı ? . Kolay mı koskaca cemmatı , heyeti karşılamak , yedirmek EVET - EVET - EVET demek , KOLAY MI ?
Aşçılar seferber olur, her elden bir yemek bir ekmek , tatlısı tuzluzu , sıcağı buzlusu, koşuşturulur sofralara.
Akşam olur kasaba dışındaki açık alan, sultanlara laik hazırlanmış sofralarla kurulmuş , aydınlatılmış , bayraklaşmış , hoşgeldiniz pankartları ile süslenmiş en pahalısından ayarlanmış kurulmuş düzene uygun yerleştirilmiş misafirleri beklemeye hazır hale gelmiş durumda.
İnsani-maddi yardım etmeye gelen heyet sofrayı görünce şaşakalır , bu ne ya ? Bunlar , buradakiler çok zengin , çok iyi giyinmiş , süslenmiş insanlar biz bunlara değil bunlar bize yardım etmeli hisine kapılmış heyet , kuyruğa dizilmiş yüzlerce insanla tokalaşmayı bitirdikten sonra yorgun halleriyle sofra başı oturmaya başarır nihayet.
Hoş geldin konuşmaları başlar , yaşlı , yaşlı yardımcısı , adetler yaşlısı , ilişkiler yaşlısı , onun bununyalakası derken misafirler sofradaki yemeğe bakarak dinlemeye çalışsalar da ara sıra yudumlayıp ne zaman bitecek te yemeğe başlayım diye ya sabır çekmektedirler kendi kendilerine.
Hadi afiyet olsun sesi yankılanınca son konuşmacıdan , aç kurtlar gibi yiyeceklere saldıranın arasında tansıonlu , şeker hastası , kalp krizi geçirmişler yavaş yemeye mecbur olanlar kültürlü terbiyeli sanki sofraya Allahın verdiği nimete saygılı olarak davrananlar da göze batmaz değil.
Bir tatli bir tuzlu , bir sıcak bir buzlu derken bir ara misafirlerin arasında sıkışmışı da ortaya çıkınca tuvalet nerde sorusuna cevap vermeye mecbur kalan baş sofranın baş koltuğunda oturan , Nasrettin Hocayı işaretleyerek , Hocam misafirleri alıp tualete götürürmüsün diye rica eder.
Hoca da Nasrettin , Eeee Nasrettinde Hoca olunca alır misafirleri düzgün tualetlere götürecek yerde , ovaya doğru yürür. Misafirler de mecburen takip ederler hocayı. Beş - onbeş dakika yürüdükten sonra ağaç altını göstererek sakın , olgun ciddi bir yüz ifadesiyle , buyrun der.
Misafirler sıkışmış itiraz edecek durumda değiller. Sağa sola bakarak ıkınıp rahat bir nefes alırlar. Geriye yemek alanına dönerken misafirlerden biri hocaya ,
-Her şey iyi be hocam , her şey mükemel . Yalnız biraz daha organize olmanız gerek. Bak her şeyi çok güzel organize etmişsiniz ama tualeti unutmuşsunuz.
Hoca gülümseyerek , insancıl bir ses tonuyla:
- Efendim bizler organize olsaydık zaten , sizler taaa oralardan gelip bizim toprakları pisledemezdiniz zaten , cevabını yapıştırır.
Masal geri biz ileri derken
Ne masal geri gitmiş
Ne de biz ileri gitmişiz
hisine kapılıyorum nedense
çayımı yudumlarken ikibinonüçlerde.
Raif BUŞ
Ağustos 2013
[email protected]
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kuzey Mitroviça Belediye Başkanı Serbest Bırakıldı, Hakkında Suç İşlemi Başlatıldı
Kosova’nın Geleceği Avrupa Birliği’ndedir
MSK: Erken Seçim Hazırlıkları Plana Uygun Şekilde İlerliyor