EURO
1
  • EURALL
    93.89 -0.03%
  • EURTRY
    53.20 -0.10%
  • EURMKD
    61.64 0.04%
  • EURRSD
    117.37 0.01%
  • EURUSD
    1.14 -0.13%
  • EURGBP
    0.86 -0.16%
  • EURCHF
    0.92 -0.02%
  • EURSEK
    11.09 0.07%
  • EURAUD
    1.65 0.07%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.

BOSNA-HERSEK’TE DİN ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALLERİ 

BOSNA-HERSEK’TE DİN ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALLERİ 
1 Temmuz 2026, 11:32

0 dk

2025 Yılı Komisyon Raporu: İslam Birliği sistematik ayrımcılığa maruz kalmaya devam ediyor, Sırp Cumhuriyeti’nde (RS) kurumsal İslamofobi artıyor
 
Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy 
 
Bosna-Hersek İslam Birliği (Riyaset) Din Özgürlüğü Komisyonu, dün Saraybosna’da Bosna-Hersek’teki Müslüman kadın ve erkeklerin 2025 yılı din özgürlüğüne ilişkin raporunu kamuoyuna sundu.
 
Raporda, Bosna-Hersek’in en büyük dini topluluğu olan İslam Birliği’nin, devlet ile yapılması gereken ve hukuki uzmanlık aşamasını başarıyla tamamlamış olmasına rağmen siyasi karar alma sürecinde engellenen Devlet Anlaşması’nın hâlâ imzalanmaması nedeniyle sistematik ayrımcılığa uğradığı tespit edildi.
 
Komisyon Başkanı Zenica Müftüsü Hafız Prof. Dr. Mevludin Dizdarević, yaptığı açıklamada şöyle dedi:
 
“Bunu, Bosna-Hersek’in en kalabalık dini topluluğuna yönelik en büyük ve en ağır ayrımcılık biçimi olarak değerlendirmeye devam ediyoruz.”
 
Raporda ayrıca, başörtüsü (hicap/mahrama) kullanan Müslüman kadınların çalışma hayatından dışlanmasına ilişkin birçok olumsuz uygulamanın sürdüğü, böylece 2015 yılından bu yana özellikle yargı kurumlarında Müslüman kadınlara yönelik ayrımcı uygulamaların devam ettiği belirtildi.
 
Dizdarević sözlerini şöyle sürdürdü:
 
“Komisyon ayrıca, Sırp Cumhuriyeti (RS) entitesinde Sırp Ortodoks Kilisesi’nin açık biçimde ayrıcalıklı konuma getirilmesini de ciddi bir ayrımcılık örneği olarak değerlendirmektedir. Bu durum devletin laiklik ve dini topluluklara karşı tarafsızlık ilkesini ihlal etmektedir. Bunun en acı örnekleri arasında okullarda Aziz Sava Günü ve okul azizlerini anma törenleri (Krsna Slava) gibi Ortodoks dini kutlamalara Müslüman çocukların katılmaya zorlanması yer almaktadır. Boşnak çocukların bu etkinliklere zorla dahil edilmesi, açık bir dini telkin (endoktrinasyon) uygulaması olup din özgürlüğünün ve çocukların insan onurunun ağır şekilde ihlal edilmesidir.”
 
Komisyon Başkanı ayrıca, RS Anayasa Taslağı’nda Sırp Ortodoks Kilisesi’ne anayasal ayrıcalık tanınması girişimini de kabul edilemez olarak değerlendirdi ve fiilen zaten böyle bir ayrıcalığın mevcut olduğunu vurguladı.
 
Dizdarević, bunun bütün dinlerin ortak ahlak ilkelerine aykırı olduğunu belirterek şöyle konuştu:
 
“Bu durum, ‘Kendin için istediğini başkası için de iste’ şeklindeki bütün dinlerin ortak altın kuralıyla bağdaşmamaktadır.”
 
Konuşmasının sonunda raporun hazırlanmasına katkı sunan Senada Tahirović, Harun Išerić, Nihad Mehmedović ve diğer Komisyon üyelerine teşekkür etti.
 
Kurumsal İslamofobi Raporu
 
Bu yıl yayımlanan rapora ilk kez RS entitesindeki kurumsal Müslüman karşıtı nefret ve İslamofobi raporu da eklendi.
 
Raporda, İslamofobinin yalnızca nefret duygusundan ibaret olmadığı, bunun RS kurumlarının tüm bir etnik ve dini topluluğa yönelik hukuki ve siyasi uygulamalarına dönüştüğü ifade edildi.
 
Komisyon üyesi ve Saraybosna Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Harun Išerić, Müslüman kadınların yargı kurumlarında başörtüsü kullanma hakkına ilişkin toplumsal ve kurumsal tartışmaların hâlâ sonuçlanmadığını söyledi.
 
Bu durumun özellikle istihdam alanında etkisini sürdürdüğünü belirten Išerić, Tuzla Belediye Mahkemesi’nde yaşanan iki işe alım ayrımcılığı vakasının bunun en açık örneği olduğunu ifade etti.
 
Rapor ayrıca, Avrupa Birliği üyelik süreci gerekçe gösterilerek din özgürlüğünün sınırlandırılmaya çalışıldığı girişimlere de dikkat çekmektedir.
 
Išerić şöyle dedi:
 
“Bosna-Hersek Devlet Mahkemesi Kanunu taslağı hazırlanırken, bazı Avrupa bürokratları ile yerli siyasetçilerin Avrupa entegrasyonu bahanesiyle Bosna-Hersek Devlet Mahkemesi salonlarında din özgürlüğünü haksız biçimde sınırlandırmaya çalıştıklarını gördük.”
 
Bu girişimlere hem Din Özgürlüğü Komisyonu’nun hem de Bosna-Hersek Reisü’l-Uleması’nın karşı çıktığını belirtti.
 
RS’de Müslüman karşıtı söylem yükseliyor
 
Rapora göre üçüncü önemli sorun, RS’de Müslüman karşıtı nefret söylemi ve kurumsal ayrımcılığın artmasıdır.
 
Raporda şu değerlendirme yer aldı:
 
“Bosna-Hersek’te Müslümanlara yönelik nefret giderek tırmanmaktadır. Özellikle RS’deki kamu görevlileri tarafından dile getirilen bu nefret söylemi artık açık bir siyasi ve kurumsal söylemin parçası hâline gelmiştir. Bu nefret, Müslümanlara yönelik ayrımcılığı, insanlıktan çıkarıcı yaklaşımları ve düşmanlığı beslemektedir.”
 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı
 
Harun Išerić, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2026 yılında İtalya’ya karşı Yehova Şahitleri davasında verdiği kararı da hatırlatarak şunları söyledi:
 
Mahkeme, devletin bir dini toplulukla objektif ve makul bir gerekçe olmaksızın anlaşma yapmayı reddederken diğer dini topluluklarla anlaşma yapmasının ayrımcılık oluşturduğunu hükme bağlamıştır.
 
Bu nedenle İslam Birliği’nin artık farklı hukuki yolları kullanarak devletle yapılması gereken anlaşmanın imzalanmasını sağlaması gerektiğini belirtti.
 
Öncelikle Bosna-Hersek Ombudsmanlığına, ardından Bosna-Hersek Anayasa Mahkemesine ve gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulması gerektiğini ifade etti.
 
Gerçek tablo istatistiklerden daha ağır
 
Išerić, bildirilen vakaların gerçek durumu yansıtmadığını belirterek birçok vatandaşın din özgürlüğü konusundaki haklarını ve bunları koruma mekanizmalarını yeterince bilmediğini söyledi.
 
Özellikle şu olayları önemli örnekler olarak gösterdi:
 
* Tuzla Belediye Mahkemesi’nde başörtülü Müslüman kadınlara yönelik işe alım ayrımcılığı,
* Çalışanların Cuma namazına gitme hakkıyla ilgili dava,
* Stolac ve Mostar’daki vakıf mallarıyla ilgili ihtilaflar.
 
Komisyonun önümüzdeki dönemde vatandaşları hakları konusunda bilgilendireceği, eğitim faaliyetleri düzenleyeceği ve Bosna-Hersek’teki İslamofobi vakalarını sistematik biçimde takip ederek AGİT (OSCE) ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlara düzenli rapor sunacağı açıklandı.
 
Sunulan raporun ekinde ayrıca kamu kurumlarına, İslam Birliği’ne, sivil toplum kuruluşlarına ve diğer ilgili aktörlere din özgürlüğünün geliştirilmesine yönelik çeşitli tavsiyeler de yer almaktadır.
 
Din Özgürlüğü Komisyonu; avukatlar, üniversite öğretim üyeleri ve uzmanlardan oluşan bağımsız bir uzman kurulu olup, 2012 yılından bu yana Bosna-Hersek İslam Birliği Anayasası çerçevesinde din ve vicdan özgürlüğünün korunması alanında faaliyet göstermekte ve din özgürlüğünün ihlal edildiğini düşünen tüm Müslüman kadın ve erkeklere hukuki destek sağlamaktadır.

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing