- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Bosna: Unutulan Soykırım, Normalleştirilen Tehdit
Bosna: Unutulan Soykırım, Normalleştirilen Tehdit
0 dk
Savaş Bitmedi mi, Yoksa Sadece Ertelendi mi? - Analiz: M.Tevfik Yücesoy
Bosna-Hersek’te 1990’larda yaşananlar bir “etnik çatışma” değildi. Bu tanım gerçeği yumuşatmak için icat edildi. Olan şey, Avrupa’nın göbeğinde, Müslüman bir halka karşı işlenen açık bir soykırımdı. Daha acısı ise bu suçun, dünyanın gözü önünde ve büyük güçlerin sessizliği eşliğinde gerçekleşmiş olmasıydı.
Bugün Bosna’ya bakıldığında “barış var” deniyor. Doğru.
Ama eksik.
Çünkü adalet yoksa, barış sadece silahların susmasıdır; vicdanların değil.
Avrupa’nın İkiyüzlü Sessizliği
Avrupa’nın Bosna konusundaki sicili nettir. Avrupa’nın ortasında çoğunluğu Müslüman olan bir devlet fikri, birçok başkentte hiçbir zaman hazmedilmedi. Bu yüzden katliamlar “karmaşık çatışmalar” diye geçiştirildi, kuşatmalar diplomatik cümlelerle örtüldü.
Srebrenitsa’da yaşananlar, sadece Sırp kasapların değil, onları durdurmayanların da suçudur. Birleşmiş Milletler askerleri, korumakla yükümlü oldukları sivilleri teslim etti. Bu bir hata değil, tarihe geçen bir utançtır.
Boşnaklar silahsızlandırılırken, Sırp ve Hırvat güçlerin silahlanmasına göz yumuldu. Buna tarafsızlık denildi. Oysa bu, faille kurbanı eşitleyen ahlaki bir çöküştü.
Dayton: Barış mı, Donmuş Kriz mi?
Dayton Anlaşması, adil bir barış değil; dayatılmış bir ateşkestir.
Merhum Aliya İzzetbegoviç, ya savaşa devam edip halkının daha fazla ölmesine razı olacak ya da kusurlu bir barışı imzalayacaktı. O, hayatı seçti. Tarih bunu not etti.
Ama bugün gelinen noktada Dayton’un Bosna’yı iyileştirmediği, aksine etnik fay hatlarını kalıcı hâle getirdiği artık açıkça görülüyor.
Bugün: Savaş Suçluları Serbest, Tehdit Aleni
Bugün savaş suçluları heykellerle, törenlerle, meydanlarla ödüllendiriliyor. Daha da kötüsü, bazı devletler bu kişileri açıkça ya da örtülü biçimde himaye ediyor.
Bu normalleşme, yeni bir felaketin zeminidir.
Yeni savaş riski var mı?
Evet var. Hem de gizlenmiyor.
Sırbistan, Bosna’daki Sırp Cumhuriyeti ve Rusya’nın bölgeye dönük hesapları giderek daha pervasız. Kosova meselesi, uygun zamanda devreye sokulacak bir gerekçe olarak masada duruyor. Ukrayna’da Rus saflarında savaşan Sırp milliyetçileri ise sadece savaşmıyor; öğreniyor, hazırlanıyor, prova yapıyor.
Peki Barış Nasıl Korunur?
Barış, temennilerle korunmaz. Üç alanda net adımlar şarttır:
1. Siyaset: Netlik ve Caydırıcılık
•Bosna-Hersek’in toprak bütünlüğü tartışmaya kapatılmalıdır.
•Ayrılıkçı söylemler “ifade özgürlüğü” maskesiyle tolere edilmemelidir.
•Savaş suçlularını yücelten siyasetçilere uluslararası yaptırımlar uygulanmalıdır.
•Dayton, kutsal metin gibi korunmak yerine, adalet merkezli biçimde yeniden ele alınmalıdır.
Belirsizlik, milliyetçilerin en sevdiği zemindir.
2. Din: İnançlar Kalkan Değil, Köprü Olmalı
•Din, siyasetin emrine girdiği anda barışın düşmanı olur.
•İslam, Ortodoksluk ve Katoliklik; nefretin değil, birlikte yaşamanın diliyle konuşmalıdır.
•Dini liderler açık ve net biçimde savaş suçlarını lanetlemeli, “bizden olanın suçu” anlayışını reddetmelidir.
Sessiz din adamı, fanatik milliyetçinin en büyük müttefikidir.
3. Etnik Kimlik: Farklılık Tehdit Değil, Gerçekliktir
•Bosna ne sadece Boşnakların, ne sadece Sırpların, ne de Hırvatların ülkesidir.
•Etnik üstünlük fikri Balkanların en zehirli mirasıdır ve hâlâ temizlenmemiştir.
•Eğitim sistemleri, geçmişi çarpıtan değil, gerçekle yüzleştiren bir dille yeniden düzenlenmelidir.
Unutulan soykırım, tekrar eder.
Son Söz
Bosna’da bugün tanklar ilerlemiyor olabilir.
Ama nefret dili, silahlanma hazırlıkları ve dış destekli hesaplar ortada duruyor.
Barış, sadece savaşmamak değildir.
Barış, suçla yüzleşmek, tehdidi ciddiye almak ve adaleti geciktirmemektir.
Aksi hâlde Bosna’da savaş yeniden başlarsa, bu bir sürpriz değil;
göre göre gelinen bir felaket olur.
Selam ve dua ile…
Aralık 2025-İstanbul
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor