EURO
1
  • EURALL
    95.92 -0.01%
  • EURTRY
    51.21 0.02%
  • EURMKD
    61.62 0.01%
  • EURRSD
    117.34 0.30%
  • EURUSD
    1.16 0.00%
  • EURGBP
    0.87 0.00%
  • EURCHF
    0.90 0.01%
  • EURSEK
    10.67 0.00%
  • EURAUD
    1.65 -0.04%
Reklam Alanı

Bosna’da Müslümanlar Bedir Gecesi’ni (Leyletü’l-Bedr) kutladı

 Bosna’da Müslümanlar Bedir Gecesi’ni (Leyletü’l-Bedr) kutladı
8 Mart 2026, 00:18

0 dk

Gerçek gücün kaynağı ilkeler ve inançtır 

Müslümanlar Cuma akşamı akşam namazıyla birlikte, İslam tarihinin en önemli olaylarından biri olan Bedir Savaşı’nın arifesi olan Leyletü’l-Bedr’i idrak ediyor.

İslâmî kaynaklara göre, 314 Müslüman Bedir gecesini sükûnet ve Allah’a güven içinde geçirerek savaşa hazırlandı. Ertesi gün ise yaklaşık 1300 müşrikten oluşan bir orduyla karşı karşıya geldiler ve zafere ulaştılar.

Bosna Hersek İslâm Birliği’ne bağlı İlmiyye Cemiyeti Başkanı Niyaz Efendi Duran, tarihî savaşların yalnızca kazananları ve kaybedenleri belirlemediğini, aynı zamanda toplumları şekillendiren değerleri de ortaya koyduğunu söyledi.

Duran şu değerlendirmede bulundu:

“Bedir Savaşı, bir topluluğun ahlâkî bir tercih yaparak bozulmayı ve zulmü reddedip adalet ve iyiliği seçtiği anın sembolüdür. İşte bu tercih tarihin akışını değiştirmiştir. Her neslin kendi Bedir’i vardır.”

Duran, sayıca az olan Müslümanların gerçek gücünün silahlardan değil, ilkelere sadık kalma kararlılığından kaynaklandığını vurguladı. Kur’ân’da anlatıldığı gibi, yardımın azlık içinde gelmesi; bir toplumun gücünün hedefin açıklığında, birlik ruhunda ve ahlâkî tutarlılıkta yattığını göstermektedir.

Ayrıca şu ifadeleri kullandı:

“Hz. Muhammed (s.a.v.) ashabını intikam ya da maddî çıkar etrafında değil; hakikat ve sorumluluk etrafında topladı. Bedir, aynı zamanda içsel bir zaferdir. Bir topluluğun zulme, aşağılanmaya ve onuru zedeleyen tavizlere boyun eğmemeye karar verdiği andır.”

Duran’a göre günümüzde mücadeleler artık çöl meydanlarında değil; kurumlarda, sınıflarda, ailelerde ve kamusal alanda veriliyor. Çünkü güçlü birey ve sağlam toplum burada şekilleniyor.

Son olarak şöyle dedi:

“Bugün de en zor zaferler insanın kendi zayıflıkları üzerinde kazandığı zaferlerdir. Bedir’in mesajı bize şunu hatırlatır: Toplumların kaderi, her gün yaptıkları seçimlerle belirlenir. Her günün kendi Bedir’i vardır. Asıl mesele onun gelip gelmeyeceği değil, bizim onu fark edip etmeyeceğimizdir.”

***
Bedir: Sayının Değil, İmanın Zaferi

İslam tarihinin dönüm noktalarından biri olan Bedir Gazvesi, yalnızca bir savaş değil; iman ile küfrün, adalet ile zulmün karşı karşıya geldiği büyük bir imtihandır. Hicretin ikinci yılında, Ramazan ayında, Medine’den çıkan küçük bir topluluk tarihin akışını değiştirecek bir sahnenin eşiğine gelmişti.

Allah Resûlü Hz. Muhammed (s.a.v.) öncülüğünde 313–314 mümin, neredeyse hazırlıksız sayılabilecek bir hâlde yola çıktı. Amaç başlangıçta bir kervanı engellemekti; fakat kader onları çok daha büyük bir karşılaşmaya götürüyordu. Mekke müşrikleri ise yaklaşık bin kişilik güçlü bir orduyla gelmişti. Sayı, silah ve teçhizat bakımından üstün olan onlardı.

Bedir vadisinde iki dünya karşı karşıya geldi:
Bir tarafta imanla ayakta duran küçük bir topluluk, diğer tarafta gurur ve güç sarhoşluğu içinde bir kalabalık…

O gece müminler secde, dua ve tevekkülle sabahladı. Peygamber Efendimiz ellerini semaya kaldırarak Rabbine niyaz etti:
“Allah’ım! Eğer bu topluluk helâk olursa, yeryüzünde Sana kulluk edecek kimse kalmayacak.”

Sabah olduğunda savaş başladı. Bedir’de kılıçlar çarpıştı ama asıl mücadele kalplerdeydi. Kur’ân’ın bildirdiğine göre Allah, müminlere yardım etti; meleklerle destek verdi ve korkuyu düşmanların kalbine saldı.

Günün sonunda sayı üstünlüğü değil, imanın sebatı galip geldi. Müşrik ordusu dağıldı; İslam toplumu ilk büyük zaferini kazandı.

Bedir, sadece bir askeri başarı değildir. O gün müminler şunu öğrendi:
Gerçek güç çoklukta değil, hakikate sadakatte saklıdır. Bedir, küçük bir topluluğun Allah’a güvenerek ayağa kalktığında tarihin yönünü değiştirebileceğinin en açık örneğidir.

Bu yüzden Bedir yalnız geçmişte kalmış bir hatıra değildir.
Her çağın, her toplumun ve her insanın hayatında bir Bedir anı vardır.

O an geldiğinde soru şudur:
Kalabalığın gücüne mi sığınacağız, yoksa hakikatin yanında mı duracağız?

(Haber düzenleme ve ayrıntılı malumat: M.Tevfik Yücesoy)

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing