- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- *Boşnak yerine "Türk" – Sırp şovenizminin eski bir nefret kodu.*
*Boşnak yerine "Türk" – Sırp şovenizminin eski bir nefret kodu.*
0 dk
Sırp devlet yönetiminin de katıldığı ilkel bir çadır partisinin yakın zamanda yayınlanan kaydı, Boşnak halkı arasında şok ve öfkeye neden oldu. Rejim yanlısı medya zehirleyicisi Informer tarafından organize edilip canlı yayınlanan etkinlikte, Sırp Ortodoks bir teolog, üst düzey siyasi yetkililerle birlikte, "bir caminin önünde diz çöküp bir Sırp'a biat eden bir Türk kadını" hakkında bir şarkı söyledi.
Yazan: Teufik Tahirbegović
Tercüme ve not: M. Tevfik Yücesoy
İlk bakışta meyhane "vatanseverlerinin" repertuarından bir şoven türkü gibi görünse de, bu tür mesajlar cevapsız bırakılmaması gereken derinden rahatsız edici ve tehlikeli çağrışımlar taşıyor.
- Sırp milliyetçilerinin şovenist söyleminde yüzyıllardır Boşnaklara aşağılayıcı bir şekilde yakıştırılan "Türk" etiketi, şiddeti, suçu ve şeytanlaştırmayı meşrulaştıran bir tür sembolik koddur. Bu kelime, düşmanın tüm tahayyülünü, yani Sırp kimliğini tehdit eden dini, kültürel ve politik "öteki"yi özetler. Bu metin, bu damganın kökenini, kullanımını ve sürekliliğini -Büyük Sırbistan ideologlarının döneminden günümüz medyasına ve siyasi anlatılarına kadar- analiz eder.
- Büyük Sırbistan ideolojisinde Boşnaklar sistematik olarak "Türk" olarak adlandırılır. Bu sadece bir hata değil, aynı zamanda bilinçli bir kimlik inkârı politikasıdır. Bir Boşnağı Türk olarak adlandırmak, onun kendi ulusuna, diline, kültürüne ve hatta dinine sahip olma hakkını inkâr etmek anlamına gelir. Bu, Boşnakların Balkanlar'daki tarihsel ve güncel varlığını geçersiz kılan ve onları "yeniden entegre edilebilecek ve edilmesi gereken" yabancı ve geçici bir varlık olarak sunmayı amaçlayan retorik bir silahtır.
- Boşnaklar, kendi kimliklerine, tarihlerine ve dillerine sahip yerli bir Avrupalı halk olmalarına rağmen, Sırp milliyetçi anlatısının büyük bir bölümünün kolektif bilincinde, ısrarla Osmanlı İmparatorluğu'nun bir kalıntısı -bir "yüzyıllık işgalcinin" uzatılmış kolu- olarak indirgeniyorlar. Bu anlatı, Boşnakların gerçek tarihsel deneyimini geçersiz kılmakla kalmıyor, aynı zamanda onları Balkanlar'da ebedi davetsiz misafirler olarak konumlandırıyor ve böylece sistematik aşağılanmalarına, insanlıktan çıkarılmalarına ve -en uç biçimlerde- fiziksel yıkımlarına yol açıyor.
- Bu söylem tesadüfi olmadığı gibi, salt bir ilkellik ifadesi de değil. Sömürgeci Bosna coğrafyası ve halkına dair bakış açısını meşrulaştırmak için entelektüel, siyasi ve askeri çevrelerde bilinçli olarak geliştirilip yenilenmiş. Bu tahayyülde, "Türk" olarak Boşnak, yalnızca Sırpların düşmanı değil, aynı zamanda "Ortodoks kökenli" bir hain, "dinini değiştirmiş", "ruhunu satmış" ve "halka ihanet etmiş" biridir. Bu nedenle, neredeyse patolojik sayılabilecek özel bir nefret vardır; çünkü bu sadece ötekiyle ilgili değil, aynı zamanda "kendinden yabancılaşmış" olanla ilgilidir.
- Günümüz siyasi söyleminde, özellikle savaş sonrası yıllarda, bu matris kaybolmamıştır; yalnızca karmaşıktır. Kaba hakaretler yerine, "neo-Osmanlıcılık", "İslam tehlikesi", "Sırp halkına yönelik tehdit" gibi teoriler ortaya atılırken, Boşnak çıkarlarını temsil eden siyasi aktörler yine "Türkiye", "İslamcılık" veya "Batı ile doğal olmayan ittifak" ajanları olarak algılanmaktadır.
- Tüm bunlar aynı koddan kaynaklanır: Bir Boşnak kendi, Avrupalı, medeni olamaz; aynı dili konuşsa, aynı mekanı ve tarihi paylaşsa bile, her zaman "Türk"tür.
- Şarkı, Boşnak bir Müslüman kadının "caminin önünde diz çöküp" bir Sırba biat etmesini anlatırken, mesele aşk değil, fetihtir. Sembolik olarak "Türk" olarak adlandırılan Müslüman kadın, milliyetçi bilincin kayıp saydığı tüm alan olan Bosna'nın Sancak şehrinin bir metaforu haline gelir. Onun teslimiyet eylemi, Sırp bayrağı altında şiddetli bir birleşmenin zaferini sembolize eder - kavgasız, direnme hakkı olmaksızın.
- 1990'lardaki savaşlarda, Boşnak kadınlara yönelik cinsel şiddet sistematik olarak etnik temizlik aracı olarak kullanıldı. Şarkı, bu uygulamanın bu sefer sembolik, kültürel bir biçimde devamıdır.
- Kadın bir özne değil, bir ganimettir. İnancın ve halkın önünde diz çökmesi, kalıcı bir yenilgi mesajı verir. Bu nostalji değil, açık bir tehdittir.
- Bu tür şarkılar sadece "bar şakaları" değildir. Boşnakları tarihin bir hatası olarak gören siyasi ve kültürel programın bir devamıdır. Her mesaja böyle bir isim vermenin zamanı geldi: Bu bir nefret söylemi, sembolik bir şiddet ve teslimiyet çağrısıdır. Sessiz kalan her kurum suç ortağı olur.
- Sırp Ortodoks Kilisesi bu tür mesajlara sessiz kalıyor. Sivil toplum kuruluşları sessiz. Siyasi partiler sessiz. Normalde dayanışma çağrısı yapan ve kadın düşmanlığını kınayan kadın örgütleri sessiz. Herkes sessizken, yeni gençler Boşnakların yenildiğini ve kadınlarının sadece bir av olduğunu öğreten eski şarkılar söylüyor.
- Boşnaklar, özellikle de kadınlar diz çökmezler. Onlar ayaktalar - dik, meydan okuyan ve özgür. Ve bu, köleleştirilmiş "Türk kadınları" hakkında şarkı söylemeye devam edenleri en çok yaralıyor.
*Önemli!*
Hiç bir boşnak kendisine ‘Türk’ denmesinden rahatsız olmaz. Bilakis Türk ifadesini bir gurur vesikası olarak kullanır ve Türk ifadesi ile her zaman İslamı özdeşleştirir. Boşnakların rahatsız olduğu şey yazıda da ifade edildiği üzere Sırpların “Türk” kelimesine yüklediği anlamla aşağılama ifadesi olarak kullanmasınadır. Sırplar bunu Boşnakların bu toplumun asli unsuru olmadığını ifade etmek dinlerinden dönmüş hainler satılmış köleler nitelendirmesi ile kullanır. Yoksa hakikatte Türk ifadesi bir Boşnak için İslam kelimesi ile özdeştir. Nitekim eski ilmihallerde İslamın şartları ‘ Türklüğün şartları’ şeklinde ifade edilir, hatta eski Boşnakça eserlerde ‘biz kalu beladen beridir Türküz’ ifadesine rastlamak mümkündür, burda da şüphesiz bu ifade ırki bir cümle değil İslam ümmetinden olmayı kast eder…
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor