EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

Bu Cumhuriyet bizim, bu vatan da bizim, bu bayrak ta bizim... -Ertan Simitçi

Bu Cumhuriyet bizim, bu vatan da bizim, bu bayrak ta bizim... -Ertan Simitçi
14 Ocak 2014, 11:54

0 dk

Bu Cumhuriyet bizim, bu vatan da bizim, bu bayrak ta bizim...

Peki neden? soruyor insan kendisine...

Çok değil, 01.01.2013 tarihinden bu yana Prizren Belediyesinde belge ve evraklar ‘maalesef' Türkçe verilmiyor... Türk toplumu bir yıldır bu belgelerden mahrum ediliyor...

2006 yılında "Dillerin Kullanımı" ile ilgili yasanın (Yasa no. 02/L-37) Mecliste kabulü ve yürürlüğe girmesi ile "dilimizin-Türkçemizin" korunmasına yönelik bir teminat olurken; 2008 yılında Anayasanın kabulü ile, Türkçe Prizren ve Mamuşa'da Resmi Dil statüsünü ‘anayasal hak' olarak garanti altına almış olurken, nasıl olur da ilgili makamlar tarafından anayasa ve yasa hükümleri uygulanmamaktadır?

Peki neden?

Türk Toplumu olarak ister savaş esnasında, ister bağımsızlığın ilanında ve ister Cumhuriyetimizin kurulmasında, hiç mi katkımız olmadı da, bugün Türk toplumu Anayasa ve yasa hükümlerinin uygulanması konusunda çeşitli sorunlarla (tabiri caizse haksızlıklarla) karşılaşmayı hak eden bir toplum haline geldik.

Yıllardır yapılan siyasi mücadeleler sonucunda ve son seçimlerdeki koalisyon anlaşmalarında `kimlik ve belgelerin Türkçe olması' en önemli madde idi. Seçimler sonrası, yani Aralık 2013'ün başlarında belgelerin Türkçe verilmeye başlanması, akabinde uzun zamandır mücadelesini verdiğimiz, Türkçe Kimliklerin tanıtımı ve verilmeye başlanması, toplumumuza ayrı bir heyecan ve moral katmıştı.

Ancak... Heyecanımız sadece ...3 gün sürebildi.

Prizren Belediyesinde belgelerin Türkçe dilinde verilmesi sadece 3 gün sürdü ve 3 gün sürmesinin sebebi de, ‘Avrupa Birliği Azınlıklar Komisyonu' tarafından gelen yetkililerinin ‘ziyareti' olduğu anlaşıldı.

Belediyede çalışan memurlar tarafından, sorunun Priştine'den (İçişleri Bakanlığı) kaynaklandığını ve yeni kayıt sisteminde (bilgisayar sistemlerinde) Türkçeye yer verilmediğini söylüyorlar.

Şunu anlamış değilim: nasıl olurda ilgili makamlar (İçişleri Bakanlığı ve Belediyeler) ‘zaruri durumlarda', belgelerin Türkçe verilmesine izin veriyor da, vatandaşın Anayasa ve yasa hükümlerini hiçe sayarak çifte standart uygulayabiliyorlar?

Yahu "burası bizim de ülkemiz, memleketimiz değil mi" diye soruyor insan kendisine...

Bu Cumhuriyet de bizim, bu vatan da bizim, bu bayrak da bizim... Peki neden?

Peki neden? Toplum olarak var olan Anayasal ve yasal haklarımızı koruyamıyoruz, savunamıyoruz. Haklı olduğumuz halde gözlerimizi kapatıp, susmayı tercih ediyoruz... Neden toplum olarak ortak irademizi ve tepkimizi gösteremiyoruz? Neden sorunlarımızı açıklamaktan, yayınlamaktan kaçınıyoruz?

Ben söyleyeyim: çünkü, bugüne kadar toplum veya birey olarak, hayatta karşılaştığımız engellere ve haksızlıklara gözlerimizi kapatmayı tercih ettik, olan bitenleri hep dışarıdan şaşkınlıkla izlemeyi ve belli bir süre sonra da olanlara kabullenmeyi alışkanlık haline getirdik. Toplum olarak "ortak irademizi", tepkimizi dile getirmeyi bir türlü öğrenemedik. Hep birilerinden bir tepki gelmesin diye, sustuk, korktuk...

Hakkımız olduğu halde, hakkımızı aramaktan aciz bir toplum haline geldik... Maalesef böyle de yaşamaya devam edeceğiz gibi gözüküyor...

Ama bu ‘hak' bizim hakkımız... bu ‘değerler' bizim değerlerimiz...

Bir vatandaş olarak en demokratik hakkımız olan bireysel başvuru yollarını kullanarak, ilgili kurum ve makamlara şikâyette bulunulabilir; yasa hükümlerinin neden uygulanmadığı araştırılarak kamuya açıklanabilir; basının bildirisi yayınlayabilir; medyanın dikkatini çekebilir; özellikle de sosyal ortamlarda tepkilerimizi dile getirerek, büyük bir kamuoyu bilincini oluşturabiliriz... Böylelikle ilgili makamların dikkatini (yukarıda bahsettiğim AB Azınlıklar Komisyonun) çekebiliriz... En azından ortak mücadelemizi verip, susmadığımızı, korkmadığımızı gösterebiliriz.

Bu nedenle, manevi ve milli duygularına sahip tüm bireyleri, gençleri, sivil toplum kuruluşlarını ve siyasi temsilcilerimizi, bu mücadelede herkesin kendine düşen sorumluluğu üstlenmesini ve bir an önce "ortak irademizi" toplum olarak göstermemiz gerektiğine inanıyorum...

 "Değerli amaçlara çok zor ulaşılır. Zafer kolay kazanılmışsa, değerlerimizin kıymetini sorgulamalıyız"...

Saygılarımla...

Ertan Simitçi - Prizren

[email protected]

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing