EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

BUNLAR NÖBETTE VESSELAM-Agim RİFAT YEŞEREN

BUNLAR NÖBETTE VESSELAM-Agim RİFAT YEŞEREN
11 Temmuz 2016, 09:34

0 dk

1966 doğumluyum. Yedi sekiz yaşıma gelince, herkes gibi ben de okula başladım. Birkaç yıl içerisinde, harfleri, alfabeyi -sağ olsunlar, o ellerinden öpülesi öğretmenlerim sayesinde- iyice çözdüm diyebilirim. Dergiler de gelmeye başladı, Allah'a çok şükür, şiir falan da okuyorum. Birçok yazıda, şiirde, nöbet diye bir kelimenin geçtiğini gördüm: Türkçe'nin nöbetinde, edebiyatın nöbetinde, tiyatronun nöbetindeyiz gibisinden. Anlamıyor, sökemiyorum daha ama hoşuma gidiyor: Nöbet!

Yaş da, "uçtu kaçtı", "çelik çomak", "edinene bedinene", derken, Allah'a çok şükür, epey ilerledi. Okulun ekibinden de oynuyorum ha! Hem de forvet! Bir yandan da babama yardım ediyorum dükkanda, ağabeyimin güvercinlerini uçurtuyorum.

Yaş 12, 13 neredeyse 14 ama ben bu nöbet'i bir türlü çözemedim gitti.
Dayanamadım, bir gün de anneme:
-Anne, dedim, bu nöbet dedikleri ne?
-Git başımdan, demesin mi!
-Yapma anne, ne olur, bana nöbet'i anlat...
-Git babana sor.
Anlaşılan o konuya girmek istemiyor. Eh ben de, nöbet'i taktım ya kafama bir kere, haydi babama...
-Baba, bana nöbet'i anlatsana! İçinde nöbet'ten başka bir şey olmasın ama!
-Nöbet mi!? Vay anasını, yıllar ne de çabuk geçiyor. Demek sen de nöbet çağına geldin artık.
Arada bir de olsa gazete okur babam. Kitap okumaz ama odasında bir iki tane bulundurur hep.
-Gel, dedi, elimden tutup beni odasına götürdü. Raftan bir iki sözlük alıp oturdu.
-Bakalım şimdi, nöbet üstüne kitap ne diyor.
Okumaya başladı:
-Nöbet... Bir, sıra, keşik. İki, Sıra ile yapılan görev. Üç, hastalık sebebiyle titreme, yüksek ateş. Dört, Vakit vakit ortaya çıkan aynı türden fizyolojik bozuklukların bütünü. Beş, resmi yerlerde veya önemli kimselerin kapısında belli vakitlerde çalınan mızıka.
Bir de bunun deyimleri vardır: Nöbet beklemek, nöbet çalmak...
Bak nöbet şekeri de varmış, isteri nöbeti, sıtma nöbeti...Anladın mı şimdi?
-Sen anlattıktan sonra, anlamaz mıyım baba. Hele o nöbet şekeri ve mızıka çok hoşuma gitti.

Hoşuma gitmişti gitmesine de, doğrusunu söylemek gerekirse pek bir şey anlamamıştım. Anladım gibi yaptım ama içimde yine o kurt: Nöbet!

Aradan bir iki yıl daha geçti, nedense nöbet geçmedi.
Aklıma dayım geldi.
Dayım hovarda ve rakı aleminin vazgeçilmezidir. Ondan daha iyi kim bilir ki nöbet'i. İçki sofralarının nöbetinde, diye bir şiir yazmaya kalksa, yıldız olur Alimallah!
-Dayı, bu nöbet dedikleri sence ne?
-Palavra!
-Haydaa!
-Onlarla kafayı çekerek ben bugünlere geldim, onların nöbet diye bir derdi yok ki. İçmeye başladılar mı, sabahtan başlarlar; masa masa gezip, o meyhane senin bu meyhane benim, derken, sızıncaya kadar biryerlerde, durmak nedir bilmezler.
-Vay canına!

İş bayağı sarpa sardı. Deştikçe, eşeledikçe, neler çıkıyor. Tam yakaladığını sandığın anda, nöbet, bir balık dersin elinden kayıp gidiyor. Fotoğrafın bütününü bir türlü göremiyorum.

Bir iki yıl daha geçti. Aklıma amcam geldi.

Amcam biraz kumarbaz, biraz züppe, biraz da nasıl anlatsam...kaç defa battı çıktı, bir ev al bir ev sat, saymaya kalksam...şimdi kirada tabii ki.
-Amca, ben bu nöbet'i bir türlü çözemedim, sen ne dersin?
-Nöbet diye bir şey yok, ben onlarla büyüdüm. Onlar halk derler, nöbet derler ama hiç alakası yok. Tam bir duygu sömürüsü. Onların derdi başka.
-Onların derdi ne?
-Eyvah, ev sahibi! Beş aydır kirayı ödemedim. Ben şimdi gidiyorum...

Ve gitti. Ardında kumar gibi zehir zemberek sözleri yarıda bırakarak tüydü. Gel de çık şimdi sen çıkabilirsen işin içinden. Atsan atılmaz, satsan satılmaz nöbet, yine ortada kaldığı gibi kaldı.

Aradan yine bir iki yıl daha uçup gitti. Ben kaçtıkça o arkamdan koştu, ben unutmaya çalıştıkça, o üstüme üstüme yürüdü. Sonunda da aklıma Kamber geldi.
Elbette ki Kamber. Kambersiz düğün olur mu, olmaz, nöbet de olmaz demek ki.
-Bana bir porsiyon dondurma ısmarlarsan, anlatırım, dedi.
Dondurmayı yerken, Kamber:
-Bak oğlum, dedi, bunlar hazıra konan insanlardır, bedavacılardır yani senin anlayacağın. Bir devlet kurumunu, müessesesini, bir derneği, ya da herhangi bir siyasi oluşumu ele geçirdiler mi bir daha da artık bırakmazlar. Onlardan başka artık oraya kimse giremez. Nöbet dedikleri budur onlar için. Onlar bir ömür boyu artık onun nöbetindedirler. Ve o kuruluşun sonunu getirinceye kadar da oradan çıkmazlar.
-Ama nöbet bu ne de olsa, kolay bir iş değil.
-Kolay kolay, onların ne sen umurundasın ne ben, ne bu halkın geçmişi ne geleceği. 50'ler, 70'ler kuşağı diye bir şey yok onlar için. Kuşak onlar kendileri, ebem kuşağı hem de. Her şey onlarla başlıyor ve her şey de onlarla bitecek. Hem de çok yakında. Bak Mitroviça'dan Türkçe gitti, Vıçıtırn'dan; Gilan'dan gitmek üzere, Priştine'den... Tiyatro nerde? "Doğru Yol" Tiyatro Kolu, Prizren Türk Şehir Tiyatrosu 65.yılında, Prizren Kültürevi Türk Tiyatrosu 50'nci. Anan, soran var mı? Edebiyat var mı? Bana edebiyat adına yeni bir yazar gösterebilir misin. Mehmet Akif Ersoy üstat "Edebsizlik başladığı noktada, edebiyat biter" demiyor mu.
-Ama onlar nöbette!
-Sen de tipik bir Kosovalı Türksün vesselam. Ben ne diyorum sen ne anlıyorsun.
-Ay sen yok musun Kamber! Yani iyi ki varsın da...Allah Allah!... Ben de 50 yaşındayım şimdi, bu da bir jübile değil mi?
-Jübile vallah, hem de ne jübile! 

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing