EURO
1
  • EURALL
    91.44 0.08%
  • EURTRY
    56.01 0.04%
  • EURMKD
    61.55 0.13%
  • EURRSD
    117.40 0.10%
  • EURUSD
    1.15 0.02%
  • EURGBP
    0.86 0.07%
  • EURCHF
    0.94 -0.03%
  • EURSEK
    11.29 -0.05%
  • EURAUD
    1.61 -0.10%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.

Çamerya katliamı gölgesinde Yunanistan’nın Çamerya’da yeni nüfus planı

Çamerya katliamı gölgesinde Yunanistan’nın Çamerya’da yeni nüfus planı
21 Eylül 2026, 19:26

0 dk

Yunanistan, Çamerya sınırında nüfusu yeniden artırmak için harekete geçti: Ailelere 10 bin avroya kadar destek
 
ATİNA – 21 Eylül 2026
 
Yunanistan, özellikle ülkenin kuzeybatısında ve Arnavutluk sınırında nüfus kaybı yaşayan bölgeleri yeniden canlandırmak amacıyla ailelere yönelik mali teşvik programını genişletiyor. Program kapsamında Suli ve Filat belediyelerine yerleşecek ailelere 10 bin avroya kadar ekonomik destek verilmesi planlanırken, başvuruların ekim ayında başlaması bekleniyor. 
 
Yunan hükümetinin Demografik Kalkınma Programı, nüfusun büyük şehirlere göçünü azaltmayı ve yıllar içerisinde nüfusu azalan sınır bölgelerine yeni yerleşimciler çekmeyi amaçlıyor. Programın daha önce ülkenin farklı sınır bölgelerinde uygulanmaya başlandığı, 2026 yılında ise Epir bölgesindeki bazı belediyelere doğru genişletildiği bildiriliyor. 
 
Filat ve Suli programa dahil edildi
 
Yunanistan Sosyal Uyum ve Aile Bakanı Domna Mihailidu’nun açıklamalarına göre Thesprotia bölgesindeki Filat ve Suli belediyeleri programa dahil edilecek. İlgili düzenlemenin eylül ayında yayımlanması ve elektronik başvuru sisteminin ekim ayında açılması öngörülüyor. 
 
Programdaki yardımın 10 bin avroya kadar çıkması, ayrıca yeni düzenlemeyle birlikte daha geniş bir kesimin başvurabilmesi dikkat çekiyor. Düzenlemede uzaktan çalışanlar, emekliler ve bazı diğer grupların da programa dahil edilmesine imkân sağlandığı bildiriliyor. 
 
Yunanistan açısından temel gerekçe ise demografik gerileme, yaşlanan nüfus ve sınır bölgelerindeki yerleşimlerin giderek küçülmesi olarak açıklanıyor.
 
Ancak söz konusu bölgelerin tarihsel geçmişi, programı sıradan bir demografik teşvik politikasının ötesinde dikkat çekici hale getiriyor.
 
Çamerya’nın tarihi yeniden gündemde
 
Bugün Yunanistan’ın Epir bölgesinde bulunan Çamerya (Çamlık) coğrafyası, 20. yüzyılın ortalarına kadar önemli bir Arnavut Müslüman nüfusa ev sahipliği yapıyordu. Akademik çalışmalarda Çamların, özellikle 1920’lerden 1940’lara kadar Yunanistan’ın kuzeybatısında yaşayan Arnavut Müslüman topluluk olduğu belirtiliyor. 
 
II. Dünya Savaşı’nın son döneminde bölgedeki çatışmalar, Yunan direniş güçleri ile Çamlar arasındaki silahlı mücadele ve buna eşlik eden misillemeler, 1944–1945 yıllarında büyük bir nüfus hareketine yol açtı.
 
27 Haziran 1944’te Paramitya’da çok sayıda Arnavut Müslümanın öldürülmesi, Çam tarihinin en ağır olaylarından biri olarak çeşitli tarih araştırmalarında ele alınıyor. Ardından 1944 sonu ve 1945’te özellikle Filat çevresinde gerçekleşen şiddet olayları sonucunda Çam Müslümanlarının büyük bölümü Yunanistan’dan ayrılarak Arnavutluk’a geçti. 
 
Araştırmacılar Çamların Yunanistan’dan ayrılmasının boyutu konusunda farklı rakamlar veriyor. Çalışmalarda on binlerce kişinin zorunlu göçe maruz kaldığı belirtilirken, bazı kaynaklar yaklaşık 25-30 bin, bazı araştırmacılar ise daha yüksek rakamlar vermektedir. Dolayısıyla kesin sayı konusunda akademik bir görüş birliği bulunmamaktadır. 
 
Filat’ın özel anlamı
 
Bugünkü Filat (Filiates), bu tarihsel hafızanın en önemli merkezlerinden biridir.
 
ABD’nin 1945-1946 yıllarında Arnavutluk’taki diplomatik misyonunun başında bulunan Joseph Jacobs’un raporlarında, Mart 1945’te Filat bölgesindeki Çam nüfusuna yönelik katliam ve kitlesel sürgünlerden söz edildiği aktarılıyor. Aynı kaynak, bölgede çok sayıda kişinin evlerinden çıkarıldığını ve mallarını geride bırakmak zorunda kaldığını kaydediyor. 
 
Çamların mallarının savaş sonrasında Yunan mevzuatı çerçevesinde kamulaştırılması ve bölgenin demografik yapısının değiştirilmesi de Çam meselesinin önemli unsurlarından biri olarak akademik literatürde inceleniyor. 
 
Bu nedenle bugün Filat ve Suli gibi tarihsel Çamerya coğrafyasındaki yerleşimlere yeni nüfus çekmek amacıyla devlet teşviki verilmesi, Arnavutluk’taki Çam toplumunun ve Çam meselesini araştıran çevrelerin dikkatini çekebilecek bir gelişme niteliğinde.
 
***
*Çamerya Arnavutları Unutulan Soykırım*
 
“1994 yılında Arnavutluk Cumhuriyeti Meclisi, 27 Haziran 1994‘ü resmen, Yunanlıların Çam Arnavutlarına karşı ‘Soykırım Günü’ olarak ilan etmiştir.”
 
1944 yılında Kafkaslarda Çerkes-Kırım Tatar soykırımı ve sürgünlerinin yanında unutulan az bilinen önemli bir soykırım da Çamerya Arnavut toplumuna yapıldı.
 
27 Haziran 1944-Mart 1945’e kadar devam eden Çamerya Katliamı, insanlık tarihi için kara bir leke olarak iz bırakarak adeta unutulmuştur.
 
Bu katliamda, Çam Arnavutlarının %10’u yok edilmiştir.
 
Çamerya, Yunanistan’ın kuzey-batısında yer alan yaklaşık olarak 10.000 km2 yüzölçümüne sahip olan bir bölgedir. Literatürde Çamerya, Güney Epir olarak da bilinir, burada yaşayanlara da Epirli denir. Arnavutların çoğunlukta yaşadığı toprakların en güneyini oluşturur. Bu bölgede, Parga, Preveze, Gumenitsa, Margeliç, Filat, Paramitsa ve Filipiad şehirleri bulunmaktadır. Preveze Yarımadası, Yunanistan’ın en verimli topraklarına sahip olmasının yanı sıra Avrupa ile bağlantısını sağlayan en yakın bölgesidir.
 
1908 Osmanlı sayımına göre Çamerya’nın nüfusu 73 bin kişiydi. Bunların % 92’si Arnavutlardan oluşuyordu, geriye kalanı ise Yunanlılardan, Ulahlardan ve Romanlardan oluşmaktaydı. 1. Dünya Savaşı’nı başlangıcında Çam Arnavutlarının % 50’si Müslüman, % 50’si Ortodoks dinine mensuptu.
 
20.yüzyıl başlarında Balkanlar’ın Epir bölgesi, büyük çoğunluğunu oluşturan yerli Çameria-Çamerya Arnavut nüfusunun direncine rağmen, 1913 Londra Büyükelçiler Konferansı’nın kararları ile Yunan devleti yönetimi altında etnik bir azınlık kabul edilerek Arnavutluk’tan koparılmış ve Yunanistan egemenliğine verilmiştir. Bu yerli halk, II. Dünya Savaşı yıllarında Yunanlılarca trajik bir kadere maruz bırakılmıştır.
 
Çamerya bölgesinde yaşayan yerli Çamerya Arnavutları’na Yunanların II. Dünya Savaşı’nda 27 Haziran 1944 ile Mart 1945 tarihleri arasında uyguladıkları soykırıma varan katliamları bugün Balkanlarda yaşayan genç kuşak Arnavut aydın, entelektüel ve siyasetçiler hukuki zeminde çeşitli platformlarda seslendirmeye başladılar.
 
Arnavutluk Çamerya Hasan Tahsin Vakfının yöneticisi ve Çamerya meselesi uzmanı Alket Veliu bir yıl önce “Çamerya Arnavutlarının 78 yıl önce kaybettikleri haklarının geri alınması” mücadelesini sürdürdüklerini söylemişti.
 
Arnavutluk'un Çamerya meselesindeki çabalarınının son 30 yılda inişleri ve çıkışları olduğunu belirtmiş, bugünlerde ise Çamerya Arnavutları meselesini "unutmaya yönelik" tamamen farklı bir eğilim bulunduğunu savunmuştu.
 
"Çamerya Arnavutlarının taleplerinin basit ve doğru olduğunu çünkü sadece kendi topraklarına dönüş talep ettiklerini“ ısrarla vurguluyordu.
 
Eski AB Komisyonu Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn'ın konuyla ilgili Arnavutluk ve Yunanistan arasındaki görüşmelerde Çamerya meselesinin ele alınmasının önemine değindiğini anımsatan Veliu, Arnavut devletinin komşu Yunanistan ile ilişkilerinde Avrupa ajandasını takip etmesinin yeterli olacağını söylemişti.
 
Arnavut kamuoyunun dikkatine farklı gerçekler, yazılı belgeler ve soykırımın kurbanlarının hikayelerini getirdiklerini dile getiren Veliu, "Şüphesiz ki biz bugün davamızı savunma mücadelesi içerisinde ve bu davayı unutulmaya itmek isteyenlerin karşısındayız. Ancak herkese hatırlatmak isterim ki biz ayaktayız, yaşıyoruz, Çamerya davasına savaş açacak herkesin karşısında olacağız. Eğer son bir Çameryalı da kalsa bu dava için savaşacaktır."
 
Yeni kuşak Arnavutların yakın tarihte yaşanan Yunanistan Çamerya Arnavutları soykırımının hesabını sormak için kararlı olduklarını görüyoruz.
 
Bugün Balkanlarda iki devlet ve üç Başbakana sahip Arnavut toplumu, Camerya soykırımının hukuki siyasi kültürel boyutlarını yüksek sesle dile getirmeye başladılar.
 
Çameryalı Arnavutlar ve Balkanlarda yaşayan Arnavutlar 1944'te yaşananların soykırım olarak tanınmasını, Yunanistan sınırında kalan vatan topraklarını ziyaret etmek ve mülkiyet haklarının teslim edilmesini istiyor.
 
Çamerya'da neler yaşandı?
 
Arnavutluk'un güneyinden başlayan Çamerya bölgesi, halen Yunanistan toprakları içerisinde kalan Yanya'dan Preveze'ye kadar ki bölgeyi kapsıyor.
 
Yanya vilayetine bağlı bu bölgede yaşayan Arnavutlar, 1913 yılına kadar Osmanlı vatandaşıydı.
 
Çamerya bölgesi, Balkan Savaşı sonunda 1913'te yapılan Londra Konferansı'nda etnik ve azınlık bir bölge olarak Yunanistan'a teslim edildi. 1910 yılında yapılan nüfus sayımında bölgede 83 bin Arnavut yaşıyordu.
 
Yunan General Napoleon Zervas komutasındaki kuvvetler, İkinci Dünya Savaşı sırasında, Çamerya Arnavutlarına yönelik katliam gerçekleştirdi.
 
Haziran 1944'ten Mart 1945'e kadar süren etnik temizlik harekatı sırasında 2 bin 900 erkek, 214 kadın ve 96 çocuk öldürüldü, 745 kadına tecavüz edildi, 68 köyden 5 bin 800 ev yakıldı. Ayrıca 2 binin üzerinde vatandaş da kötü yaşam şartları ve göçlerden dolayı hayatını kaybetti.
 
Türkiye'ye sürülen Çam Arnavutlarının tahmini sayısı değişmektedir: rakamlar 14.000, 19.000, 20.000 ve 25.000'dir. Çam Arnavutları raporlarına göre bu sayı 35.000 civarınadır.
 
Ayrıca Arnavut kaynaklarına göre 2.500 Müslüman Çam mültecisi Arnavutluk'a giderken açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetti.
 
Topluluk üyeleri Arnavutluk'a yerleştikten sonra, Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti ve Enver Hoca yönetimindeki iktidardaki Arnavutluk Emek Partisi onlara mağdur muamelesi yapmamış, onlara karşı çok güvensiz bir tavır sergilemiş, tutuklamalar ve sürgünler ile karşılaşmışlardır.
 
Çam Arnavutları "gericiler", "Yunanların katilleri" ve "işgal güçlerinin işbirlikçileri" olarak etiketlendiler ve seçkinleri geleneksel olarak zengin toprak ağaları olduğu, Mihver güçleriyle işbirliği yaptıkları ve anti-komünist faaliyetlerde bulundukları için Arnavutluk içinde belirli bir derecede zulüm gördüler.
 
Çam Arnavutlarının beklentileri
 
Çam Arnavutları tarihte kendilerine yapılan soykırımı dünyaya duyurmak ve Yunanistan ile hesaplaşmak istiyor.
 
Arnavutluk’ a zorla göç ettirilen Çam Arnavutları hemen “Çam Antifaşist Komitesi“ çatısı altında örgütlendiler. Dünyanın önemli kurumlarına yazılar yazarak kendi trajedilerini anlattılar ve haklı davalarında destek aradılar.
 
Arnavutluk’un, çok partili sisteme geçmesiyle, Ocak 1991 yılında “Çamerya Yurtsever Siyasi Derneği”ni kurdular ve bu dernek vasıtasıyla dünyanın önemli uluslararası kurumlarıyla; BM, ABD, AB ile kendi isteklerinin gerçekleşmesi için mücadele ettiler.
 
Çameryalı Arnavutlar, uluslararası kurumlara gönderdikleri yazılarda, Yunanistan’dan sadece azınlıklara tanınan hakların kendilerine de tanınmasını (örneğin: Arnavutluk’ta yaşayan Yunan azınlığa tanınan hakların aynısını) istemektedirler.
 
Çam Arnavutları;
 
Yunanistan’dan, kendilerine Yunan vatandaşlığının iade edilmesini,
 
Yunanistan’a, yani 1944-1945 yılında kovuldukları kendi topraklarına (Çamerya) geri dönmeyi umut ediyor.
 
1944-1945 yıllarında Yunanistan’dan Arnavutluk’a sürüldüklerinde, ellerinden alınan evlerinin ve topraklarının kendilerine iade edilmesini bekliyorlar.
 
Yunanistan’dan, kendilerini sürdükleri, soykırım uyguladıkları ve mallarına zarar verdikleri için maddi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
 
Buna karşın, Yunan yetkilileri: “Bizim için Çam sorunu diye bir sorun yoktur, bu sorun 1944 yılında kapanmıştır.” cevabını vermektedirler.
 
Oysa 1994 yılında Arnavutluk Cumhuriyeti Meclisi, 27 Haziran 1944‘ü resmen, Yunanlıların, Çam Arnavutlarına karşı ”Soykırım Günü” olarak ilan etmiştir.
 
1999 yılında Kosova’daki savaşta, Arnavut halkına karşı en büyük şer üçgeninin Rus-Sırp-Yunan ittifakının olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. 
 
Arnavutlara karşı Slav-Ortodoks işbirliği söz konusudur.
 
Yunanistan ve Yugoslavya’nın Arnavutlara karşı uyguladıkları soykırım sonucu bugün Türkiye’nin her tarafına yayılmış milyonlarca Arnavut yaşamaktadır.
 
BM, ABD, AB vb. kurumların, Çam Arnavutlarına karşı yapılan haksızlığa göz yummamaları ve Yunanistan tarafından gasp edilen haklarının iade edilmesi için üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeleri maksadıyla birçok alanda çalışmalar yürütmektedirler.
 
Kaynak: Çetaw Nart, Dzihat Aliju/ Osman ATALAY
 
Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy 

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.

Anket

Kosova'da eğitim sisteminin mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Geçerlilik: 23.09.2026 17:14
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing