Carl Bildt’ten Balkanlar İçin Gerilim Uyarısı: Sırbistan Seçimleri Odakta
0 dk
İsveç’in eski Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Carl Bildt, Batı Balkanlar’da siyasi istikrarsızlığın artabileceği uyarısında bulundu. Bildt, Sırbistan, Bosna-Hersek ve Kosova’daki gelişmelerin birbirini etkileyerek ülke sınırlarını aşan sonuçlara yol açabileceğini değerlendirdi.
Bildt, “Radar”da yayımlanan analizinde, milliyetçi gerilimlerin bölgede yeniden yükseldiğini belirterek Sırbistan ile Bosna-Hersek arasındaki ilişkilerin kötüleştiğini ve Avrupa Birliği’ne (AB) entegrasyon sürecinin önemli ölçüde ivme kaybettiğini ifade etti.
Bildt’e göre Balkanlar’da “karanlık siyaset” yeniden gündeme gelirken, uluslararası aktörlerin güçlü ve koordineli bir angajman ortaya koymaması siyasi belirsizliklerin artmasına zemin hazırlıyor.
Mladiç’in cenazesi milliyetçi gerilimleri yeniden gündeme taşıdı
Bildt, endişe verici gelişmeler arasında Bosna’daki savaş sırasında Sırp güçlerinin komutanlığını yapan ve savaş suçlarından hüküm giymiş Ratko Mladiç için Belgrad’da düzenlenen yarı resmî cenaze törenini de gösterdi.
Bu gelişmenin 1990’lı yıllardaki savaşların yarattığı travmaları yeniden gündeme taşıdığını belirten Bildt, Mladiç’in Bosnalı Sırpların bir bölümü tarafından hâlâ olumlu görülen bir figür olmasının milliyetçi gerilimleri beslediğini savundu.
Bildt, bu gelişmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini, bölgedeki genel siyasi atmosfer üzerinde karşılıklı etkiler yaratabileceğini kaydetti.
Bosna-Hersek seçimleri kritik olabilir
Bildt analizinin önemli bir bölümünü Bosna-Hersek’e ayırdı. Ekim ayında yapılması planlanan seçimlerin ülkenin siyasi ve anayasal geleceği açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Bildt, anayasal yapıda değişiklik isteyen Sırp ve Hırvat milliyetçi güçler arasında olası bir iş birliğinin Boşnak toplumu tarafından tehdit olarak algılanabileceği ve bunun yeni bir siyasi çatışma döngüsünü tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
Eski İsveç Başbakanı, bu riski ABD’nin Bosna-Hersek’in iç meselelerine yönelik angajmanının zayıfladığını düşündüğü durumla da ilişkilendirdi.
Sırbistan’da seçim sürecine ilişkin endişe
Bildt’in analizinde Sırbistan’daki siyasi durum da önemli yer tuttu. Uzun süredir devam eden öğrenci protestolarının iktidara karşı geniş bir hareket oluşturduğunu belirten Bildt, protestocuların “Öğrenci Listesi” olarak adlandırılan yapılanma üzerinden örgütlenmesine dikkat çekti.
Bildt, Sırbistan’da yapılacak bir sonraki seçimlerin nasıl gerçekleştirileceği konusunda endişelerini dile getirerek, tartışmalı bir seçim sonucunun ardından Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić hükümetinin zafer ilan etmesinin siyasi krizi daha da derinleştirebileceğini savundu.
Kosova-Sırbistan diyalogu da risk alanlarından biri
Kosova ile Sırbistan arasındaki ilişkilere de değinen Bildt, Priştine ile Belgrad arasındaki normalleşme sürecinin durma noktasına geldiğini belirtti.
Mitroviça’daki çözülmemiş meseleler ve Kosova’daki diğer siyasi sorunların bölgedeki belirsizliği artırdığını ifade eden Bildt, eski Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi ve Kosova Özel Mahkeme Daireleri’ndeki süreçlere ilişkin gelişmelerin de Kosova’nın bazı uluslararası ortaklarıyla ilişkilerini etkilediğini ileri sürdü.
“Asıl risk krizlerin birbirini etkilemesi”
Bildt’in temel endişelerinden biri de Batı Balkan ülkelerinin Avrupa perspektifinin zayıflaması.
Son yıllarda bölgenin istikrarı ve uzlaşmasının AB entegrasyonu ile uluslararası adalet süreçleri üzerinden sağlanmasına dayanan stratejinin beklenen sonuçları vermediğini değerlendiren Bildt, Arnavutluk ve Karadağ’ın daha net bir Avrupa perspektifine sahip olmayı sürdüren istisnalar olduğunu belirtti.
Bununla birlikte Bildt, yeni bir bölgesel krizin Karadağ’ın ilerlemesini de riske atabileceği uyarısında bulundu.
Bildt’e göre temel risk, Balkanlar’da mutlaka yeni bir savaşın başlaması değil, farklı ülkelerde yaşanan siyasi krizlerin birbirini tetiklemesi.
“Bölgedeki her ülke kendi siyasi süreçlerinden geçiyor, ancak bunların birbirine yayılması ve olumsuz bir etki yaratması riski önemli” ifadelerini kullandı.
Bildt, sınırlı bir çatışmanın dahi daha geniş sonuçlar doğurabileceğini ve Batı Balkanlar’ın tamamını daha belirsiz bir döneme sürükleyebileceğini savundu.
Bu nedenle özellikle Avrupa liderlerine bölgedeki gelişmelere daha fazla dikkat göstermeleri ve istikrarsızlığın erken işaretlerinin göz ardı edilmemesi çağrısında bulundu.
Bildt, ABD’nin ekonomik çıkarlarına daha fazla odaklandığı, AB’nin ise Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşı ve transatlantik ilişkilerdeki belirsizliklerle yoğun biçimde meşgul olduğu bir dönemde Balkanlar’daki durumun daha hassas hâle geldiğini değerlendirdi.
Sonuç olarak Bildt, Balkanlar’a yönelik koordineli bir uluslararası politikanın bulunmamasının milliyetçilik ve siyasi gerilimlerin güçlenmesine alan açabileceğini ve bölgesel istikrarı daha kırılgan hâle getirebileceğini belirtti.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Meclis Çevresinde Polis Önlemleri Artırıldı
Büyükelçi Hiseni, Macron’a Güven Mektubunu Sundu
Kosova’dan 29 Öğrenci Subay Arnavutluk’ta Askerî Eğitime Başladı