- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Çok Kârlı Yatırım: “Altına” Yatırım… Ama Toprağın Altına…-M. Tevfik Yücesoy
Çok Kârlı Yatırım: “Altına” Yatırım… Ama Toprağın Altına…-M. Tevfik Yücesoy
0 dk
Ey dost!
Gel, şöyle bir duralım. Bir nefes alalım. Sonra da gerçekten kârlı bir yatırım konuşalım. Öyle riskli, inişli çıkışlı, geceleri uykunu kaçıran cinsten değil. Zarar ihtimali olmayan, iflası olmayan, değeri hiç düşmeyen bir yatırım…
Altına yatırım evet…
Ama bildiğin altın değil.
Toprağın altına yapılan yatırım.
İnsan kazanç peşindedir. Yaratılışı böyledir. Kimi altına koşar, kimi mala, kimi makama… Kimi daha fazlasını biriktirmek için ömrünü harcar. Ama çoğu zaman şunu unuturuz: Bunların hepsi zamanın eskittiği, dünyanın tükettiği emanetlerdir. Bugün var, yarın yok. Bugün değerli, yarın hatıra.
Oysa öyle bir yatırım vardır ki;
ne enflasyona yenilir,
ne piyasa dalgalanmasından etkilenir,
ne de zamanla değer kaybeder.
İşte o yatırım, toprağın altına yapılan yatırımdır.
Bak, Kur’an bunu ne kadar açık söylüyor:
“Mallar ve evlatlar dünya hayatının süsüdür. Baki kalan salih ameller ise Rabbinin katında sevapça da umutça da daha hayırlıdır.”
(Kehf, 46)
Yani süs geçer, öz kalır.
Parıltı solar, hakikat baki kalır.
Toprağın altına yatırım; insanın salih amellerini, niyetini, ahlâkını ve imanını ebediyet hesabına yazdırmasıdır. Her nefes, her saniye bizi farkında olmadan o toprağa biraz daha yaklaştırırken, akıllı olan bu yolculuğa hazırlığını yapandır.
Ehli hikmet ne güzel söylemiş:
“İnsan, öldüğünde ne götürdüğünü değil, ne ektiğini görür.”
İşte mesele tam da burası.
Ne ektik?
Doğru söz mü ektik, yalan mı?
Merhamet mi ektik, hoyratlık mı?
Kul hakkından sakınmayı mı, yoksa “benden sonrası tufan” demeyi mi?
Yetimi gözetmek, hayvanı incitmemek, ağacı hoyratça kesmemek… İnsanı, hayvanı, nebâtatı; kısacası bütün mahlûkatı Hakk’ın emaneti bilmek… Bunların hepsi toprağın altına yapılan yatırımlardır.
Resûlullah (s.a.v.) boşuna demiyor:
“Yerdekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin.”
(Tirmizî)
Toprağın altına yatırım yapan insan, yalnız olmadığını bilerek yaşar. Yürürken de, konuşurken de, susarken de… Her adımında bir edep, her sözünde bir tartı vardır. Çünkü bilir ki:
“O, gizliyi de bilir; gizlinin gizlisini de.”
(Tâhâ, 7)
İman, insana önce şunu öğretir:
Şahitlik bilinci.
Yani Allah’ın seni gördüğünü bilerek yaşamak.
Bu hâl, ihsan makamıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ihsanı ne güzel tarif eder:
“Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etmendir. Sen O’nu görmesen de O seni görür.”
(Buhârî, Müslim)
İşte bu bilinçle yapılan hiçbir iyilik kaybolmaz.
Bir tebessüm…
Bir mazlumun duası…
Bir haksızlıktan vazgeçiş…
Bir affediş…
Toprak hepsini saklar.
Vakti gelince sahibine iade eder.
Dünya yatırımı insanı yorar.
Ahiret yatırımı ise insanı rahatlatır.
Dünya altını kalbi ağırlaştırır;
toprağın altına yatırılan altın kalbi hafifletir.
Mevlânâ’nın dediği gibi:
“Toprak gibi ol; herkes üstüne bassın ama sen gül bitir.”
Gel dost, toprağın altına yatırım yapalım.
Enstrümanımız iyilik olsun.
Sermayemiz iman olsun.
Hesabımız gösterişsiz, kazancımız ebedî olsun.
Çünkü bu yatırımda iflas yoktur.
Zarar yoktur.
Pişmanlık yoktur.
Ve unutma:
Toprağın altı karanlık değildir;
ışıksız gelenler için karanlıktır.
Selam ve dua ile…
Ocak-2026/ İstanbul
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor