Bektaşi Egemen Devleti Mevzusu!
11 Haziran 2026
Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy
“Dünya Bektaşi Merkezi” Lideri, Hazretleri Edmond Brahimaj, dini ve milli alanda öne çıkan önemli bir şahsiyet olarak görevdeki 15. yılını kutluyor.
Dede Reshat’ın öğrencisi olan Edmond Brahimaj, hocasının başlattığı projeleri tamamlamakla kalmayıp, Bektaşi Merkez’deki odeonun, ülke genelindeki ve yurt dışındaki tekke ve türbelerin inşasını da gerçekleştirdi. Ayrıca Bektaşi inancının yaygınlaştırılması, inananların sayısının artırılması, birlik, dinler arası hoşgörü, barış ve iyilik mesajlarının güçlendirilmesi yönünde önemli başarılara imza attı.
Bugün Dünya Bektaşi Merkezi Lideri Hacı Dede Edmond Brahimaj, Merkez’de çok sayıda inanan ve devlet adamının tebriklerini kabul etmektedir.
Labëria ve Tomorri Derneklerinden Tebrik
Arnavutluk’taki “Labëria” ve “Tomorri” dernekleri, tüm üyeleri adına Dede Baba Edmond Brahimaj’ın Dünya Bektaşi Lideri seçilişinin 15. yıl dönümünü kutlayarak, kendisine sağlık ve uzun ömür dileklerinde bulundu.
Mesajda, Brahimaj’ın Bektaşi değerlerinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda büyük hizmetler verdiği vurgulandı.
*Dünya Bektaşi Liderliğine Seçilmesi*
Edmond Brahimaj, Bektaşiliğin önemli isimlerinden biri olan ve 1990 sonrası Arnavutluk’ta Bektaşi inancının yeniden canlandırılmasında büyük rol oynayan Reshat Bardhi’nin vefatından sonra göreve seçildi.
11 Haziran 2011 tarihinde Dünya Bektaşi Merkezi Yüksek Kurulu ve Din Adamları Konseyi tarafından alınan kararla Dünya Bektaşi Topluluğu Başkanı seçildi.
Kararda, Bektaşi Dünya Merkezi Tüzüğü’nün ilgili maddelerine dayanılarak Hacı Baba Edmond Brahimaj’ın Dünya Bektaşi Topluluğu Başkanlığı görevine getirildiği belirtildi.
*Hayatı*
Hacı Dede Edmond Brahimaj, 19 Mayıs 1959 tarihinde Tirana’da doğdu. Ailesi Vlora ilinin Brataj köyündendir.
Askerî yükseköğrenim ve hukuk eğitimi aldı.
2 Ocak 1992 tarihinde manevi lideri Dede Reshat Bardhi ve Baba Bajram Mahmutaj’ın himayesinde din adamlığı hayatına başladı.
16 Mayıs 1996’da dervişlik mertebesine yükseltildi ve Korça bölgesindeki Turan Bektaşi Merkezi’nde görevlendirildi.
13 Nisan 1997’de “Baba” unvanını aldı. Aynı yıl Dünya Bektaşi Lider Yardımcısı olarak görevlendirildi.
21 Şubat 2006’da merkezi Tetova olan Kuzey Makedonya Bektaşiliğinin başına getirildi.
11 Haziran 2011’de ise Dünya Bektaşi Lideri seçildi.
*Bektaşiliğe Hizmetleri*
1992 yılından itibaren çok sayıda uluslararası eğitim programına, sempozyuma ve dinler arası toplantıya katıldı.
1996 yılında Tehran’da Balkanlar’daki Bektaşi hoşgörüsü üzerine sunum yaptı.
2003 yılında “Dinler ve Yeni Bin Yılda Medeniyetler” konferansında Bektaşiliğin gelecekteki sorunları üzerine konuştu.
2004 yılında ABD Dışişleri Bakanlığı ve ABD Büyükelçiliği’nin davetlisi olarak Amerika Birleşik Devletleri’ni ziyaret etti. Burada dini çeşitlilik ve din özgürlüğü konularında incelemelerde bulundu.
Özellikle Detroit’te bulunan Baba Rexheb Tekkesi ile yakın ilişkiler geliştirdi. Bu tekke, Arnavutluk’ta dinin yasak olduğu dönemde dünya Bektaşiliğinin en önemli merkezlerinden biri olmuştu.
Ayrıca Türkiye’de düzenlenen Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerine birçok kez katıldı; Ankara, İstanbul, Afyonkarahisar, Üsküp, Priştine, Ohrid, Stuttgart ve Köln gibi şehirlerde konferanslar verdi.
Diplomatik çevreler tarafından dinler arası diyalog, toplumsal barış ve dini uyum alanlarındaki katkıları nedeniyle takdir edildi.
*Aldığı Önemli Ödüller ve Unvanlar*
* Barış Elçisi (2004)
* Korça İlinin Onuru (2004)
* Zerqan, Martanesh, Bogovë, Frashër, Skrapar, Memaliaj, Tepelenë ve Librazhd’ın Fahri Vatandaşlığı
* Labëria’nın Seçkin Şahsiyeti (2015)
* Fier ve Berat İllerinin Onuru (2015)
* Arnavutluk Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen “İskender Bey Şövalyesi” Nişanı (2015)
* Birleşmiş Milletler misyonundan Fahri Doktora unvanı (2016)
* ABD Başkanı Barack Obama tarafından teşekkür belgesi (2017)
* Altın Barış İkonu Ödülü (2017)
* Amerikan Kongresi tarafından verilen Amerikan Bayrağı Takdiri (2018)
* Amerikan Yahudi Kongresi’nin “Cesaret Profili” Ödülü (2018)
* Kosova Hükümeti’nin “Gjergj Kastrioti Skenderbeu” Madalyası
* Almanya’daki Avrupa Bilim ve Sanat Akademisi tarafından verilen “Hoşgörü Yüzüğü” Ödülü (2021)
* Evrensel Barış Elçisi unvanı (2022)
* Vlora ve Gjirokastër İllerinin Onur Ödülleri (2023)
***
_*Bektaşi Egemen Devleti Konusu*_
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama 2024 yılında, Dünya Bektaşi Merkezi çevresinde sembolik nitelikte bir “Bektaşi Devleti” veya “Bektaşi Egemen Devleti” kurulması fikrini gündeme getirdi. Proje, Vatikan benzeri çok küçük bir egemen yapı öngörüyordu ve merkezi Tirana’daki Dünya Bektaşi Merkezi olacaktı.
*Bektaşi tarafının yaklaşımı*
Dünya Bektaşi Lideri Edmond Brahimaj ve Bektaşi yönetimi, projeyi daha çok:
* Bektaşi mirasının korunması,
* Dinler arası hoşgörünün teşviki,
* Bektaşiliğin uluslararası temsilinin güçlendirilmesi,
* Arnavutluk’un dini hoşgörü modelinin dünyaya tanıtılması olarak sundu.
Destekleyenler, bunun siyasi değil manevi bir merkez olacağını savundu.
*Türkiye Bektaşilerinin bakışı*
Türkiye’deki Bektaşi çevreleri genel itibarıyla aynı görüşte değildir.
* Bektaşiliğin merkezinin tarihsel olarak Hacıbektaş ve Hacı Bektaş Veli geleneği olduğunu vurgulamaktadırlar.
* Bektaşiliğin bir “devlet” yapısıyla özdeşleştirilmesinin doğru olmadığını savunmaktadırlar.
* Bektaşiliğin evrensel ve tasavvufi karakterine zarar verebileceğini düşünmektedir.
Dolayısıyla Türkiye’deki Bektaşi çevrelerinde genel itibarıyla bu konuya sıcak bakılmamaktadır
*Türk devletinin bakışı*
Türkiye Cumhuriyeti resmi makamları bu projeye ilişkin güçlü bir destek ya da sert bir karşı çıkış açıklamamıştır.
Ancak Türkiye açısından konu birkaç nedenle hassastır:
1. Bektaşiliğin kurucu şahsiyeti olan Hacı Bektaş Veli Anadolu’da yaşamıştır ve Bektaşiliğin tarihi kökleri Türkiye topraklarındadır.
2. Hacıbektaş Dergâhı Bektaşi tarihi açısından en önemli merkezlerden biridir.
3. Türkiye, Balkanlar’daki Bektaşi topluluklarıyla yakın kültürel ilişkilere sahiptir ve Bektaşiliği ortak tarihî mirasın bir parçası olarak görmektedir.
Bu nedenle Ankara’nın genel yaklaşımı, Bektaşi toplumunun dinî faaliyetlerine saygı göstermekle birlikte, Bektaşiliğin tarihsel köklerinin Anadolu’da bulunduğu gerçeğini vurgulamak yönündedir.
Özetleyecek olursak durum anahatlarıyla şöyledir:
* Arnavutluk’taki Bektaşi liderliği projeyi manevi ve sembolik bir egemenlik modeli olarak sunmaktadır.
* Türkiye’deki Bektaşiler arasında destekleyenler olsada desteklemeyenler eleştirenler daha baskındır.
* Türk devleti projeye açık bir karşı çıkış göstermemiştir, ancak Bektaşiliğin tarihsel merkezinin Anadolu ve Hacıbektaş geleneği olduğu görüşü Türkiye’de yaygındır.
* Konu, kültürel, tarihî ve diplomatik boyutları bulunmakta olup bazı kapalı noktaları ciddi soru işaretleri barındırmaktadır.