- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Derdi olanlar dik durmak zorunda-Abdullah ULUYURT
Derdi olanlar dik durmak zorunda-Abdullah ULUYURT
0 dk
Derdi olanların rahat duramadığı doğrudur. Derdi olanlar ellerinde imkanlar olunca çalışan ve hatta çalışmayan, imkanlar gidince de kenarına çekilen insanlar değildir. Onlar gününü gün etmek, yalan, iftira, riya ile başkalarını karalamak peşinde koşmazlar. Ya hayır konuşurlar yada susarlar. Konuşunca bir davaları vardır. Bu da onlara dert verir. Rahmetli Ahmet Arvasi'nin yıllar önce söylediği "hilal ve dokuz yıldızı mahsun bırakamam"sözünde olduğu gibi hak ve hakikat yanında olanlarında susmaması gerektiğini bilirler.
Bu satırları yazmamdaki gaye hepsi birer "sütten çıkmış ak kaşık" olan Kosova Türk gençlerinin Türkiye'de ve Kosova'da yaptığı mücadelede bir örnek olacak Kosova Türk Öğretmenler Derneği mücadelesinin bildiğim kısmının özetini buraya aldım.
Kosova'ya yapılan uluslararası müdaheleden hemen sonra Kosova Türk Öğretmenler Derneği Başkanı olan Müveddet BAKO ve beraberindeki heyet (Sadık KORO, Güler LİKA,Gani ŞİNİK,Bedrettin KORO, Abdül TAÇ) 1999 yılının Kasım ayında Ankara'da bir dizi temasta bulundular. Temasları çerçevesinde Devlet Bakanı Abdulhaluk Mehmet ÇAY'a da uğradılar. Durum tespitinde ve talepte bulundular. 1999yılının Mart ayından itibaren maaş alamayan öğretmenlere ve eğitimde çalışan diğer personele Kosova'daki Birleşmiş Milletler Sivil Yönetimi tarafından bir defaya mahsus 200 Alman Markı (100 ) verilmişti. Kosova'da zorunlu eğitim dili Arnavutça olmuştu. Kosova'ya müdahale sonrasında Türklerden büyük göç olmamıştı. Sınıflarda eğitime devam eden öğrenci sayısı aynıydı. Arnavutların Türkler ve Türkçeyle meselesi olmamasına, Şehirli Arnavutlar tarafından Türkçe bilinmesine ve kullanılmasına rağmen Uluslararası Sivil Yönetim Türk Dili kullanılmasını kaldırmıştı. Sanki Arnavutlar ile Türkler arasında mesele çıkarılması gayretindeydi. Resmi işlerde çalışan Türkler bir anda işsiz kalmıştı. Bu dönemde Priştine Üniversitesi Türkoloji Bölümü de çalışanlarının Türkiye'de olması dolayısıyla kapanmıştı. Bunlar heyetin 18 yıl önce tespit ve aktardıklarıydı.
Heyet geçiş döneminde öğretmenlerin ayakta kalabilmesi için mali yardım; Türkçe eğitim veren okullar ile sınıflara teknik destek ve okulların tamiri; kitap ve kırtasiye yardımı verilmesi talep ediliyordu, 1995 yılından bu yana bölgeye giden biri olarak bu isteklerin çok mütevazi olduğunu görüyordum. Müveddet BAKO "Kosova Türk toplumu içinağlayan kadındı" ama işte talepleri de bu kadar mütevazi idi.
Kosova'ya NATO müdahalesinin hemen sonrasında öncelikli mesele olarak eğitim meselesi düşünülüyordu. Soydaşlarla yakın ilgilenen Türkiye, Devlet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nın da talebi doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı'ndan dört kişilik heyeti 02-09 Nisan 2000 tarihinde Kosova'ya göndermiştir. Heyet herkesle ve her kurumla görüşerek uzun ve detaylı bir rapor yazmıştı. Ama asıl olan Türkiye'nin değil Kosova'daki Türk toplumunun "eğitimi mesele olarak alması"ydı ki öylede oldu.
Kosova Türk Öğretmenler Derneği, Kosova'daki Türk varlığının eğitimine yönelik siyasetin katılımcı bir ruhla belirlenmesi maksadı ile 1999 yılındaki NATO müdahalesinden sonra yeniden yapılanmıştı. 1999 yılında Kosova'daki Türk eğitiminin problemleri belliydi. Öğretmen kadrosunun çoğunluğu 55-60 yaşlarındaki öğretmenlerden oluşuyordu. Öğretmenlerin maaşı düşüktü. Öğretmenlerin öğretmenliklerine devam etmesi tamamen idealist ve biraz da "inat"tandı. Kitap noksandı. Müfredata uygun kitap yoktu. Bütün bunlar bir tarafa Türk öğretmenler dağınıktı ve müdahaleci güç ile yeni yapılanma tarafından tanınmıyor, yada tanınmak istenmiyordu. Kosova Türk Öğretmenler Derneği işte bu yüzden yeniden yapılandı. Büyük bir mücadele insanı ve kahraman rahmetli, Müveddet BAKO'yu ikna ederek yeni bir ivme kazanması için genç öğretmenlere devretmesini arzu ettiğimiz Kosova Türk Öğretmenler Derneği başta Orhan LOPAR, Mehmet BÜTÜÇ olmak üzere Fikrim DAMKA'nın başkanlığı yapmasını istemeleri ile ona devredilmişti.
Genç kadronun kararlı çalışmaları ve tanınma yolunda düzenledikleri ve daha sonra anlamsızca sonu getirilen Kurultaylar ile dikkat çekti ve uluslararası camianın takip ettiği bir yapılanma oldu. Daha sonra aşağıda ifade edileceği üzere Türkiye'den gelen bürokrat ve görevlilerin öne çıkması ile amaçlarını gerçekleştirmekten uzaklaştı. Türkiye'den giden öğretim görevlileri dahil kamu görevlilerin bir anda "Kosova Türklüğünü kurtarma ve düzeltme gayreti" zamanla kendilerini sorun haline getirdi.
Balkanlardan Gelen Öğrencilere Yardım Derneği'ne bağışlanan, toplanan 14940 kitap 8 Nisan 2000 tarihinde Kosova'ya gönderilmek üzere Prizrenliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği'ne teslim edildi. Prizrenliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği de kendi yaptıkları diğer yardımlarla birlikte Kosova'ya ulaştırdılar. Öncülüğü bu iki dernek yaparken asıl işin arkasında, bu kadar kitabın toplanması ve ulaştırılmasının arkasındaki kişi ise dönemin Devlet Bakanı Prof.Dr. Abdulhaluk Mehmet ÇAY vardı. Sn ÇAY, yardımda bulunan Kubbealtı Akademisi Kültür ve Sanat Vakfı'na, İhlas Holding'e, Türk Edebiyat Vakfı'na, Ders Kitapları A.Ş. ye yazduğı teşekkür yazısında sözkonusu kitapların Kosova Türk Öğretmenler Derneğine ulaştırıldığını, sözkonusu kitapların Türk öğrencilere kaynak yanında moral de verdiğini ifade ediyordu.
Kosova Türk Öğretmenler Derneği'ninkirada oturdukları mekan bir uğrak yeri oldu. Ama bu aynı zamanda Türk varlığını görmek istemeyen veya göz ardı etmek isteyenlerce tehdit olarak algılanmaya başladı. Çok gayret edilmesine rağmen Prizren Belediyesi tarafından bir bina tahsisi yapılmadı.
Sırbistan'dan ogün ayrılmayan Karadağ'ın da bir bölümünü kapsayan Sancak bölgesinde sonra nihayetlendirilen Sancak oyunları yapılıyordu. Boşnak nüfusun ekserisinin yaşadığı Sancak'ta heyecan ve hızla bütünleşme vardı. Sloganları "Tek Sancak" olan bu oyunlar spor müsabakaları, konserler içeriyordu. Bu oyunlara mecliste "ben sizden önce gittim demesede" Dr. Reşat DOĞRU ve heyeti katıldı. Heyette Gaziantep'in değerli ve gönül adamı valisi Lütfullah BİLGİN'de vardı. Heyet dönüşte Kosova'ya uğradı. Lütfullah BİLGİN bir ara mütevazi ve sabah meltemi kıvamında "birşey yapmak lazım" dediğini duydum. O zaman Kosova Türk Öğretmenler Derneği'nin rahmetli Müveddet BAKO'dan devralınan ve gözü gibi baktığı bir masası, sandalyesi ve biraz kitabı vardı. Sonra onlar için BAKO'dan çok zılgıt yedim... Vali BİLGİN Gaziantep'e döner dönmez Gaziantep Ticaret Odası ve Gaziantep Sanayi Odası'nın katkıları ile Kosova Türk Öğretmenler Derneği binasını donattı. Bir göz istendi iki göz verildi. Daha sonra Gaziantep'e giden dernek başkanı Fikrim DAMKA, Vali BİLGİN'e teşekkür plaketi verdi. Bu donanım çok iyiydi ve öğretmenlerin de moralini yerine getirdi, dernek prestijli bir yer oldu.
Mayıs 2000'de Kosova Türk Öğretmenler Derneğinin tefrişatı ile ilgili malzeme de uşaştırıldı. Bilgisayar masası, sandalyeleri, bilgisayarlar, televizyon, video, kitap dolapları, toplantı masa ve sandalyeleri, makam masası, koltuk, ....
Kosova'da bir taraftan da gençlere yönelik güzel projeler ortaya konmaya çalıştı. Bunlardan biri de daha önce Bulgaristan Türk gençleri için yapılan proje benzerinin Kosovalı gençler için yapılması idi. Kosova çapından 156 genç Türkiye'ye davet edildi. 2001 yılı Haziran ayı içinde gerçekleşen sözkonusu program İstanbul, Ankara, Konya, Manavgat, Anamur, Bursa, İstanbul ve Edirne'yi kapsıyordu. Gençler programlarını çok güzel bir şekilde tamamladılar ama devamında Bulgaristan'da olduğu gibi bir arkadaş grubu oluşturulamadı.
Kosova Türk Öğretmenler Derneği'nin bu çabaları gayretleri sürerken nedeni belli olmayan bir güç ise "Türk Öğretmenler Birliği" kurmak için gayret ediyordu. Burada amaç KDTP ye alternatif, nereden çıktığı belli olmayan ve daha sonra sönen Kosova Türk Temsil Kurulu'na benzer bir yapı amaçlanıyordu. 24 Kasım 2001 tarihinde Türk öğretmenlere verilen iftar yemeğinde bu husus dile getirilmiş, Kosova Türk Öğretmenler Derneği'nden daha kapsayıcı, dernek başkanları, her okuldan birer öğretmen ve yardımcısı, ebeveyin temsilcisi,mezun olmuş öğrenciler ve aydın kesimin yer alacağı söz konusu "Türk Öğretmenler Birliği"de kağıt üzerinde kaldı. Aslında bu da sonradan ortaya çıktı ki Türkiye kökenli ve bir çekemezliğinve beceriksizliğin sahaya yansımasından ibaretti.
Dernek bir taraftan da Türkiye ile yakın bağları olan Jupa ve Brod tarafındaki Boşnak ve Torbeşlerle de iletişim haline geçti. Burada maksat sadece Türklerin Derneği olmaması aynı zamanda gönül coğrafyamızada dokunmaktı. Türkiye'den gönüllü insanlardan toplanan eşyalar öğrenciler marifeti ile derneğe ulaştırılıyor, dernekte dağıtım yapıyordu. Yapılan her işte Kosovalılar vardı. İşin içinde idiler.
Dernek bir örnek olsun diye kendi bünyesinde birde Anaokul açıyordu. İstenen 40 öğrenci için masa, sandalye, öğretmen masası, halı, dolap ve raflar vs. temin edildi ve gönderildi.
Türk Öğretmenler Derneği'nin bir diğer faaliyeti olan 1. Kosova Türk Gençlik Şöleni 28 Temmuz 2002 de Prizrende gerçekleşti.
Kosova Türk Öğretmenler Derneği'nin Kosova'daki Türkler için bir Milli Eğitim Bakanlığı gibi çalışması gerektiğini düşünüyorduk. Bu amaçlarla Kurultaylar yapılması planlanıyor ve destek aranıyordu. Ayak sürümelere rağmen 22-23 Aralık 2003 tarihinde yapılacak olan Türkçe eğitimi ile ilgili Kurultaya TİKA destek verebileceği söylemişti.TİKA uzun süre Kosova Türk Öğretmenler Derneğine kira desteği verdi. Türkiye'den temin edilen Türkçe kitaplar gönderildi. Hatta bu gönderilen kitapların Türk çocuklarına verilmesi yerine İrfan MORİNA'nın başkanı olduğu Priştine Üniversitesi Türkoloji Bölümüne verilmesini ogünün TİKA Daire Başkanı Abdullah Kavaklı ve uzman Lale UĞUR ısrarla istiyordu. Prizren'deki genç öğretmenler ve Türkiye mezunları ise buna karşıydılar. Onlar kitapların dağıtılmasını istiyordu. Kosova Türk Öğretmenler Derneği başkanı Fikrim DAMKA ise üniversiteye verilmesini istiyordu.
Kısa sürede birlik beraberlik içinde hareket eden Kosova Türk Öğretmenler Derneği Kosova Türkleri için eğitim alanında bir umut oldu. Kosova Türklüğü ile Türkiye'nin haklarını takip eden bir dernek olmuştu. Bu konuda İtalya'nın (yada Fransa'nın) mali desteği ile Arnavutluk'ta bastırılan Kosova'daki okullara dağıtılan ve Türkiye'nin bir bölgesini Kürdistan, Ermenistan ve Pontus gösteren haritalara 2 Haziran 2003 tarihinde ilk tepkiyi koyuyor ve kamuoyunun dikkatini çekiyordu.
Kosova Türk Öğretmenler Derneği aynı zamanda Türkiye mezunlarının toplandığı bir yer olmuş, Türkiye'den mezun gençlerin ikibinli yıllarda teşviki için büyük gayret göstermişti.
Zamanla Kosovalı Türk öğretmenlerin kendi meselelerini konuştuğu, kararlar aldığı Kurultaylar Türkiye'den giden bürokratlar ve görevlilerin kendilerini gösterdiği/göstermeye çalıştığı yerler olmaya başladı. Hatta 18 Aralık 2004 tarihinde yapılan 3. Kurultay'a katılanlarla ilgili Kosova Türk Öğretmenler Derneği Başkanı, Kosova'yı bilmeyenlerin Kosova'ya proje ürettiklerini söylüyordu. Haklıydı. Kosovalı Türk öğretmenlerin tamamı pedogojik formasyon sahibi iken Türkiye'den giden hocalar kurs düzenleme gayretindeydiler. Yazmakta olduğum kitabımda detayını koyacağım.
Kurultay'da alınan kararların ne kadar isabetli olduğunu görebiliriz. Mesela 2004 yılında yapılan 3. Kurultay'da alınan kararlardan biri "Kosova'nın ayrılmaz bir parçası olan Türklerin "Kosova için standartlar" çerçevesinde "özyönetim geçici kurumlarının" her düzeyde eksiksiz ve adil temsil edilmesi, bu çerçevede yurt dışındaki okullardan mezun gençlerimizin değerlendirilmesi"ydi. Bu iddaalı talepler Kosova misyonlarına gönderildi.
Piriştine'de 15 Şubat 2004 Türk tarihinde öğretmenler için ofis açıldı. Deneğin açılışını ise Kosova Türk Eşgüdüm Bürosu Şefi Metin KILIÇ, Öğretmenler Derneği Başkanı Fikrim DAMKA yaptı. Açılışta Kosova Sağlık Bakanı Resmiye MUMCU ve Kosova Türk Taburu yetkilileri de hazır bulundular. Açılışta Başkan DAMKA yaptığı konuşmada "umarım, ülkede eğitim ve kültürün yayıcıları misyonunu üstlenen öğretmenler, bu ofis aracılığıyla Türkçe eğitimindeki sorunlara çözüm üretebilir" dedi. Törene katılan öğretmenler de bu ofisin Türk öğretmenler için çok faydalı olduğunu ifade ettiler.
Fikrim DAMKA'nın milletvekilliğine geçmesi ile selef olarak yerine Müferra ŞİNİK gelmişti. ŞİNİK çalışmalarından mümkün olduğu kadar yeni kanallarla Türkiye ile irtibat kurdu. Taleplerde bulundu ve hakikaten güzel kararlar alındı. Türk öğrenci ve öğretmenlerin istatistikleri tutuldu. Danışmanlığını yaptığım Devlet Bakanı Prof.Dr. Mehmet AYDIN'a yazdığı bir yazıda 2005/2006 öğretim yılında 1. Sınıfa kayıtlı Türk öğrenci sayısının 247 olduğunu; formasyonlu 115, formanyonsuz 50 olmak üzere165 Türk öğretmen olduğunu; 2004/2005 öğretim yılında da 237 Türk öğrencinin mezun olduğunu ifade ediyordu. ŞİNİK yazısının devamında "T.C. den gelecek olan hocalardan kurs düzenlemesini; müzik-resim dersleri ile ilgili öğrenci yetiştirmek; İpek, Mitroviça, Yanova, Dragaş, Brod gibi yerlerde Türkçe kurs açılmasını" taleplerini dile getiriyordu.
İşte 2004 yılı sonunda Kosova Türk Öğretmenler Derneği, bu şekilde iddaalı hale gelmişti. Daha önce Türkiye'ye gönderilen öğrencilerin seçiminde aldığı aktif rolü tekrar alabilmek için mücadele ediyordu.
Geçiş döneminde bir moral ve bir arada olunca başarının nasıl yakalanabileceğini gösteren Kosova Türk Öğretmenler Derneği imkansızlıklar içinde çok şey başardı. Alternatifler kurmaya çalışanlar başarılı olamadı. Ama yılmadılar ve yıktılar. Maalesef Kosova Türklerinin ulaştığı yeni makam ve mevkiler de bu tür amatör derneklerin!,Türklük mücadelesinin verildiği derneklerin yeri yoktu.
Sonra ne oldu?
Derdi olanların rahat duramadığı doğrudur. Derdi olanlar ellerinde imkanlar olunca çalışan ve hatta çalışmayan, imkanlar gidince de kenarına çekilen insanlar değildir. Onlar gününü gün etmek, yalan, iftira, riya ile başkalarını karalamak peşinde koşmazlar. Ya hayır konuşurlar yada susarlar. Konuşunca bir davaları vardır. Bu da onlara dert verir. Rahmetli Ahmet Arvasi'nin yıllar önce söylediği "hilal ve dokuz yıldızı mahsun bırakamam" sözünde olduğu gibi hak ve hakikat yanında olanlarında susmaması gerektiğini bilirler.
Burada ahirete yolculadığımız Kosova Türklüğünün mücadele insanlarını rahmetle anıyorum. Haklarını helal etmelerini temenni ediyorum.
Abdullah ULUYURT
TOGED Genel Başkanı
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor