EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

Dışarıdan Gelen Ebedî Yardıma Alışmış Bir Siyaset

 Dışarıdan Gelen Ebedî Yardıma Alışmış Bir Siyaset
9 Şubat 2026, 19:37

0 dk

Boşnak siyasetinin gerçek yüzü, son bir yıl içinde – özellikle Milorad Dodik hakkında verilen birinci derece mahkûmiyet kararından bu yana – hiç bu kadar net biçimde açığa çıkmamıştı.

Kendi kendini “en hızlı kurulan Bakanlar Kurulu” gibi sıfatlarla yücelten devlet iktidarı, bugün akortsuz bir orkestrayı andırmaktadır. Bu orkestrada, başını çoğunlukla Boşnakların çektiği probosna siyaseti ise yönünü kaybetmiş bir hâlde görünmektedir.

Republika Srpska’nın eski başkanı, bugün ise yalnızca SNSD partisinin lideri olan Milorad Dodik, bir yıl önce köşeye sıkışmış durumdaydı. Hakkında, bir yıl hapis cezası (ya da para cezasına çevrilmesi), altı yıl siyasi yasak ve devlet kurumlarıyla tam bir çatışmayı öngören birinci derece mahkûmiyet kararı vardı.

Tehditler savurdu, Republika Srpska Ulusal Meclisi’nde devlete karşı yasalar çıkardı, kurumların işleyişini bloke etti ve birçok süreci tamamen durdurdu. Hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve her şey siyasi kariyerinin sonuna gelindiği izlenimini veriyordu. Ancak Devlet Soruşturma ve Koruma Ajansı (SIPA), ardından da Bosna-Hersek Mahkemesi ve Savcılığı’nın verdiği tepkiler, devletin güçsüzlüğünü, korkaklığını ve siyasetçilerin bilgisizliğini gözler önüne serdi. En azından şu ortaya çıktı: Devlet kurumları, fiilî ve etkili bir güce sahip değil.

Zaman geçtikçe Dodik nefes almaya başladı ve nihayetinde Amerikan arabuluculuğuyla, tutuklanmadan Bosna-Hersek Mahkemesi’ne gitmeyi, yasaları geri çekmeyi ve siyasi olarak ayakta kalmayı başardı. Bu durum, son aylarda da açıkça teyit edildi.

Saraybosna merkezli Boşnak siyasetinin hiçbir vizyonu ve stratejisi olmadığı, geçen yıl boyunca net biçimde görüldü. Birinci derece mahkûmiyet kararından cesaret alan Saraybosna’daki partiler, Dodik’ten siyasi olarak “zarif” bir şekilde kurtulacaklarını düşündüler. Bu rehavet onları uyuttu; Dodik’i ise daha fazla çalışmaya, lobiciliğe daha çok para harcamaya ve Amerika’nın yanı sıra İsrail üzerinden de konumunu güvence altına almaya itti.

Bütün bu süreçte, büyük ölçüde 1990’ların diplomasisine sıkışmış, uluslararası toplumun bitmeyen vicdan borcuna ve merhametine alışmış Boşnak siyaseti ağırlıklı olarak reaktif davrandı. Dodik her hamle yaptığında ya da bir açıklama verdiğinde, Saraybosna’dan yalnızca tepkiler ve yargıya çağrılar geldi. Ancak yargı, o yolda tüm sınavlardan kaldı; bugün de kalmaya devam ediyor.

Öte yandan, az sayıdaki proaktif girişim ya ilk engelde durdu ya da somut sonuç üretmedi. Bugün bu proaktif siyasetin yok denecek kadar az olduğu, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Üyesi Željka Cvijanović, RS Geçici Başkanı Ana Trišić Babić ve Milorad Dodik’in Amerika ziyaretlerinden sonra verilen tepkilerden de açıkça görülmektedir. Tepkiler, önemi küçümseme ile aşırı abartma arasında gidip gelmektedir.

Bugün Dodik’in arkasındaki tablo şudur: Bir yıl içinde, Bosna-Hersek yargısından kaçan bir figürden; yaptırımı olmayan, Amerika’da görüşmelere katılan ve seçim zaferi kutlayan bir aktöre dönüşmüştür. Doğrudur; devlete karşı çıkardığı yasalar artık yoktur ve Bosna-Hersek Mahkemesi kararıyla entite başkanı olmadığını da kabul etmiştir. Ancak bunların tamamı, Saraybosna’dan gelen bir siyasi cevabın değil, Amerikan etkisinin sonucudur.

Bu nedenle Dodik’in, seçim gecesi – dün gece olduğu gibi – “Saraybosna’daki balijeler, Karan’ın ne yapacağını gördüklerinde beni arayacaklar” demesi; siyasetin ve kurumların Dodik’e ne kadar alıştığını göstermektedir. Bu tür hakaretler karşısında siyaset çaresiz kalmakta, yargı ise hiçbir şey duymamış gibi davranmaktadır. Zaten Bosna-Hersek Mahkemesi, Banja Luka’daki mahkemeye Dodik’in SNSD başkanlığının sicilden silinmesini dahi emredemiyorken, ne yapılabilir?

Bu tablo, Bosna-Hersek’te mahkeme kararlarının, ya siyasetin onayı ya da Amerika’nın “amin”i olmadan nihai olmadığını göstermektedir. Bu senaryoyla Amerika, Dodik’i belki entite başkanlığı makamından uzaklaştırdı; ancak gücünü elinden almadı. Güç, kendi siyasetini üretmeyen, sürece hazırlıksız giren ve uluslararası toplumun yönlendirmesiyle hareket eden Saraybosna’daki partilerin elinden alındı. Bugün yaşananlara karşı net ve proaktif bir cevapları yoktur.

Yazan: Semir Hambo
Türkçe: M. Tevfik Yücesoy

 

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing