Dudić: Özür ve yasal İslam Birliği’ne dönüş olmadan uzlaşma yok
0 dk
(Haber ayrıntı: M.Tevfik Yücesoy)
Sırbistan’daki İslam Birliği Meşihatı Başkanı ve Sancak Müftüsü Mevlud Dudić, son günlerde medya ve sosyal ağlar aracılığıyla yayılan “uzlaşma ve birlik” iddiaları hakkında kamuoyuna açıklamada bulundu.
Dudić, yaptığı açıklamada, liderliğini yürüttüğü İslam Birliği’nin, ulemasının ve cemaatinin bu hassas soruna kalıcı ve gerçek bir çözüm istediğini vurgularken, herhangi bir diyalog için açık şartlar ortaya koydu.
2007 yılı Ekim ayı başında, Adem Zilkić liderliğindeki bir grup imamın, yerel ve devlet düzeyindeki siyasi aktörlerin desteğiyle “darbe girişimiyle İslam Birliği’nin yasal yönetimini devirmeye çalıştığını” hatırlattı.
“Bunda başarılı olamayınca, güç ve suç unsurlarının yardımıyla cemaatin bir kısmını kopardılar ve ardından paralel yapılar oluşturdular” diyen Dudić, bu yapıların bugün Sancak’ta Senad Halitović tarafından yönetildiğini belirtti.
Müftü, uzlaşma şartları konusunda net konuştu:
“2007’deki darbe girişimine katılarak cemaatten ayrılanların uzlaşmadan söz etme hakkı yoktur. Onların konuşması gereken şey, yasal İslam Birliği’ne geri dönmek ve özür dilemektir. Bu, kabul, affedilme ve uzlaşmanın ön şartıdır.”
Uzlaşmanın arabuluculuk yoluyla sağlanabileceğini düşünenlere de seslenen Dudić, çabaların, ayrılanların herhangi bir şart öne sürmeden Birliğe geri dönmelerini teşvik etmeye yöneltilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca geri dönenlere “geniş gönüllü ve kardeşçe” davranılacağı güvencesini verdi.
Dudić, İslam Birliği’nin kendi normatif düzenlemeleri ve ilkelerinden hiçbir şart altında taviz vermeyeceğini vurgulayarak, Birliğin anayasasının, özerkliğinin, bölgedeki diğer İslam topluluklarıyla kardeşlik ilişkilerinin ve ruhani merkezinin Sarajevo’da bulunmasının “tartışma konusu olamayacağını ve alternatifi olmadığını” söyledi.
Son olarak, Meşihat’ın 33 yıllık faaliyetlerinin, özellikle 2007 darbe girişimi sonrası dönemin, İslam Birliği’nin hangi ilke ve hedefler üzerine kurulu olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
***
*Durum özeti*
Sırbistan’daki Müslüman dini idarelerdeki ihtilaf ve ayrılık, 2007’de yaşanan bölünmeden kaynaklanıyor ve halen devam ediyor. Şu anda iki ayrı Müslüman dini idare (İslam topluluğu) var.
Ayrılığın Nedeni ve Tarihi
Yugoslavya döneminde Sırbistan’daki (özellikle Sancak/Sandžak bölgesi) Müslümanlar, Bosna-Hersek’teki İslam Birliği’ne (Saraybosna merkezli) bağlıydı.
Yugoslavya’nın dağılmasından sonra Sancak Müslümanları kendi teşkilatlarını kurdu ve Saraybosna’daki reisülulemayı üst otorite kabul etti.
2007’de büyük bir ayrılık yaşandı:
Sırbistan devleti (dönemin hükümeti), Belgrad merkezli bağımsız bir “Sırbistan İslam Birliği”ni (Islamska zajednica Srbije - IZS) resmen tanıdı ve kayıt altına aldı. Bu, Novi Pazar merkezli ve Bosna-Hersek’e bağlı olan yapıyı (Islamska zajednica u Srbiji) rakip hale getirdi. Ayrılık siyasi destek, liderlik rekabeti ve vakıf malları gibi maddi konulardan beslendi.
Bu bölünme, Sancak’taki Boşnak Müslümanlar arasında derinleşti ve aileleri, camileri, vakıfları dahi etkiledi. Devlet iki tarafı da muhatap alarak ikili oynadı, bu da gerilimi artırdı. Uzlaşma girişimleri oldu ama kalıcı çözüm sağlanamadı.
Kaç Müslüman Dini İdare Var?
İki ana resmi/idari yapı var (her ikisi de devlet tarafından tanınıyor ve faaliyet gösterebiliyor):Sırbistan İslam Birliği (Islamska zajednica Srbije - IZS, Belgrad merkezli):Reis-ul-ulema (başmüftü) önderliğinde.
Üç meşihat (bölgesel idare): Belgrad, Novi Pazar (Sancak) ve Preševo…
Bağımsız yapıya sahipler.
Sırbistan’daki İslam Birliği / Meşihat (Islamska zajednica u Srbiji, Novi Pazar merkezli):Müftü Mevlud Dudić önderliğinde.
Bosna-Hersek İslam Birliği’ne (Saraybosna) bağlı.
Özellikle Sancak’ta güçlü.
Bu iki yapı arasında isim benzerliği, yetki ve mal paylaşımı gibi konularda davalar ve gerilimler sürüyor (örneğin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınan şikayetler).
Ek Bilgiler:
Sırbistan’da Müslüman nüfus yaklaşık %3-4 civarında (çoğunlukla Boşnaklar Sancak’ta, Arnavutlar Preševo Vadisi’nde). İki idare de cami, medrese, vakıf işleri ve dini eğitimi yönetiyor ancak bölünme toplumu zayıflatıyor.
Devlet laik olsa da geleneksel dinler arasında İslam’ı tanıyor, fakat iç ayrılıklar Müslümanları dezavantajlı kılıyor.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor