- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Dünya Kadınlar Günü Vesilesiyle
Dünya Kadınlar Günü Vesilesiyle
0 dk
İslam Perspektifinde Kadın: Hakikat ile Uygulama Arasındaki Mesafe
Yazan: M.Tevfik Yücesoy
Dünya Kadınlar Günü, yalnızca bir kutlama günü değil; aynı zamanda insanlığın vicdanını yoklama günüdür. Kadının onuru, güvenliği ve değeri konusunda dünyada hâlâ ciddi problemler yaşanırken, özellikle İslam adına yapılan bazı yanlış uygulamalar da çoğu zaman dinin hakikatini gölgede bırakmaktadır. Bu nedenle önemli bir ayrımı net şekilde ortaya koymak gerekir: İslam’ın öğrettiği kadın anlayışı ile bazı toplumlarda görülen uygulamalar her zaman aynı değildir.
Bugün dünyanın birçok yerinde kadın istismarı, şiddet, zorla evlendirme, eğitimden mahrum bırakma gibi ağır sorunlar yaşanmaktadır. Ne yazık ki bu yanlışların bir kısmı zaman zaman “din” adına yapılmakta ve İslam ile ilişkilendirilmektedir. Oysa hakikat tam tersidir. Bu tür uygulamalar İslam’ın ruhu ile bağdaşmaz. Çünkü İslam’ın temel ilkesi adalettir, merhamettir ve insan onurunun korunmasıdır.
Kur’ân-ı Kerîm kadın ile erkeği aynı yaratılışın iki emaneti olarak tanımlar. Yüce Allah şöyle buyurur:“Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.”
Bu ayet insanlığın ortak özünü hatırlatır. Kadın erkeğin gölgesi değil, onunla birlikte hayatın sorumluluğunu taşıyan bir emanettir. İslam’ın değer ölçüsü cinsiyet değil, takvadır. Allah katında üstünlük yalnızca ahlak, iman ve sorumluluk bilinci ile ölçülür.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) kadınlara karşı davranış konusunda insanlığa evrensel bir ölçü bırakmıştır:“Kadınlar size Allah’ın emanetidir.”
Başka bir hadisinde ise şöyle buyurur:“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi davranandır.”
Bu sözler, İslam’da kadının korunması gereken bir zayıflık değil; saygı duyulması gereken bir emanet olduğunu gösterir.
İslam tarihi incelendiğinde kadınların yalnızca aile hayatında değil, ilimde, ticarette, toplum hayatında ve hatta siyasi meselelerde önemli roller üstlendiği görülür. Bunun en güzel örnekleri İslam’ın ilk neslinde görülmektedir.
Hz. Hatice (r.a.), İslam tarihinin en güçlü ve saygın kadın şahsiyetlerinden biridir. Başarılı bir tüccar, güçlü bir karakter ve Peygamber Efendimizin en büyük destekçilerinden biri olmuştur.
Hz. Aişe (r.a.), İslam ilim tarihinde en önemli hadis ve fıkıh âlimlerinden biri kabul edilir. Yüzlerce sahabe ondan ilim öğrenmiştir.
Hz. Fatıma (r.a.), ahlakı, iffeti ve duruşuyla Müslüman kadınlar için bir örnek olmuştur.
Hz. Nusaybe bint Ka‘b (Ümmü Umâre) ise Uhud savaşında Peygamberimizi korumak için canını ortaya koymuş ve cesaretiyle tarihe geçmiştir.
Daha sonraki asırlarda da birçok büyük Müslüman kadın ilim, eğitim ve hayır faaliyetlerinde öncü olmuştur. Hadis âlimleri, müderrisler, vakıf kurucuları ve toplum liderleri olarak İslam medeniyetine katkı sağlamışlardır.
Bu gerçekler bize önemli bir hakikati hatırlatır:İslam kadını hayatın dışına itmemiş; aksine onu toplumun onurlu bir parçası olarak kabul etmiştir.
Bugün yapılması gereken şey, İslam’ın bu asli ruhunu yeniden hatırlamak ve din adına yapılan yanlış uygulamalarla mücadele etmektir. Çünkü kadına yapılan haksızlık yalnızca bir insana değil, insanlığın geleceğine yapılmış bir haksızlıktır.
Unutulmamalıdır ki bir toplumun medeniyet seviyesi, kadınlarına verdiği değerle ölçülür. Kadın; anne olarak merhametin, öğretmen olarak hikmetin, toplumun yarısı olarak da medeniyetin taşıyıcısıdır.
Bu nedenle Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle şu çağrıyı yapmak gerekir:Kadını koruyan, saygı gösteren ve ona hak ettiği değeri veren bir toplum inşa etmek yalnızca sosyal bir sorumluluk değil; aynı zamanda ahlaki ve dini bir görevdir.
Kadın onurluysa toplum onurludur.Kadın güçlü ise gelecek güçlüdür.
Bütün kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü saygıyla tebrik ediyorum.
Selam ve dua ile...
Mart-2026 İstanbul
Yorumlar (0)
Son Haberler
Tüm Haberler
Belediyeler Arası Ortaklık Gündemdeydi
Cakolli: Bu Aşamada Seçimler En Kötü Seçenek
Kurti: QUINT Büyükelçileriyle Görüşmede Son Siyasi Durum Gündeme Gelmedi