Bosna-Hersek İslam Birliği’nde 14 yıllık liderlik, ilim hayatı, savaş yılları ve kurumsal dönüşüm
Bosnalı akademisyen ve yazar Prof. Dr. Enes Karić, kaleme aldığı kapsamlı değerlendirme yazısında Bosna-Hersek İslam Birliği’nin 13. Reisüluleması Dr. Husein-ef. Kavazović’in hayatını, ilmî kişiliğini, savaş yıllarındaki mücadelesini ve 2012-2026 yılları arasındaki reisülulemalık dönemini ele aldı.
Karić, Kavazović’in görev süresini değerlendirirken özellikle İslam Birliği’nin kurumsal gelişimine, uluslararası ilişkilerine ve kurum içerisindeki birlik ve huzurun korunmasına dikkat çekti.
İlim yolculuğu: Gradaçats’tan Kahire’ye, Saraybosna’dan Cornell’e
3 Temmuz 1964 tarihinde Bosna-Hersek’in Gradaçats şehrine bağlı Jelovče Selo’da dünyaya gelen Husein Kavazović, ilk eğitimini doğduğu bölgede tamamladı. 1983 yılında Saraybosna Gazi Hüsrev Bey Medresesi’nden mezun oldu.
Ardından Mısır’a giderek Kahire’deki dünyaca tanınmış Ezher Üniversitesi Şeriat Fakültesi’nde 1985-1990 yılları arasında İslam hukuku eğitimi aldı.
Akademik çalışmalarını ilerleyen yıllarda Saraybosna Üniversitesi İslam İlimleri Fakültesi’nde sürdüren Kavazović, Mayıs 2012’de yüksek lisansını, 15 Şubat 2017’de ise doktorasını tamamladı. Ayrıca 2002 yılında ABD’de Cornell Üniversitesi’nde akademik çalışma ve incelemelerde bulundu.
Kavazović, özellikle İslam hukuku, Hanefî fıkhı, vakıf hukuku ve şer‘î hukuk sistemlerinin modern hukukla ilişkisi üzerine önemli eserler kaleme aldı.
Başlıca eserleri arasında şunlar bulunuyor:
-
Şer‘î Aile Hukukunun İki Kodifikasyonu
-
İlk Şer‘î Mal Hukuku Kodifikasyonlarında Şer‘î Eşya Hukuku
-
Vakıf Hukukuna Giriş
-
Hanefî Hukuk Ekolü Temelinde Şer‘î Medeni Hukukun Kodifikasyonu
-
Mu‘tezile’de Doğal Hukuk
Karić, bu çalışmalarıyla Kavazović’in yalnızca geleneksel dinî eğitimle yetinen bir isim olmadığını, çağdaş hukuk ve bilimsel gelişmeleri de takip eden bir İslam hukukçusu kimliği taşıdığını vurguluyor.
Savaş yılları, esaret ve Tuzla müftülüğü
Ezher Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Bosna-Hersek’e dönen Kavazović, 1990-1992 yılları arasında Srebrenik ve Gradaçats bölgelerinde imamlık yaptı.
Bosna-Hersek’e yönelik saldırıların başlamasıyla Nisan 1992’den itibaren Bosna-Hersek Ordusu saflarında görev aldı.
1993 yılında Tuzla Müftüsü olarak seçilen Kavazović, aynı yıl hayatının en zor dönemlerinden birini yaşadı. Zagreb’den Tuzla’ya dönen Boşnak heyetiyle birlikte Jablanica yakınlarında Hırvat Savunma Konseyi (HVO) tarafından esir alındı.
Altı aydan fazla süren esaret döneminde ağır şartlarla karşılaştı ve fiziksel şiddete maruz kaldı. Dönemin Reisüluleması Mustafa Cerić, Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç ve bazı dinî şahsiyetlerin girişimlerine rağmen esaret süreci uzun sürdü.
Enes Karić, bu dönemin Kavazović’in hayatında derin izler bıraktığını belirterek onun ileride kaleme alacağı hatıratın Bosna-Hersek’in yakın tarihi açısından önemli bir kaynak olabileceğini ifade ediyor.
Kavazović’in 1993-2012 yılları arasındaki Tuzla müftülüğü dönemi, savaşın yıkımı ve savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinin iç içe geçtiği bir dönem oldu.
Bu süreçte:
-
1993 yılında Behram Bey Medresesi yeniden faaliyete geçirildi.
-
Savaşta yıkılan camilerin yeniden inşası için çalışmalar yürütüldü.
-
Srebrenitsa ve çevresindeki Müslümanların ihtiyaçlarıyla yakından ilgilenildi.
-
Göçmenlerin ve savaş mağdurlarının barınma ve insani yardım ihtiyaçlarına destek verildi.
-
Geri dönüş yapılan bölgelerde imam ve din hizmetleri yapılanmasının yeniden oluşturulması için çalışıldı.
-
2004 yılında Smoluća’da Psikoaktif Madde Bağımlılarını Rehabilitasyon Merkezi (CROPS) kuruldu.
Karić, özellikle Srebrenitsa başta olmak üzere Podrin bölgesindeki Müslümanların yaşadığı büyük acıların Kavazović’in müftülük dönemini şekillendirdiğini belirtiyor.
Yazıda, Kavazović’in yakın çalışma arkadaşlarından Vahid-ef. Fazlović’in de bu süreçte önemli rol oynadığı ifade ediliyor.
2012-2026: Bosna-Hersek İslam Birliği’nde 14 yıllık reisülulemalık
Husein Kavazović, 2012 yılında yapılan seçimlerde Bosna-Hersek İslam Birliği’nin 13. Reisüluleması olarak seçildi. 2019 yılında yeniden seçilerek iki dönem boyunca, toplam 14 yıl bu görevi yürüttü.
Enes Karić’e göre Kavazović, Tuzla müftülüğü dönemindeki çalışkanlığı, yönetim tecrübesi ve uzlaşmacı kişiliği sayesinde İslam Birliği içerisinde güçlü bir konum elde etti.
Reisülulemalığı döneminde gerçekleştirilen en önemli çalışmalardan biri, İslam Birliği’nin idari ve kurumsal yapısının yeniden düzenlenmesi oldu.
Riyaset bünyesinde çeşitli yönetim birimleri oluşturuldu, bu birimlerin sorumlulukları ve yöneticilik yapıları belirlendi. Ayrıca Müftüler Konseyi, dinî konuların ele alındığı ayrı bir kurumsal yapı olarak güçlendirildi.
Karić, bu yapılanmanın İslam Birliği’nin yönetim kapasitesini artırdığını, ancak merkezî yönetimin beraberinde ciddi idari ve mali sorumluluklar da getirdiğini belirtiyor.
Kavazović döneminin öne çıkan projeleri
Kavazović’in iki dönemlik görev süresinde İslam Birliği bünyesinde çok sayıda proje gerçekleştirildi.
Bunların başlıcaları şöyle sıralanıyor:
-
Riyaset yönetim binasının inşaatının tamamlanması.
-
İslam Birliği Öğrenci Merkezi’nin tamamlanarak hizmete açılması.
-
Medreselerin ve İslam fakültelerinin mali ve kurumsal yapılarının güçlendirilmesi.
-
İslam Birliği dışında faaliyet gösteren bağımsız dinî yapıların ve cemaatlerin durumunun ele alınması.
-
Evlilik ve Aile Programı’nın başlatılması.
-
Gençlik Ağı (Mreža mladih) çalışmalarının hayata geçirilmesi.
-
İslam medeniyeti ve kültürünü tanıtan “Pod nebom vedre vjere” sergisinin düzenlenmesi.
-
Dinî, akademik ve kültürel yayınların artırılması.
-
Medrese ve üniversiteler için ders kitapları ve eğitim materyallerinin hazırlanması.
-
İslam Birliği’nin idari işleyişini düzenleyen yönetmelik ve mevzuat çalışmalarının tamamlanması.
Karić, Kavazović’in özellikle kurumsal düzenlemelere ve yazılı mevzuata önem verdiğini, İslam Birliği’nin faaliyetlerinin belirli kurallar çerçevesinde yürütülmesi için uzun yıllar çaba gösterdiğini ifade ediyor.
Uluslararası ilişkiler ve Bosna-Hersek Müslümanlarının temsili
Kavazović döneminin önemli başlıklarından biri de Bosna-Hersek İslam Birliği’nin uluslararası alandaki görünürlüğünün artırılması oldu.
Karić, Reisülulema Kavazović’in Avrupa ülkelerinde ve İslam dünyasında çok sayıda temas gerçekleştirdiğini belirtiyor.
Bu kapsamda Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile Budapeşte’de, Almanya’da çeşitli bakanlarla Berlin’de ve
İngiltere’de önemli isimlerle görüşmeler gerçekleştirildi.
ABD ziyaretleri de Bosna-Hersek Müslümanlarının Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunun vurgulanması ve İslamofobik yaklaşımlara karşı mücadele bakımından önemli görüldü.
Kahire ve Mısır’daki dinî kurumlarla, Körfez ülkeleriyle geliştirilen ilişkiler de bu dönemin dikkat çeken diplomatik faaliyetleri arasında yer aldı.
Karić’in özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de Kavazović’in Türkiye ile ilişkileridir.
Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ile kurduğu dostluk ve geliştirdiği iş birliğini iki dinî lider arasındaki güvenin önemli bir örneği olarak nitelendiriyor.
Karić’e göre Kavazović, din ile devletin birbirinden ayrılığı ilkesine bağlı kalırken Bosna-Hersek’in siyasi ve diplomatik sorunları karşısında Müslümanların beklentilerini de dikkate alan bir temsil görevi yürüttü.
En büyük başarısı: İslam Birliği’nde huzur ve birlik
Enes Karić’in değerlendirmesinin en dikkat çekici bölümü, Kavazović’in 14 yıllık görev süresinde İslam Birliği’nin iç huzurunu ve kurumsal bütünlüğünü korumasına ilişkin tespitleri oldu.
Karić, Kavazović’in en büyük başarısının yalnızca tamamlanan projeler, kurulan kurumlar veya uluslararası temaslar olmadığını belirtiyor.
Ona göre Kavazović, farklı görüşlerin ve yönetim anlayışlarının bulunduğu İslam Birliği içerisinde dengeyi korumayı, kurumun birlik ve beraberliğini sürdürmeyi başardı.
Yazar, Kavazović’in yönetim tarzını sakin, temkinli, uzlaşmacı ve sabırlı olarak tanımlıyor. Onun, yüksek sesli tartışmalardan ve gereksiz gerilimlerden uzak durarak kurumsal istikrarı öncelediğini ifade ediyor.
Karić, yazısının sonunda Kavazović’in dönemini değerlendirirken şu hususu özellikle öne çıkarıyor: İslam Birliği’nin içinde barışın, huzurun ve iç uyumun korunması, onun en önemli ve kalıcı mirasıdır.
Genel değerlendirme
Enes Karić’in bu yazısı, Husein Kavazović’in hayatını ve 14 yıllık reisülulemalık dönemini yalnızca bir dinî liderin biyografisi olarak değil, Bosna-Hersek İslam Birliği’nin savaş sonrası yeniden yapılanma, kurumsallaşma ve uluslararası temsil sürecinin bir parçası olarak ele alıyor.
Kavazović’in Ezher’de başlayan akademik yolculuğu, savaş yıllarında yaşadığı esaret, Tuzla müftülüğündeki hizmetleri ve ardından gelen iki dönemlik reisülulemalığı, Bosna-Hersek Müslümanlarının yakın dönem dinî ve kurumsal tarihinin önemli kesitlerini oluşturuyor.
Karić’in yazısında öne çıkan temel mesaj ise şu: Bir dinî kurumun başarısı yalnızca inşa ettiği binalar, gerçekleştirdiği projeler ve uluslararası ilişkileriyle değil, kendi içindeki birlik ve huzuru ne ölçüde koruyabildiğiyle de ölçülür.