- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Ercan Şilik
Ercan Şilik
0 dk
Ne ithamlara yüz döndü bu beden, kıyasıya direndi leke sürenlere. Sevgiler yazılan destanlarla dile getirilemedi elbet, fakat sonuç bir ufacık zerre tad katmaktı yüce ruha. Yaşanılan acılar ve yaşamak zorunda kaldığımız fevr-i zorluklar bize dile getirilemeyecek duygularımızı lisana dökme kabiliyetini verdi. Her ne yaşanmışsa yaşansın, kılcık damarlarımızı her ne mesken tutmuşsa tutsun bize hep geçmişi anısatmayı başardı. İşte Türklüğüm geçmişimden başladı. Daha ben yok iken, daha babam , anam , dedem , ninem daha biz yok iken bu topraklarda. Daha atalarımız göçmeden Asya'nın bozkırlarından biz oradaydık , ben oradaydım. İşte benim Türklüğüm , hanların ve hakanların dev gibi Çin Hükümdarlığına karşı koymaya başladığı zamanlarda başladı. Atalarım yazıtlarında taşa dökülmüş kutsal kelimelerde insanoğlunun öğütleri aşılandı geleceğe. Dar geldi o çakıl taşlı bozkırlar, sığamadılar bir türlü Orta Asya'ya. Nice savaşlarla Anadolu'nun bağrına sığındı benim türklüğüm. Fani dünyanın ortası bu Anadolu toprakları, yüce Allahın verdiği zenginliklerle bezenmiş ve süslenmişti. Anadolu topraklarında Müslümanlığa erdi benim Türklüğüm. Nice ki Hz. Mevlana buldu ruhdaşı Şem-i Tebriziyi , benim Türklüğümde kendini Türk yapan İslamı seçti bu topraklarda. Müslüman Türk oldu , Türk de müslüman oldu uzun yıllar ve yollardan sonra. İşte benim Türklüğüm, İslamı ve Türklüğümü ayrılmaz candaş ,ruhdaş , yoldaş ve kardaş bilen, eksikliğimi tamamlayan maneviyatım. Evliya Çelebi ile gezdim, bildim ve okudum zamanında. Yunus Emre'nin dile getirdiği dizeler yoluma yoldaş başıma tac oldu. Ehl-i Beyt kanından yüce zatlar İslamı öğretti ruhuma. Hz. Pir Albülkadir Geylani ile tanıdım tasavvuf ilmini. İşte benim Türklüğüm, Melikşah Han'dan Alparslan Han'a kadar dem tutupta ağıtlara , şahlandı namelerle. Gelince gönüllere ferahlık din ve ilim ile, garba yöneldi içimdeki bu kan. Garp ki ne garp, edep bilmez , Allahtan korkmaz ,secdeye yatmaz, nimetlere şükretmez insanoğlunu barındırır içinde. Gün gelir , kader yazar Osmanlının doğuşunu. Safha safha , fersah fersah ilerlemiş ilm-i ve dini duygularla bürünmüş Türklüğüm Anadolu'nun küçük bir bölgesine sığamamış üç kıtaya dinimi,örfümü,adetimi,kanımı,şanımı ve nefesimi yaymış. Siz deyin cihan oynamış yerinden, ben diyeyim ruha hakkı kazandıran İslam şahlanmış 620 yıl boyunca. Zat-ı alinize hitap ederim ki, ben de yol boyunca su olmuşum akmışım dur durak bilmeden garba. Horosandaymış babamın ataları, koyun sürülerini yöneltmişler, garba açmışlar gönüllerini sılaya doğru. Gide gide Karadeniz ,Istanbul ,Selanik derken varmışlar Balkanların kalbine. Varmışlar Kosova'ya torbaları elinde,anavatanları kalplerinde , Fatih Sultan Mehmet Han'ın fermanı ile Evlad-ı Fatiha olmuşlar. Gün gelmiş koyun yemekleriden yemek yapan aşçı,gün gelmiş çiftçi,kahveci olarak çalışmışlar. Bir lokma kendilerine iki lokma evlatlarına ayırarak,her an yaradana şükrederek bizi yani beni yetiştirmişler. Haramdan uzak,helalden ivme kazanarak dönmüşler kader çarkında. İşte benim Türklüğüm, Ertuğrul Bey ile garbı delmiş ,Osman Bey'in öğütleri ile yücelmiş, Sultan Murat Hüdavendigar'ın azmi ile zafere ulaşıp şehit düşmüş, Hz.Mevlana'dan edep almış, Fatih'in sözüne söz gözüne göz olmuş. Ne mutlu ki bana Fatih'e yaraşır evlad olabildiysem. Kainata hüküm süren Osmanlı'nın sonunu getirdiklerini zannedenler bir daha hüsrana uğradı Mustafa Kemal'in doğuşuyla. Selanik'ten doğan güneş,yeni dünya düzenine Türkiye Cumhuriyetini kattı. Tarihin sayfalarına sığamayan,kelimelerle ifade edilemeyen,cephelerde askerin ,anaların,babaların azim ve desteklerini yanına alarak nice zaferleri halkın içinden biri olarak halkla kazandı Mustafa Kemal. Osmanlı'nın şanlı yükselme döneminden sonra Türk ulusuna önder oldu Atatürk. İşte benim Türklüğüm, savaşlarda tek yürek tek bilek, anadan yardan ayrı kalsa bile vatanına yaren olan, Mustafa Kemal'e yoldaş, Nazım Hikmet'in şiirleriyle sılaya adaş, Necip Fazıl'ın mısralarını adabına,edebine direk bilendir. Türklüğüm geçmişten, bilinmeyenlerin bilinmediği,sorulan suallere cevap aramakta aciz kalınanlardan başladı. Sorgulanamayan mevzulardan taştı, aştı dağları , geçti düşmanı yerleşti şu bir gün duracak kalbimin ortasına. İslamın kardeşi oldu ve İslamdan ahlakı, edebi,saygıyı ve sevgiyi aşıladı kendine. Şimdi sorarım size; Ne imiş milliyetçilik?
Milliyetçilik geçmiş veya tarih bilmek değil midir? Değil midir canda yaşatmak Allah,Peygamber,Ehl-i Beyt, ana, baba, kardaş ve vatan sevgisini?
Eğer buraya kadar okuduysanız yazdıklarımı, ne gerek var gürleye gürleye ben milliyetçiyim demeye. Gereği ne canda olanı, ayrımcılığa,farklılığa atfetmek. Hanlarımızdan , hakanlarımızdan verilen öğütler insanlığa değil miydi? Allahın sözleri Peygamberimiz vesilesi ile insanlığa gönderilmedi mi? Sultanlarımızın maksadı İslamı , edebi, ahlakı ,dürüstlüğü,kardeşliği,sevgiyi insanoğluna yaymak değil miydi? Mustafa Kemal Atatürk'ün gerçekleştirdikleri sulh-e dayalı cihan saadetini vurgulamak değil miydi?
Şimdiki zamana dönmüş olursam,ben milliyetçiliğimi kendi içimde kimseye laf atmadan,kimseyi kırmadan , yaradılanı yaradandan ötürü severek yaşamayı tercih ediyorum . Kosova'da yaşayan Türk evladı olarak, dinimi,kavmimi,tarihimi,atamı bilerek Türklüğümü ancak ve ancak Kosova'nın her halkına yardım ederek yaşatmaya çalışacağım. Neylesin mertebe, şan, şöhret müptelası olanlar benim Türklük sevgim karşısında. İnsan acizliğini kullananlar, milliyetçilikle beslenenler, fitne ve fesat koyanlar,barışa tuzak kuranlar,evinde ekmeği olmayanı düşünmeyenler,kardeşliği menfaatleri için bozanlar, bir an için ne yaptıklarını düşünsünler. Benim Türklüğüm birilerin kazanması için satılık değildir canlar. Eğer ezelden beri yaşatmışsam Türklüğümü, ne bir ideolojik akıma, ne politik kazanca ne de ayrımcılığa veririm Türklüğümü. Bırakın bende kalsın, bırakın dinimi ,dilimi,hürriyetimi kendi içinde yaşayayım.
Not : Yazdigim metini Kosova Turklerini temsil edenlere ve etmeye calisanlara atfediyorum...
ERCAN ŞİLİK 24.11.2010
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor