- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Filistin’in Büyükelçisi: Bosna-Hersek silinme korkumuzu en iyi anlıyor,
Filistin’in Büyükelçisi: Bosna-Hersek silinme korkumuzu en iyi anlıyor,
0 dk
(Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy)
Filistin’in Bosna-Hersek Büyükelçisi Sylvia Abu Laban, Gazze’deki yıkımın ardından ve Batı Şeria’daki gerilimlerin sürdüğü bir dönemde Filistin halkının yaşadığı zorlukları kapsamlı biçimde anlattı.
Temel mesajlar ve diplomatik öncelikler
Abu Laban, görevinin başında üç ana hedef belirlediğini ifade ediyor:
* Filistin ile Bosna-Hersek arasındaki siyasi, kültürel ve kurumsal ilişkileri güçlendirmek
* Filistin’in sesini Avrupa’da daha güçlü ve doğru bir şekilde duyurmak
* Filistin meselesinin “iki eşit taraf arasında bir çatışma” olarak değil, bir işgal gerçeği olarak anlaşılmasını sağlamak
Ona göre Filistin meselesi sadece insani değil, aynı zamanda siyasi ve hukuki bir konudur.
Kudüs’te ibadet özgürlüğü tartışması
Büyükelçi, özellikle Kudüs’te hem Müslümanlar hem de Hristiyanlar için ibadet özgürlüğünün kısıtlandığını belirtiyor.
Kutsal Kabir Kilisesi’ne erişimin engellenmesini “tehlikeli bir emsal” olarak nitelendiriyor.
Bu tür uygulamaların:
* Tarihi “statüko”yu bozduğunu
* Kutsal mekânların kontrolünü tek taraflı hale getirdiğini
* Din özgürlüğünü bir “izin mekanizmasına” dönüştürdüğünü savunuyor
Filistinli Hristiyanların durumu
Abu Laban, Filistinli Hristiyanlar çoğu zaman göz ardı ediliyor. Oysa:
* Hareket kısıtlamaları
* ekonomik baskılar
* kutsal mekânlara erişim sorunları gibi sorunları diğer Filistinlilerle birlikte onlar da yaşıyorlar.
Bu durumun uzun vadede Filistin’in çok dinli yapısını zayıflatma riski taşıdığına dikkat çekiyor.
Gazze ve Batı Şeria’daki tablo
Gazze Şeridi’nde savaşın yıkıcı etkileri hâlâ sürerken,
Batı Şeria’nda ise:
* askeri operasyonlar
* yerleşim faaliyetleri
* günlük hayatı zorlaştıran kısıtlamalar devam ediyor.
Büyükelçi, bunun sadece bir “insani kriz” değil, aynı zamanda Filistinlilerin geleceğini belirsizleştiren sistematik bir süreç olduğunu söylüyor.
Uluslararası toplum ve “çifte standart” eleştirisi
Abu Laban, 150’den fazla ülkenin Filistin’i tanımasına rağmen:
* siyasi iradenin yetersiz kaldığını
* uluslararası hukukun seçici uygulandığını ifade ediyor.
Özellikle İsrail’de tartışılan sert cezai düzenlemelerin uluslararası hukukla çeliştiğini ve yeterince güçlü tepki görmediğini belirtiyor.
Bosna-Hersek ile paralellik
Büyükelçi, Bosna-Hersek ile Filistin arasında “acı, kimlik ve varoluş mücadelesi” temelinde güçlü bir benzerlik kuruyor.
Bosna’nın savaş tecrübesinin Filistinlilerin durumunu anlamada önemli bir empati zemini oluşturduğunu söylüyor.
Son mesaj
Abu Laban’ın uluslararası topluma çağrısı net:
* Kudüs’ün çok dinli yapısı ancak halkın hakları korunarak sürdürülebilir
* ibadet özgürlüğü siyasi kontrol aracı olmamalı
* Filistin meselesi geçici bir haber değil, kalıcı bir adalet sorunudur
Son olarak, Filistin’in sadece bir “acı hikâyesi” değil; aynı zamanda direniş, onur ve varoluş mücadelesi olduğunu vurguluyor.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor