Gel, Sırat Köprüsü’nden cennete uzanalım…- M. Tevfik Yücesoy
0 dk
Aziz dost! bil ki Sırat, yalnız ahirette kurulmaz. O köprü, insanın bu dünyada yürüdüğü yolun ta kendisidir.
Sırat nedir bilir misin?
Sırat; adaletin inceliği, hakkın hassas terazisi, nimetin imtihanıdır.
Kur’ân bize her gün namazda şu duayı öğretir:
“Bizi dosdoğru yola ilet.”
(İhdinâ’s-sırâta’l-müstakîm)
(Fâtiha, 1/6)
Demek ki Sırat, yalnız geçilecek bir köprü değil; yaşanacak bir yoldur. Kul, bu dünyada hangi yolu yürürse, ahirette onun suretiyle karşılaşır.
*Nimet ve Mesuliyet*
Allah Teâlâ buyurur:
“Sonra o gün size verilen nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz.”
(Tekâsür, 102/8)
Mal bir nimettir; ama emanettir.
Mülk bir nimettir; ama imtihandır.
Güç, iktidar, kudret… Bunlar insanı yücelten değil, hesaba yaklaştıran nimetlerdir.
Tasavvuf ehli der ki:
“Nimet arttıkça mesuliyet incelir.”
İşte Sırat da buradan incelir.
Nimetin hakkı verilirse köprü genişler, nurla aydınlanır.
Hakkı zayi edilirse köprü kılıçtan keskin, ateşten sıcak olur.
Sırat’ın Hakikati
Resûlullah sallahu aleyhi vesellem buyurur:
“Sırat, cehennemin üzerine kurulacaktır. O, kıldan ince, kılıçtan keskindir.”
(Müslim, İman 329)
Ama bu incelik, Allah’ın kullarına zulmü değildir.
Bu incelik, kulun dünyada incitip incitmediğinin aynasıdır.
Kim kul hakkını gözettiyse, Sırat ona nur olur, cennete ulaştıran yol olur.
Kim zulmettiyse, Sırat ona diken olur, nar olur ve cehennemle hitam olur.
Başka bir hadisi şerifte Efendimiz Aleyhisselam şöyle buyurur:
“Kulun ayakları, kıyamet günü şu dört şeyden sorulmadan yerinden kıpırdamaz:
Ömrünü nerede tükettiği,
İlmini neyle amel ettiği,
Malını nereden kazanıp nereye harcadığı,
Bedenini nerede yıprattığı.”
(Tirmizî, Kıyâmet 1)
Aziz dost… Sırat’ın temel taşları işte bunlardır.
Arifler der ki:
“Sırat, ne cennete giden yol kadar uzundur ne cehenneme düşen yol kadar kısa; o, kalbin yöneldiği istikamettir.”
Kalp Hakk’a dönükse, adım sabittir.
Kalp dünyaya esirse, ayak kaygandır.
Allah Teâlâ buyurur:
“Şüphesiz Rabbim dosdoğru yol üzerindedir.”
(Hûd, 11/56)
Demek ki Sırat, Allah’a yakınlıktır.
O’na yaklaşan düşmez.
O’ndan uzaklaşan, köprüyü suçlar ama yolunu unutmuştur.
Son Tefekkür
Ey insan…
Sırat seni beklemiyor; sen Sırat’ı inşa ediyorsun.
Bir yetimin başını okşarken,
Bir mazlumun ahını dindirirken,
Bir nimetin şükrünü eda ederken
Köprüye bir taş daha koyuyorsun.
Ve bir gün, perde kalktığında şunu anlayacaksın:
Cehennem üstündeki Sırat,
Dünyada kalbinin üzerinden geçtiğin yolun aynısıymış.
“Kim zerre kadar hayır yapmışsa onu görür.
Kim zerre kadar şer yapmışsa onu görür.”
(Zilzâl, 99/7-8)
Aziz dost gel Yunus Emre’mize kulak verelim:
Ben dervişim diyene
Bir ün edesim gelir
Seyirdüben sesine
Varıp yetesim gelir
Sırat kıldan incedir
Kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne
Evler yapasım gelir
Altında Gayya vardır
İçi nâr ile pürdür
Varuben ol gölgede
Biraz yatasım gelir
O da gölgedir deyu
Tân eylemen hocalar
Hatırınız hoş olsun
Biraz yanasım gelir
Ben günahımca yanam
Rahmet suyunda yunam
İki kanat takınam
Biraz uçasım gelir
Derviş Yunus bu sözü
Eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeken
Bir Molla Kasım gelir
***
Son sözüm nefsime olsun
Gel…
Sırat’tan cennete uzanalım.
Ama önce, bu dünyada emanetin hakkını vererek yürüyelim.
Selam ve dua ile…
Ocak-2026/ İstanbul
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor