- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Cezasız ateş: Saraybosna'da çocukları öldüren keskin nişancılar serbest mi kalacak?
Cezasız ateş: Saraybosna'da çocukları öldüren keskin nişancılar serbest mi kalacak?
0 dk
Yazan: Amina Nuhanović
Türkçe: M.Tevfik Yücesoy
Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna'da, 1992-1996 yılları arasında yaşanan saldırıda, 1.600'ü çocuk olmak üzere 11.000'den fazla kişi öldürüldü.
Saraybosna halkına yönelik terör 1.425 gün sürdü. Lahey Mahkemesi'nin kararlarına göre, VRS mevzilerinden sivillere yönelik saldırılar, günün veya gecenin herhangi bir saatinde, her yerde gerçekleşti.
Saraybosna'daki Yahudi mezarlığı, Grbavica yerleşimindeki gökdelen, Nedžarići yerleşim yeri, Spicasta stijena ve tüm Saraybosna'nın görülebildiği Trebević Dağı, keskin nişancıların faaliyet gösterdiği yerlerden sadece birkaçı.
Uluslararası ve yerel mahkemelerdeki mahkeme kararlarına göre, her on çocuktan biri keskin nişancılar tarafından öldürüldü, ancak bu çocukların cinayetlerinden kimse sorumlu tutulmadı.
Sarabosna'yı kuşatan ve çevredeki tepelerden insanları, kadınları ve çocukları öldüren yabancılar, Bosna-Hersek'e yönelik saldırı sırasında zaten yazıya geçirilmişti.
Bugün "Saraybosna safarisi"nin hikâyesi yeniden canlanıyor. Herkes konuşuyor, dehşete düşüyor ve kınıyor. Hatta kayıtlar bile var, ancak savcılar sessiz kalıyor.
Savaşın sona ermesinden bu yana geçen 30 yılda, isimleri çoğunlukla bilinen, yani eski orduların askeri istihbarat teşkilatlarının keskin nişancıların kim olduğunu bildiği çeşitli kaynaklardan teyit edilen Bosna Hersek yargısının hiçbir keskin nişancıyı yargılamamış olması toplum ve devlet açısından yıkıcıdır.
Sadece 21 Mayıs 2021'de Bosna Hersek Savcılığı'nın, Saraybosna'daki Nedžarići yerleşiminde RS Ordusu mensuplarının keskin nişancı faaliyetleriyle ilgili bir dava açtığı bilinmektedir.
O zamandan beri sessizlik!
Ayrıca, Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, 2004 yılında onay vermiş ve keskin nişancıların yargılanması için belgeleri Bosna Hersek Savcılığı'na sunmuştur. Ancak o zamandan beri, sunulan listeden tek bir kişi bile mahkeme salonunda bulunamadı.
Roma Anlaşması kurallarına göre kovuşturma için yeterli delil teşkil eden "A" harfiyle işaretlenen listede, şüpheli keskin nişancıların isimleri yer alıyor ve bunların tamamı RS Ordusu 1. Saraybosna Motorize Tugayı 2. Piyade Taburu mensupları.
Bunlar arasında Dragan Atanacković, Predrag Bošković, keskin nişancı tümeni komutanı Nebojša Ivković, Marinko Krneta, Zlatko Subotić, Nada Skipina, Radivoje Grković, Aleksandar Petrović ve Dragan Petković bulunuyor.
Ayrıca, Gözden Geçirilmiş Strateji, Devlet Savcılığı'na ve savcılara, Roma Anlaşması Yol Kuralları'nda yer alan davalara ve Saraybosna kuşatmasından sorumlu keskin nişancılar, havan topları ve diğer siyasi ve askeri kişilerin isimlerini içeren yaklaşık 300 davaya öncelik vermeleri talimatını veriyor.
Ancak henüz bir iddianame yok.
Çekmecelerinde dosya bulunanlara hatırlatalım ki, Lahey Mahkemesi, RS Ordusu Saraybosna-Romanya Kolordusu Komutanı Stanislav Galić'i Saraybosna halkını terörize etmekten müebbet hapse, halefi Dragomir Milošević'i ise 29 yıl hapse mahkûm etti.
Radovan Karadžić ve Ratko Mladić de Saraybosna'da sivilleri terörize etmekten ve diğer suçlardan müebbet hapse mahkûm edildiler.
Adalet "hizmetinde" olanlar, bildikleri bir sebepten ötürü sessiz kalıyorlarsa, adaleti etkileyebilecek olanların, yani iktidardakilerin, dökülen çocukların kanları için adalet araması ahlaki olacaktır. Aksi taktirde katledilen çocukların anne babalarının gözlerinin içine nasıl bakabilirler?
Bosna Hersek Savcılığı, bu makalenin yayınlandığı tarih itibarıyla portalımızın "A" listesindeki davalarla ilgili sorularına yanıt vermedi.
Yargımız sessizliğini korurken, Milano Savcılığı'na şok edici bir suç duyurusunda bulunan İtalyan gazeteci Ezio Gavezzeni'nin iddialarına göre, İtalya ve diğer ülkelerden gruplar, Saraybosnalıların öldürülmesine izin vermeleri için Bosnalı Sırplara para ödedi.
Bu şikayetin ardından Milano Savcılığı, Saraybosna kuşatması sırasında insanların eğlence amaçlı öldürülmesi anlamına gelen korkunç ve ürkütücü keskin nişancı turizmi hakkında soruşturma başlattı.
Ayrıca, Hırvat araştırmacı gazeteci Domagoj Margetić, Saraybosna Safari davasına bakan Milano Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Aleksandar Vučić'in bu suçlarla bağlantısı olduğunu iddia ettiği bir şikayette bulundu.
- Bugünkü Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, şüphesiz 1992 ve 1993 yıllarındaki savaş sırasında başka bir ülkeden (Sırbistan'dan) gönüllü olarak, Sırbistan'daki Sırp Radikal Partisi'nin kontrolündeki paramiliter bir birlik olan kötü şöhretli ve suçlu gönüllü birliğinin bir üyesiydi.
Daha doğrusu, Vučić, 1992 ve 1993 yıllarında Saraybosna'daki bir askeri mevzide, tam da Yahudi mezarlığında konuşlanmış olan Slavko Aleksić komutasındaki paramiliter birliğin bir üyesiydi.
Bugünkü Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in Saraybosna'daki savaşa gönüllü olarak katıldığı, Aleksić'in müfrezesinde yer aldığı ve Saraybosna'daki Yahudi Mezarlığı'nda gönüllü olarak görev yaptığı bilgisi, Vučić'in 1990'lardaki patronu, siyasi akıl hocası ve günümüzün siyasi müttefiki Vojislav Šešelj tarafından doğrulandı, diye belirtti Margetić.
Keskin nişancı cinayeti bir cazibe merkezi
Eylül 2022'de, Slovenyalı yönetmen Miran Zupanič'in "Saraybosna Safarisi" belgeselinin galası yapılacak. Film, kuşatma altındaki Saraybosna'da sivilleri vurmaları için keskin nişancılara para ödeyen zengin ve nüfuzlu yabancılar hakkındaki iddiaları inceliyor.
- Bilmiyorsanız, Saraybosna kuşatması sırasında keskin nişancılar bir yaş ve üzeri 53 çocuğu öldürdü. Bir kitap ve bir film yayınladık. Komutanların ve keskin nişancıların isimlerini yayınladık. Kimse bu bilgiyi hiç sormadı. Sorun veri değil, burada sadece siyaset - (Kuşatma Altındaki Saraybosna'da Öldürülen Çocukların Aileleri Derneği Başkanı Fikret Grabovica, Preporod.info'ya verdiği bilgi)
Keskin nişancıların birkaç ülkeden geldiğini doğruladı. Tetiği çeken ve keskin nişancı mermisini ateşleyen kişinin kimi vurduğunu çok iyi bildiğini de sözlerine ekledi.
- Ve İtalyan medyasına göre, bunun için çok para ödediler, bugün Milano'da üç odalı bir dairenin ödeyeceği kadar. Çocuklar için özel ve çok daha yüksek bir bedel ödeniyordu, çünkü genellikle anneleriyle birlikte oluyorlardı. Bir çocuğu öldürdüklerinde, onu da öldürüyorlar, çünkü çocuğu olmayan bir annenin hayatı ne olabilir ki? - dedi Grabovica.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor