İbre–Lepenac Kanalı’na Saldırı, Sırbistan’ın Kosova’ya Karşı Bir Sabotaj Girişimidir
0 dk
Görevdeki Başbakan Albin Kurti, 29 Kasım 2024’te İbre–Lepenac su kanalına yönelik gerçekleştirilen kinetik saldırının, yalnızca maddi hasara yol açmakla kalmadığını, aynı zamanda Kosova’yı istikrarsızlaştırmayı hedefleyen koordineli ve gizli bir etki operasyonuyla desteklendiğini açıkladı. Kurti’ye göre bu operasyonun amacı, gerçekleri çarpıtmak ve saldırının mağduru olan Kosova’yı sorumlu gibi göstermeye çalışmaktı.
Kurti, Kosova Cumhuriyeti Özel Savcılığı tarafından üç Sırp vatandaşı hakkında hazırlanan iddianamenin, bunlardan ikisinin Sırbistan’ın güvenlik kurumlarıyla bağlantılı yasa dışı yapılara mensup olduğunu belirterek, saldırının münferit bir eylem değil, Sırbistan’ın Kosova’ya karşı geniş çaplı ve kasıtlı bir sabotaj girişimi olduğunu teyit ettiğini söyledi.
Uluslararası adli tıp uzmanlarının bulgularına da dikkat çeken Kurti, saldırıda kullanılan patlayıcının askeri kökenli olduğunun tespit edildiğini vurguladı. Bu bulguların, Kosova güvenlik kurumlarının daha önce yaptığı ilk değerlendirmelerle tamamen örtüştüğünü belirten Kurti, bu değerlendirmeleri 24 Aralık 2024’te Başbakanlıkta düzenlenen olağanüstü basın toplantısında kamuoyuyla paylaştığını hatırlattı.
Kurti, Facebook hesabından yaptığı paylaşımda, yayımlanan grafiğin 29 Kasım 2024’teki saldırının, 1 Kasım 2024’ten itibaren Sırbistan’da hızla artan vatandaş tepkilerinde bir kırılma noktası oluşturduğunu gösterdiğini ifade etti. Söz konusu tepkiler, Novi Sad’da 16 kişinin hayatını kaybettiği trajedinin ardından başlamıştı.
Başbakan Vekili Kurti, tüm göstergelerin, artan protesto dalgası nedeniyle siyasi istikrarı tehdit altında olan Aleksandar Vuçiç rejiminin, iç krizi dışsallaştırmayı tercih ederek Kosova’yı hedef aldığını ortaya koyduğunu belirtti.
Kurti ayrıca saldırının amacının yalnızca Kosova’yı enerji ve temel hizmetler açısından bir çöküşe sürüklemek olmadığını, aynı zamanda çoğunluğu Sırplardan oluşan kuzey belediyelerinde yaşayan vatandaşlar arasında güvensizlik yaratmak olduğunu dile getirdi.
Son olarak Kurti, uluslararası ortaklara çağrıda bulunarak bu gelişmelerin münferit güvenlik olayları olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Söz konusu eylemlerin, bölgesel barış ve istikrarı, demokratik düzeni ve Batı Balkanlar’daki güvenlik mimarisini tehdit eden, devlet destekli sistematik bir istikrarsızlaştırma modelinin parçası olduğunu ifade etti.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Şingin’de Hayatını Kaybeden İki Kosovalı Genç Son Yolculuklarına Bugün Uğurlanacak
Bugünkü Akaryakıt Fiyatları Açıklandı
AB–Batı Balkanlar Zirvesi Bugün Tivat’ta Başlıyor