EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

İsa Sülçevsi

İsa Sülçevsi
11 Kasım 2010, 12:01

0 dk

Coğrafiad, resmi ve özel kullanım için, yeryüzünde,denizde, deniz altında ve yerküre dışında bir yeri, detay ya da alanı yanılmayamahal vermeden gösteren adlara denir. Yazının başlığı ve bu tanımdan hareketleKosova'daki yerleşim yerleri, akarsular, dağlar, ovalar ve diğer coğrafiyapıların Türkçe adlandırmaları üzerine durulmaya çalışılacaktır.

Burada meselenin dil boyutu ön planaçıkarılıp özellikle yer adlarının (toponimlerin) belli bir kıstasa uydurulmasıyönünde bazı önerilere yer verilecektir.

Günümüz Kosova'sında soydaşlarımızınönemli bir kısmı şehirlerde yaşamakta olup çağımızın getirdiği kitle iletişim imkânlarındanyararlanabilmektedir. Başka dili konuşan insanlarla sosyal, ekonomik, idari vesiyasi gereksinimlerden dolayı sürekli bir temas halindedir. Bu olgu da isteristemez kültürel, sosyal, ideolojik ve dilsel etkileşimi beraberindegetirmektedir. Bu etkileşim sonucunda bazen farkında olmadan, bazen iletişimdepratiklik sağlamak kaygısından, başka dili konuşanlarla ortak iletişimkodlarını kullanmak isteyişinden insanlarımızın dilinde bir standartsızlıkgörülmektedir. Standartsızlık derken aynı olgu veya kavram için farklıadlandırmaların kullanılması düşünülmektedir.

Sosyal varlık olan insanoğlu içindeyaşadığı insan kitlesi tarafından kabul edilmeyi, itibar görmeyi, iletişim veilişkide olmayı arzu etmektedir. Çok etnikli toplumlarda bunu sağlamak amacıylakendine ait bazı değerleri, en azından kamusal alanda, ikinci plana itipayrımcılıktan etkilenmemeye gayret etmektedir. Bunu her bireyin aynı ölçüdeveya aynı şekilde yaptığını söylemek mümkün değil; ancak bu olgunun varlığı aşikârdır.Kamusal alandaki faaliyetler arttıkça bu alanda geçirilen sürenin yanı sırailetişim sıklığı da artmaktadır. Dolayısıyla bu alanda daha çok vakit geçirenbir birey kendi özel hayatında daha çok dinlenme ihtiyacı duyuyor. Bunun sonucundaaile ortamında geçirdiği vakit azalırken kendine ait değerlere eğilmeye,onlarla ilgilenmeye, onları korumaya ve geliştirmeye vakti ve gücü azalıyor.Bir başka deyişle Kosova'da yaşayan Türk topluluğu mensupları Kosova toplumunaentegre olmaya gayret ettiği kadar, anadilini koruma ve zenginleştirme yolundagayret sarf edemiyor. Bu değerlendirmeyi entegrasyon karşıtı tutum olarak elealmamak gerekir.

Türk toplumu Kosova'da uzun birgeçmişe sahiptir. Bu uzun geçmişi süresince kamusal yaşamı paylaştığı diğermillet ve dinlere mensup insanlarla kader ortaklığı yapmış, Anadolu'dangetirdiği kültür zenginliği ile günümüz Kosova kültürünün oluşmasına önemlikatkılar sunmuştur. Osmanlı idaresi zamanında Kosova'nın çeşitli yerlerineyerleşen Türkler, kendi kültürlerini olduğu kadar burada bulup beraberyaşadıkları insanların dillerini, inançlarını, kültürlerini korumayaçalışmışlardır. Öyle ki konumuz olan coğrafi adlara herhangi bir müdahaledebulunulmamıştır. Bu olgu sade Kosova ile sınırlı değil, Osmanlı Devletininhüküm sürdüğü her yerde eski coğrafi adların korunmasına özen gösterilmiştir. Bununen çarpıcı örneği Osmanlı Devletine başkent olmuş İstanbul adınınKostantinopolis > Stinpolis'ten gelmesidir. Tarih kaynaklarından herkesçebilindiği üzere Kostantinopolis Kostantin Şehri anlamına geliyordu. Balkanülkelerinde yaşayan milletlerin çoğunda kişi adlarını kısaltarak söylemegeleneği vardır. Dilbilim literatüründe kısaltılmış ve samimiyet ifade eden buadlara hipokoristik denmektedir. Örneğin Aleksandır adının Sırpçadakihipokoristiği Atso (Aco), Saşa gibi söyleyişleri olup Arnavutçada bu ad Lekëolarak kısaltılmıştır. Bazı Avrupa dillerinde de aynı ad Alex şeklini almıştır.Kostantinopolis'teki Kostantin adının da hipokoristiği Stin şeklinde olupStinpolis zamanla bazı ses değişimlerine uğrayarak İstanbul şeklini almıştır.

Yer adlarının Osmanlı Devletinde veTürk kültüründe korunduğu ile ilgili örnekleri çoğaltmak mümkün. Kosova'dakiyerleşim yerlerinin ve diğer coğrafi adların korunduğunu çeşitli Osmanlıkaynaklarında görüyoruz.

Osmanlı Devleti tarafından kurulan,geliştirilen yerleşim yerleri dışında kalanların adları genel olarakdeğiştirilmemiştir. Ancak Türkçenin ses düzenine uygun söyleyiş şekilleribenimsendiğinden bazen coğrafi adlar önemli ölçüde değişikliğe uğramışlardır.

Balkanlarda ve daha dar çerçevede Kosova'da Türkçenin sesdüzenini zorlayan coğrafi adlara sıkça rastlanır. Osmanlı idaresi çoğunluklayerli halkın söyleyişini esas alarak yer adlarını kayda geçirmiştir. Arapalfabesiyle tutulan bu kayıtlarda fonetik kurallara uygun bir ünlü sistemioturtulamamıştır. Bunun dışında Türkçede karşılığı olmayan kimi ünsüzlerinyerine söyleyiş açısından yakın olanları kullanılmıştır (ts>ç/sç). Ama çoğuörneklerde kısmi bir ünlü uyumu düzeni oturtulmaya çalışılmıştır. Bu uyumTürkçenin ses düzeninden kaynaklandığından kendiliğinden ortaya çıkmıştır.

Etimolojisi Slavca olan veya son söyleyiş şekli Slavcases düzenine uydurulmuş coğrafi adların son hecesi veya son iki hecesi bellikalıplar oluşturmuştur. Öyle ki bu kalıplara Türkçe karşılıklar uydurulmuştur.Örneğin, Karlovats > Karlofça,Ristovats > Ristofça örneklerinde olduğu gibi son kısmı -ovats olan yer adları Türkçeye -ofça uzantısıyla geçmiştir. Benzerşekilde Slavca -evo/-avo/-ovo uzantısıylasöylenen yer adları Türkçede -ova uzantısıylasöylenmiş ve yazılmışlardır. Örneğin, Soyevo>Soyova,Yanyevo>Yanova, Radovo>Radova gibi. Bundan başka -evats / -evtse uzantısıyla biten yer adları Türkçede -efçe uzantısıyla söylenmiştir. -(i)tsa uzantısı da -(i)çe ile -ovats uzantısıise -ofça ile karşılanmıştır.

Kayıtlara bu şekilleriyle geçen coğrafi adların buradakiOsmanlı idaresi süresince anadili Türkçe olanların arasında söyleyişinin deaynı şekilde olması kuvvetle muhtemel. Balkan Savaşlarından sonra Osmanlıidaresinin son bulup Türkçenin baskın dil konumundan etkilenen dil konumunadüşmesinden sonra coğrafi adların Slavca söyleyişlerine bir yönelme olduğunubiliyoruz. Bu olayın bazen bir dil politikası çerçevesinde de kontrol edildiğiolmuştur. Geçen yüzyılın 80'li yıllarında Makedonya'da Üsküp şehrine zorunluolarak Skopje dendiğini, hatta ünlü Makedonya Türk şairi Necati Zekeriya'nınbir şiirinin başlığı "Sana Ne Desek Üsküp" iken "Sana Ne Desek Skopje" şeklindedeğiştirildiği bile olmuştur.

Kosova'da Türkçe eğitim yaygınlaşmaya ve Türkçe resmiyetkazanmaya başladığı dönmelerde yetişen aydınların önemli bir kısmı bilim diliolarak Sırpçayı benimsemişler bu dilden çeşitli terimler aktarmayabaşlamışlardır. Bu etki coğrafi adların yazılış ve söyleyişlerine de yansımıştır.Söz gelimi Saraybosna şehrinin adı, Sırpça Sarayevo olan şeklinden Sarayova olarakuyarlanmıştı. Fakat Makedonya'daki Ohri şehrinin ismini ünlü uyumuna uydurmakaygısıyla Ohru şeklinde yazıp söyleyenler de az değildi.

1999 savaşı sonrası Kosova'da yer adları konusunda ciddibir keşmekeş hâkim. Arnavut topluluğuna sahip Kosovalı vatandaşlar aynı şehir,kasaba veya köy için farklı adları kullanmaya başladılar. Hatta kullandıklarıyer adlarına göre vatandaşların siyasi parti tercihini bile tespit etmek mümkünoldu. Yerleşim yerlerine ad vermek keyfi bir uygulama oldu. Bu olgu basın organlarınada yansıdı. Dahası resmi kurumlarda bile farklı belgelerde yer adlarının farklışekilleri kullanılmaya başladı.

Slavca ses düzenine uydurulmuş coğrafi adların Arnavutçasöyleyişlerinde de belli farklılıklar vardır. Örneğin Vitina kasabası ArnavutçaViti şeklinde gösterilmektedir. Tabi coğrafi adların kökeni ile ilgili herhangibir şey söylemek niyetinde değiliz. Çünkü bu çalışmada durum tespiti yapıp kimiverilere dayanarak öneri sunmayı amaçlıyoruz.

Bu dönemlerde Kosova'da Türkçe kitle iletişim araçlarınınazlığına karşın bu kurumlarda üretilen haberlerde yer adlarıyla ilgili birçeşitliliğin olduğunu görüyoruz. Arnavutçanın etkisinin hâkim olduğu buzamanlarda yer adlarıyla ilgili sıkıntılar sadece Kosova'da yaşayan Türklerehas değildir.

Kosova'da yer adlarının standardizasyonu ile ilgilenenbir kurum olmadığından aynı yerleşim yeri için iki farklı adın kullanılmasınındışında, tek olarak kullanılan adların yazılış ve söyleyişlerinde de ciddisıkıntılar bulunmaktadır. Hâlbuki Kosova'nın çok etnikli yapısı dikkatealınarak bu meseleleri çözecek bir kurumun bulunması gerekmektedir. GerçiKosova'da 10 yıl süreyle Birlemiş Milletler Geçici Yönetim Misyonu UNMIKburadaki yerleşim yerlerinin Arnavutça ve Sırpça adlarının olduğu bir listeyayımlamıştı ama bu listenin işin erbabı kişiler tarafından hazırlanmadığıbarizdir. Zira Sırpça uzantısı -ovtseolan yerleşim yerlerinin adları Arnavutça ses düzenine uydurularak -oc (ots) şeklinde gösterilirken kökenolarak aynı olan bir adın iki farklı şekilde yazıldığını tespit ettik: Vërbicë e Kmetovcit ve Kmetoc.

Öte yandan bu adların Türkçesöyleyiş ve yazılışlarını belirleyen herhangi bir kıstas belirlenmemiştir.Coğrafi adlar meselesinin önemli olduğu şüphesizdir. Bunun da kurumsal birşekilde çözülmesi gerekir. Bu meselenin önemli olduğunu gösteren en güçlüargüman BirleşmişMilletler Coğrafî Adlar Uzman Grubu (UNGEGN)'nun varlığıdır. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından23 Nisan 1959'da kurulan UNGEGN, iki yılda bir, ayrıca yaklaşık beş yılda birgerçekleşen BM coğrafi isimler standardizasyon konferansından hemen önce veyahemen sonra toplanır.

Bu mesele önemli olduğu kadar yasal bir sorumluluktur da.Kosova Cumhuriyeti Anayasası 59. Maddesi (5), (6), (8) ve (9) Fıkralarıgereğince Kosova'da yaşayan topluluklar kamusal alanda kendi dillerini,alfabelerini kullanabilir ve topografya adlarının da Kosova'nın çok etnikli yapısınauygun şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Bu anayasal hükümler coğrafi adlarınyazılış ve söyleyiş şekillerinin önemli husus olduğunu göstermekte olup, KosovaDevleti kurumları için bağlayıcıdır.

Bu mesenlin kurumsal anlamda çözüme kavuşturulmasınıbeklemek Kosova Cumhuriyeti vatandaşı olarak anayasal hakkımızdır. Fakat bunubirilerinin gündeme getirmesi gerekmektedir. Fakat bu işler kurumsal anlamdabir çözüme kavuşana dek topluluk olarak ortak bir uzlaşma ile yer adlarınınyazılış ve söyleyişinde bir standardizasyona gidebiliriz. Her ne kadarKosova'da yaşayan Türk topluluğu Arnavutça ve Sırpça biliyor olmasındansöyleyişte zorluk yaşamasa bile, yazılışta bu adların Türkçenin ses düzenineuygun bir şekilde gösterilmesi uygundur. Bu konuda yukarıda sayılan örneklerleilgili Osmanlı kaynaklarında benimsenen uzantı değişiklikleri dikkate değerdir.

Sonuç olarak Kosova'da yer adlarının yazılış vesöyleyişleriyle ilgili izlenecek yollar şöyle sıralanabilir:

1. Tür halkı içerisinde yazılışı ve söyleyişi gelenekselleşmişşekilleri kullanmak;
2. Çok yaygın olmayan yer adlarını Osmanlı kayıtlarındabenimsenen ses düzenine uyarlamak;
3. Osmanlı kayıtlarında bulunmayan yer adları için KosovaYerel Hükümetleri Yönetme Bakanlığı, AGİT Kosova Misyonu, Merkez Seçim Komisyonu(KQZ), UNMIK kayıtları gibi kaynaklara dayanarak Türkçenin ses düzenine göreuyarlamak;
4. Bir önceki maddede Arnavutça ve Sırpça şekilleri farklıolup Osmanlı kayıtlarında bulunmayan ve halkımızca söyleyiş ve yazılışı gelenekhalini almamış olan yer adlarından halkımızın benimseyeceği şekli Türkçenin sesdüzenine göre uyarlamak.
5. Yeradlarıyla ilgili bu mesenlin ele alınıp çözüme kavuşturulması Kosova'daTürkçeye sahip çıkan tüm şahıs, kurum ve kuruluşlar için Standart TürkiyeTürkçesine yapılacak hizmetin yanı sıra, Kosova Türklüğüne de önemli katkısunacaktır.


KAYNAKÇA:
Başkan,Özcan, Bildirişim - İnsan Dili veÖtesi, Multilingual, 2003 İstanbul
http://tr.wikipedia.org/wiki/Birle%C5%9Fmi%C5%9F_Milletler_Co%C4%9Frafi_Adlar_i%C3%A7in_Uzmanlar_Grubu
http://unstats.un.org/unsd/geoinfo/geog%20names%20final.pdf
http://www.illeridaresi.gov.tr/default_B0.aspx?id=95
http://www.unmikonline.org/regulations/unmikgazette/03albanian/A2004ads/ADA2004_23_annex.pdf

KosovaCumhuriyeti Anayasası
KosovaVilayeti Salnamesi 1896, Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma DerneğiYayınları, 2000 İstanbul
OsmanlıArşiv Belgelerinde Kosova Vilayeti, T.C. Başbakanlık Devlet ArşivelriGenel Müdürlüğü, 2007 İstanbul
Sezen, Tahir,Osmanlı Yer Adları (alfabetik sırayla), T.C. Başbakanlık Devlet ArşivleriGenel Müdürlüğü Yayın Nu:21, 2006 Ankara
________________________________
[*] PÜ Filoloji FakültesiTürk Dili ve Edebiyatı Bölümü, [email protected]

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing