- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- İsa Sülçevsi
İsa Sülçevsi
0 dk
Coğrafiad, resmi ve özel kullanım için,
yeryüzünde,denizde, deniz altında ve yerküre dışında bir yeri, detay ya da alanı
yanılmayamahal vermeden gösteren adlara denir. Yazının başlığı ve bu tanımdan
hareketleKosova'daki yerleşim yerleri, akarsular, dağlar, ovalar ve diğer
coğrafiyapıların Türkçe adlandırmaları üzerine durulmaya çalışılacaktır.
Burada meselenin dil boyutu ön planaçıkarılıp özellikle yer adlarının (toponimlerin)
belli bir kıstasa uydurulmasıyönünde bazı önerilere yer verilecektir.
Günümüz Kosova'sında soydaşlarımızınönemli bir kısmı şehirlerde yaşamakta olup
çağımızın getirdiği kitle iletişim imkânlarındanyararlanabilmektedir. Başka dili
konuşan insanlarla sosyal, ekonomik, idari vesiyasi gereksinimlerden dolayı
sürekli bir temas halindedir. Bu olgu da isteristemez kültürel, sosyal,
ideolojik ve dilsel etkileşimi beraberindegetirmektedir. Bu etkileşim sonucunda
bazen farkında olmadan, bazen iletişimdepratiklik sağlamak kaygısından, başka
dili konuşanlarla ortak iletişimkodlarını kullanmak isteyişinden insanlarımızın
dilinde bir standartsızlıkgörülmektedir. Standartsızlık derken aynı olgu veya
kavram için farklıadlandırmaların kullanılması düşünülmektedir.
Sosyal varlık olan insanoğlu içindeyaşadığı insan kitlesi tarafından kabul
edilmeyi, itibar görmeyi, iletişim veilişkide olmayı arzu etmektedir. Çok
etnikli toplumlarda bunu sağlamak amacıylakendine ait bazı değerleri, en azından
kamusal alanda, ikinci plana itipayrımcılıktan etkilenmemeye gayret etmektedir.
Bunu her bireyin aynı ölçüdeveya aynı şekilde yaptığını söylemek mümkün değil;
ancak bu olgunun varlığı aşikârdır.Kamusal alandaki faaliyetler arttıkça bu
alanda geçirilen sürenin yanı sırailetişim sıklığı da artmaktadır. Dolayısıyla
bu alanda daha çok vakit geçirenbir birey kendi özel hayatında daha çok dinlenme
ihtiyacı duyuyor. Bunun sonucundaaile ortamında geçirdiği vakit azalırken
kendine ait değerlere eğilmeye,onlarla ilgilenmeye, onları korumaya ve
geliştirmeye vakti ve gücü azalıyor.Bir başka deyişle Kosova'da yaşayan Türk
topluluğu mensupları Kosova toplumunaentegre olmaya gayret ettiği kadar,
anadilini koruma ve zenginleştirme yolundagayret sarf edemiyor. Bu
değerlendirmeyi entegrasyon karşıtı tutum olarak elealmamak gerekir.
Türk toplumu Kosova'da uzun birgeçmişe sahiptir. Bu uzun geçmişi süresince
kamusal yaşamı paylaştığı diğermillet ve dinlere mensup insanlarla kader
ortaklığı yapmış, Anadolu'dangetirdiği kültür zenginliği ile günümüz Kosova
kültürünün oluşmasına önemlikatkılar sunmuştur. Osmanlı idaresi zamanında
Kosova'nın çeşitli yerlerineyerleşen Türkler, kendi kültürlerini olduğu kadar
burada bulup beraberyaşadıkları insanların dillerini, inançlarını, kültürlerini
korumayaçalışmışlardır. Öyle ki konumuz olan coğrafi adlara herhangi bir
müdahaledebulunulmamıştır. Bu olgu sade Kosova ile sınırlı değil, Osmanlı
Devletininhüküm sürdüğü her yerde eski coğrafi adların korunmasına özen
gösterilmiştir. Bununen çarpıcı örneği Osmanlı Devletine başkent olmuş İstanbul
adınınKostantinopolis > Stinpolis'ten gelmesidir. Tarih kaynaklarından
herkesçebilindiği üzere Kostantinopolis Kostantin Şehri anlamına geliyordu.
Balkanülkelerinde yaşayan milletlerin çoğunda kişi adlarını kısaltarak
söylemegeleneği vardır. Dilbilim literatüründe kısaltılmış ve samimiyet ifade
eden buadlara hipokoristik denmektedir. Örneğin Aleksandır adının
Sırpçadakihipokoristiği Atso (Aco), Saşa gibi söyleyişleri olup Arnavutçada bu
ad Lekëolarak kısaltılmıştır. Bazı Avrupa dillerinde de aynı ad Alex şeklini
almıştır.Kostantinopolis'teki Kostantin adının da hipokoristiği Stin şeklinde
olupStinpolis zamanla bazı ses değişimlerine uğrayarak İstanbul şeklini
almıştır.
Yer adlarının Osmanlı Devletinde veTürk kültüründe korunduğu ile ilgili
örnekleri çoğaltmak mümkün. Kosova'dakiyerleşim yerlerinin ve diğer coğrafi
adların korunduğunu çeşitli Osmanlıkaynaklarında görüyoruz.
Osmanlı Devleti tarafından kurulan,geliştirilen yerleşim yerleri dışında
kalanların adları genel olarakdeğiştirilmemiştir. Ancak Türkçenin ses düzenine
uygun söyleyiş şekilleribenimsendiğinden bazen coğrafi adlar önemli ölçüde
değişikliğe uğramışlardır.
Balkanlarda ve daha dar çerçevede Kosova'da Türkçenin sesdüzenini zorlayan
coğrafi adlara sıkça rastlanır. Osmanlı idaresi çoğunluklayerli halkın
söyleyişini esas alarak yer adlarını kayda geçirmiştir. Arapalfabesiyle tutulan
bu kayıtlarda fonetik kurallara uygun bir ünlü sistemioturtulamamıştır. Bunun
dışında Türkçede karşılığı olmayan kimi ünsüzlerinyerine söyleyiş açısından
yakın olanları kullanılmıştır (ts>ç/sç). Ama çoğuörneklerde kısmi bir ünlü uyumu
düzeni oturtulmaya çalışılmıştır. Bu uyumTürkçenin ses düzeninden
kaynaklandığından kendiliğinden ortaya çıkmıştır.
Etimolojisi Slavca olan veya son söyleyiş şekli Slavcases düzenine uydurulmuş
coğrafi adların son hecesi veya son iki hecesi bellikalıplar oluşturmuştur. Öyle
ki bu kalıplara Türkçe karşılıklar uydurulmuştur.Örneğin, Karlovats > Karlofça,Ristovats
> Ristofça örneklerinde olduğu gibi son kısmı -ovats olan yer adları Türkçeye -ofça
uzantısıyla geçmiştir. Benzerşekilde Slavca -evo/-avo/-ovo uzantısıylasöylenen
yer adları Türkçede -ova uzantısıylasöylenmiş ve yazılmışlardır. Örneğin, Soyevo>Soyova,Yanyevo>Yanova,
Radovo>Radova gibi. Bundan başka -evats / -evtse uzantısıyla biten yer adları
Türkçede -efçe uzantısıyla söylenmiştir. -(i)tsa uzantısı da -(i)çe ile -ovats
uzantısıise -ofça ile karşılanmıştır.
Kayıtlara bu şekilleriyle geçen coğrafi adların buradakiOsmanlı idaresi
süresince anadili Türkçe olanların arasında söyleyişinin deaynı şekilde olması
kuvvetle muhtemel. Balkan Savaşlarından sonra Osmanlıidaresinin son bulup
Türkçenin baskın dil konumundan etkilenen dil konumunadüşmesinden sonra coğrafi
adların Slavca söyleyişlerine bir yönelme olduğunubiliyoruz. Bu olayın bazen bir
dil politikası çerçevesinde de kontrol edildiğiolmuştur. Geçen yüzyılın 80'li
yıllarında Makedonya'da Üsküp şehrine zorunluolarak Skopje dendiğini, hatta ünlü
Makedonya Türk şairi Necati Zekeriya'nınbir şiirinin başlığı "Sana Ne Desek
Üsküp" iken "Sana Ne Desek Skopje" şeklindedeğiştirildiği bile olmuştur.
Kosova'da Türkçe eğitim yaygınlaşmaya ve Türkçe resmiyetkazanmaya başladığı
dönmelerde yetişen aydınların önemli bir kısmı bilim diliolarak Sırpçayı
benimsemişler bu dilden çeşitli terimler aktarmayabaşlamışlardır. Bu etki
coğrafi adların yazılış ve söyleyişlerine de yansımıştır.Söz gelimi Saraybosna
şehrinin adı, Sırpça Sarayevo olan şeklinden Sarayova olarakuyarlanmıştı. Fakat
Makedonya'daki Ohri şehrinin ismini ünlü uyumuna uydurmakaygısıyla Ohru şeklinde
yazıp söyleyenler de az değildi.
1999 savaşı sonrası Kosova'da yer adları konusunda ciddibir keşmekeş hâkim.
Arnavut topluluğuna sahip Kosovalı vatandaşlar aynı şehir,kasaba veya köy için
farklı adları kullanmaya başladılar. Hatta kullandıklarıyer adlarına göre
vatandaşların siyasi parti tercihini bile tespit etmek mümkünoldu. Yerleşim
yerlerine ad vermek keyfi bir uygulama oldu. Bu olgu basın organlarınada
yansıdı. Dahası resmi kurumlarda bile farklı belgelerde yer adlarının
farklışekilleri kullanılmaya başladı.
Slavca ses düzenine uydurulmuş coğrafi adların Arnavutçasöyleyişlerinde de belli
farklılıklar vardır. Örneğin Vitina kasabası ArnavutçaViti şeklinde
gösterilmektedir. Tabi coğrafi adların kökeni ile ilgili herhangibir şey
söylemek niyetinde değiliz. Çünkü bu çalışmada durum tespiti yapıp kimiverilere
dayanarak öneri sunmayı amaçlıyoruz.
Bu dönemlerde Kosova'da Türkçe kitle iletişim araçlarınınazlığına karşın bu
kurumlarda üretilen haberlerde yer adlarıyla ilgili birçeşitliliğin olduğunu
görüyoruz. Arnavutçanın etkisinin hâkim olduğu buzamanlarda yer adlarıyla ilgili
sıkıntılar sadece Kosova'da yaşayan Türklerehas değildir.
Kosova'da yer adlarının standardizasyonu ile ilgilenenbir kurum olmadığından
aynı yerleşim yeri için iki farklı adın kullanılmasınındışında, tek olarak
kullanılan adların yazılış ve söyleyişlerinde de ciddisıkıntılar bulunmaktadır.
Hâlbuki Kosova'nın çok etnikli yapısı dikkatealınarak bu meseleleri çözecek bir
kurumun bulunması gerekmektedir. GerçiKosova'da 10 yıl süreyle Birlemiş
Milletler Geçici Yönetim Misyonu UNMIKburadaki yerleşim yerlerinin Arnavutça ve
Sırpça adlarının olduğu bir listeyayımlamıştı ama bu listenin işin erbabı
kişiler tarafından hazırlanmadığıbarizdir. Zira Sırpça uzantısı -ovtseolan
yerleşim yerlerinin adları Arnavutça ses düzenine uydurularak -oc (ots) şeklinde
gösterilirken kökenolarak aynı olan bir adın iki farklı şekilde yazıldığını
tespit ettik: Vërbicë e Kmetovcit ve Kmetoc.
Öte yandan bu adların Türkçesöyleyiş ve yazılışlarını belirleyen herhangi bir
kıstas belirlenmemiştir.Coğrafi adlar meselesinin önemli olduğu şüphesizdir.
Bunun da kurumsal birşekilde çözülmesi gerekir. Bu meselenin önemli olduğunu
gösteren en güçlüargüman BirleşmişMilletler Coğrafî Adlar Uzman Grubu (UNGEGN)'nun
varlığıdır. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından23 Nisan 1959'da
kurulan UNGEGN, iki yılda bir, ayrıca yaklaşık beş yılda birgerçekleşen BM
coğrafi isimler standardizasyon konferansından hemen önce veyahemen sonra
toplanır.
Bu mesele önemli olduğu kadar yasal bir sorumluluktur da.Kosova Cumhuriyeti
Anayasası 59. Maddesi (5), (6), (8) ve (9) Fıkralarıgereğince Kosova'da yaşayan
topluluklar kamusal alanda kendi dillerini,alfabelerini kullanabilir ve
topografya adlarının da Kosova'nın çok etnikli yapısınauygun şekilde
gösterilmesi gerekmektedir. Bu anayasal hükümler coğrafi adlarınyazılış ve
söyleyiş şekillerinin önemli husus olduğunu göstermekte olup, KosovaDevleti
kurumları için bağlayıcıdır.
Bu mesenlin kurumsal anlamda çözüme kavuşturulmasınıbeklemek Kosova Cumhuriyeti
vatandaşı olarak anayasal hakkımızdır. Fakat bunubirilerinin gündeme getirmesi
gerekmektedir. Fakat bu işler kurumsal anlamdabir çözüme kavuşana dek topluluk
olarak ortak bir uzlaşma ile yer adlarınınyazılış ve söyleyişinde bir
standardizasyona gidebiliriz. Her ne kadarKosova'da yaşayan Türk topluluğu
Arnavutça ve Sırpça biliyor olmasındansöyleyişte zorluk yaşamasa bile, yazılışta
bu adların Türkçenin ses düzenineuygun bir şekilde gösterilmesi uygundur. Bu
konuda yukarıda sayılan örneklerleilgili Osmanlı kaynaklarında benimsenen uzantı
değişiklikleri dikkate değerdir.
Sonuç olarak Kosova'da yer adlarının yazılış vesöyleyişleriyle ilgili izlenecek
yollar şöyle sıralanabilir:
1. Tür halkı içerisinde yazılışı ve söyleyişi gelenekselleşmişşekilleri
kullanmak;
2. Çok yaygın olmayan yer adlarını Osmanlı kayıtlarındabenimsenen ses düzenine
uyarlamak;
3. Osmanlı kayıtlarında bulunmayan yer adları için KosovaYerel Hükümetleri
Yönetme Bakanlığı, AGİT Kosova Misyonu, Merkez Seçim Komisyonu(KQZ), UNMIK
kayıtları gibi kaynaklara dayanarak Türkçenin ses düzenine göreuyarlamak;
4. Bir önceki maddede Arnavutça ve Sırpça şekilleri farklıolup Osmanlı
kayıtlarında bulunmayan ve halkımızca söyleyiş ve yazılışı gelenekhalini almamış
olan yer adlarından halkımızın benimseyeceği şekli Türkçenin sesdüzenine göre
uyarlamak.
5. Yeradlarıyla ilgili bu mesenlin ele alınıp çözüme kavuşturulması
Kosova'daTürkçeye sahip çıkan tüm şahıs, kurum ve kuruluşlar için Standart
TürkiyeTürkçesine yapılacak hizmetin yanı sıra, Kosova Türklüğüne de önemli
katkısunacaktır.
KAYNAKÇA:
Başkan,Özcan, Bildirişim - İnsan Dili veÖtesi, Multilingual, 2003 İstanbul
http://tr.wikipedia.org/wiki/Birle%C5%9Fmi%C5%9F_Milletler_Co%C4%9Frafi_Adlar_i%C3%A7in_Uzmanlar_Grubu
http://unstats.un.org/unsd/geoinfo/geog%20names%20final.pdf
http://www.illeridaresi.gov.tr/default_B0.aspx?id=95
http://www.unmikonline.org/regulations/unmikgazette/03albanian/A2004ads/ADA2004_23_annex.pdf
KosovaCumhuriyeti Anayasası
KosovaVilayeti Salnamesi 1896, Rumeli Türkleri Kültür ve Dayanışma
DerneğiYayınları, 2000 İstanbul
OsmanlıArşiv Belgelerinde Kosova Vilayeti, T.C. Başbakanlık Devlet
ArşivelriGenel Müdürlüğü, 2007 İstanbul
Sezen, Tahir,Osmanlı Yer Adları (alfabetik sırayla), T.C. Başbakanlık Devlet
ArşivleriGenel Müdürlüğü Yayın Nu:21, 2006 Ankara
________________________________
[*] PÜ Filoloji FakültesiTürk Dili ve Edebiyatı Bölümü, [email protected]
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor