- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- “İskender Bey (Skënderbeu) Bektaşiydi” – Baba Mondi ‘Bektaşi Devleti’ fikrinden vazgeçmiyor: İtalya Vatikan’dan ne kaybeder?
“İskender Bey (Skënderbeu) Bektaşiydi” – Baba Mondi ‘Bektaşi Devleti’ fikrinden vazgeçmiyor: İtalya Vatikan’dan ne kaybeder?
0 dk
(Mufassal analiz haber: M.Tevfik Yücesoy)
Dünya Bektaşileri Başdedesi Baba Mondi, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama tarafından bir yıl önce önerilen “Bektaşi Devleti” fikrinden vazgeçmeye niyetli görünmüyor.
Top Channel’daki “Flet” adlı podcast programında konuşan Baba Mondi, “başlatılan hiçbir şey arşive kaldırılamaz” diyerek, Tiran merkezli Dünya Bektaşi Merkezi’nin bir sivil toplum kuruluşu (STK) gibi faaliyet gösteremeyeceğini ifade etti. Ona göre Bektaşilerin, tüm devletler karşısında inananlarını temsil edebilmesi için özel bir diplomatik statüye ihtiyacı var.
“30 yıldır Dünya Bektaşi Merkezi için diplomatik bir statü talep ediyoruz. Bu, bir STK olamaz; biz bu statüyü istiyoruz. Arnavutluk devleti bunu bir devlet mi yapar, mini devlet mi yapar, yoksa bir tarikat düzeni mi kurar, buna devlet karar verecek. Devlet karar verdiğinde, biz de uluslararası alanda tanınmak için girişimde bulunacağız. Bir devletimiz olursa, Bektaşilerin bulunduğu ülkelerde haklarını savunma imkânımız olur” dedi.
Bektaşi devleti fikrine yönelik eleştiriler hakkında ise Baba Mondi, Vatikan modeliyle bir paralellik kurarak, “İtalya Vatikan’dan ne kaybediyor?” diye sordu. Böyle bir modelin yalnızca işleyebilir değil, aynı zamanda devlet ile inanç arasında uyumlu bir ilişki oluşturduğunu vurguladı.
Röportajda en çok dikkat çeken açıklama ise Arnavutların milli kahramanı Gjergj Kastrioti Skënderbeu’nun Bektaşi olduğu yönündeki iddia oldu.
“Biz Arnavutuz, Arnavutluk için ne yapacağız? Katkı vermedik mi? Bu ülke için katledilmedik mi? Skënderbeu Bektaşiydi; insanları o topladı. Onun dışında bunu kim yaptı? Kimse. Oradaydı… Bektaşiydi! Bektaşilerin pirini, ‘Skënderbeu’yu geri getirme hakkın var’ dediği için sultan diri diri yaktırdı. O da gidip kendi milleti için savaştı” ifadelerini kullandı.
***
Türkiye’de Bektaşi çevreler ve genel olarak Alevi-Bektaşi düşünce dünyası, Arnavutluk’ta dile getirilen “Bektaşi Devleti” fikrine büyük ölçüde mesafeli ve eleştirel yaklaşmaktadır. Bu eleştiriler birkaç ana başlıkta toplanır:
1. “Devletleşme” Bektaşiliğin ruhuna aykırı görülüyor
Türkiye’deki birçok Bektaşi ve Alevi kanaat önderine göre Bektaşi Tarikatı tarihsel olarak devlet kuran değil, devletle mesafesini koruyan bir tasavvuf yoludur.
- Bektaşilikte tevazu, sivil yapı ve gönüllülük esastır.
- “Devletleşme”, bu manevi çizgiyi zedeleyebilecek bir kurumsal güç arayışı olarak eleştirilir.
1. İnancın siyasallaşması endişesi
Eleştirilerin önemli bir kısmı, dini bir yapının siyasi form kazanmasının risklerine odaklanır:
• İnanç, siyasi araç haline gelebilir
• Bektaşilik farklı ülkelerde jeopolitik tartışmaların içine çekilebilir
• Bu durum, Bektaşiliğin evrensel ve birleştirici karakterine zarar verebilir
1. “Vatikan modeli” kıyasına itiraz
Vatikan örneği Türkiye’de çok ikna edici bulunmaz:
• Vatikan, Hristiyanlığın merkezi ve tarihsel bir kurumdur
• Bektaşilik ise daha esnek, yaygın ve merkezsiz bir yapıdır
• Bu yüzden “aynı model uygulanamaz” görüşü yaygındır
1. Temsil tartışması
Türkiye’deki bazı Bektaşi/Alevi çevreler, Baba Mondi’nin tüm Bektaşileri temsil ettiği iddiasına temkinli yaklaşır:
• Bektaşilik tek merkezli değildir
• Türkiye, Balkanlar ve diğer bölgelerde farklı geleneksel kollar vardır
• Bu nedenle “tek bir devlet = tüm Bektaşiler” anlayışı gerçekçi bulunmaz
1. Tarihsel iddialara şüphe
Skënderbeu’nun “Bektaşi olduğu” iddiası da Türkiye’de geniş kabul görmez:
• Bu tür iddiaların daha çok siyasi söylem olduğu düşünülür
• Akademik tarih yazımında net bir konsensüs yoktur
1. Türkiye’deki Alevi-Bektaşi perspektifi
Türkiye’de Alevi-Bektaşi toplumu uzun süredir:
• eşit yurttaşlık,
• inanç özgürlüğü,
• kurumsal tanınma gibi taleplere odaklanmaktadır.
Bu nedenle “ayrı bir dini devlet” fikri yerine, mevcut devletler içinde hakların genişletilmesi daha doğru bir yol olarak görülür.
Genel sonuç
Türkiye’deki Bektaşi çevrelerin çoğu bu projeyi: gereksiz, riskli ve Bektaşiliğin doğasına aykırı bir girişim olarak değerlendirir.
Daha çok öne çıkan yaklaşım şudur:
“Devlet kurmak değil, bulunduğumuz toplumlarda hakkaniyetli bir şekilde var olmak.”
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor