EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

İslam’ın İnançlara Bakışı ve Barışın Evrensel Yüzü

İslam’ın İnançlara Bakışı ve Barışın Evrensel Yüzü
29 Kasım 2025, 15:08

0 dk

Yazan: M.Tevfik Yücesoy

Bismillah….

İslam kelimesi köken olarak “selâm, selâmet ve barış” anlamına gelir. Bu anlam, İslam'ın özünde taşıdığı evrensel mesajın da özetidir. İslam yalnızca bireysel bir inanç sistemi değil, aynı zamanda toplumla, çevreyle ve diğer inanç mensuplarıyla barış içinde yaşamayı esas alan bir hayat nizamıdır.

Şimdi gelin, İslam'ı üç ana başlıkta birlikte okuyalım:

1. Müminler Arasında Barış ve Kardeşlik:
İslam, inananları kardeş ilan eder. Kardeşlik; kin, haset, aldatma gibi kalbi zehirleyen duyguları değil, sadakati, merhameti ve güveni esas alır. Mümin, kardeşinin nefsini kendi nefsine tercih eder; onun açlığını, mahzunluğunu kendi derdi bilir. Peygamberimizin ifadesiyle, “Müslüman, Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu terk etmez.”

2. Diğer Dinlere ve İnançlara Yaklaşım:
Kur’an, inanç özgürlüğünü teminat altına alır: “Dinde zorlama yoktur.”(Bakara, 256) Hz. Peygamber, Medine’de Yahudi ve Hristiyan topluluklarla yaptığı anlaşmalarda onların haklarını ve inançlarını güvenceye almış, birlikte yaşamın en güzel örneklerini sergilemiştir. İslam, tebliğ eder ama zorlamaz; adaleti emreder ama zulmetmez.

3. Yaratılmışlara Karşı Merhamet:
İslam sadece insanla değil, hayvanla, ağaçla, suyla, toprakla da merhamet bağını kurar. Bir fidanı dikmeyi, bir kuşun yuvasına dokunmamayı, bir hayvanın hakkını gözetmeyi ibadet sayar. Peygamberimiz, bir karıncayı bile boş yere öldürmeyin diye uyarır. Çünkü merhamet, İslam’ın en derin izidir.

Yukarıda sıraladığımız maddeleri şimdi, dayandıkları delillerle birlikte detaylı şekilde ele alalım.

1. Müminler Arasında Barış ve Kardeşlik

Kur’ân-ı Kerîm, Müslüman toplumu bir araya getiren en temel bağı “iman kardeşliği” olarak tanımlar. Bu bağ, soy, ırk, renk, ekonomik çıkar gibi dünyevi unsurların ötesinde, tevhid inancına dayalı bir ruh birliğidir. “Müminler ancak kardeştir” (Hucurât, 10) ayeti, bu birlikteliği ilahi bir hüküm olarak ilan eder.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ise bu kardeşliğin içeriğini net bir şekilde tarif eder:  
“Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir; ona zulmetmez, onu terk etmez, ona yalan söylemez, onu hor görmez…” (Müslim, Birr, 32)

Müslümanlar arasında tesis edilmesi gereken bu kardeşlik bağının temelinde güven, sadakat, samimiyet, dua ve destek yer alır. Bir Müslüman’ın sıkıntısına duyarsız kalmak, ona karşı haset beslemek, gıybet etmek, kusur aramak, mümin kardeşliğiyle bağdaşmaz. Nitekim Sevgili Peygamberimiz, bu tür kalbi ve dilsel hastalıkların müminlerin arasını bozacağını ve ümmetin parçalanmasına sebep olacağını defaatle vurgulamıştır.

İslam, toplumsal yapıyı ayakta tutan temel harçlardan birinin kalpler arası sevgi ve merhamet olduğunu bildirir. Müminler arasında kin ve düşmanlık değil, yardımlaşma, dayanışma ve affedicilik esas alınmalıdır. Zira Kur’an, inananların kalplerini birleştirmenin ancak Allah’ın lütfu sayesinde mümkün olacağını bildirir:  
“(Ey Peygamber!) Eğer sen yeryüzündeki her şeyi verseydin, yine de onların kalplerini birleştiremezdin. Ama Allah onların arasını bulup kaynaştırdı.” (Enfâl, 63)

Müslüman topluluk, bir binanın tuğlaları gibi birbirine kenetlenmiş,bir bedenin organları gibi acıyı paylaşan* bir yapı olmalıdır. Bu bağlamda Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurur:  
“Müminler birbirini sevmede, birbirine merhamette ve birbirine şefkat göstermede bir beden gibidir. Bedenin bir organı rahatsızlandığında, diğer organları da uykusuzluk ve ateşle onun acısını paylaşır.” (Buhârî, Edeb, 27)

Bugün İslam dünyasının karşı karşıya olduğu en temel sorunlardan biri, bu iman kardeşliği şuurunun zayıflamış olmasıdır. Mezhep, etnik kimlik, siyasi görüş farklılıkları, zamanla müminlerin birbirlerine karşı güvensizlik duymasına, hatta düşmanlaşmasına sebep olmuştur. Oysa Kur’an, bu tür ihtilafların fitneye sebebiyet vereceğini bildirerek, müminleri sürekli birlik ve beraberliğe davet eder.

SÖZÜN ÖZÜ;
İslam’ın bizden istediği kardeşlik , sadece sözde kalan bir yakınlık değil; gerçek bir vefa, fedakârlık ve paylaşım üzerine kurulmuş, Allah için sevmenin ve sevilmenin tezahürüdür. Bu kardeşlik ihya edilmedikçe, İslam dünyasında kalıcı barış ve huzur tesis edilemez.

2. Müslüman Olmayanlara Karşı Tavır

İslam, sadece Müslümanlar arası ilişkileri değil, farklı inanç ve kültür mensuplarıyla olan ilişkileri de adalet, merhamet ve saygı ilkeleri çerçevesinde düzenler. Bu yönüyle İslam, evrensel bir din olarak hem bireysel hem toplumsal barışı esas alır. Kur’an-ı Kerîm’in temel ilkelerinden biri, inanç özgürlüğüdür. “Dinde zorlama yoktur” (Bakara, 256) ayeti bu temel prensibi en açık şekilde ortaya koyar. İman, zorlamayla değil, kalpten gelen bir teslimiyetle olur. Bu nedenle hiç kimse dinî inancı yüzünden baskı altına alınamaz.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medine’ye hicret ettiğinde şehirde yaşayan Yahudi ve Hristiyan topluluklarla yaptığı “Medine Vesikası” adlı toplumsal sözleşmeyle, farklı inançlara mensup bireylerin haklarını garanti altına almıştır. Bu anlaşma; onların ibadet özgürlüğünü, mal ve can güvenliğini, kendi inançlarını yaşama hakkını açıkça teminat altına almıştır. Bu uygulama, tarih boyunca başka bir örneği olmayan bir dinler arası barış ve hukuk modeli olarak dikkat çeker.

İslam’ın gayrimüslimlere bakışı, düşmanlık ve dışlama üzerine değil, tevhidin tebliği ve birlikte yaşama kültürü üzerine kuruludur. Müslümanların diğer inanç sahiplerine karşı yaklaşımı, Kur’an’ın emirleri doğrultusunda adil, ölçülü ve insani olmalıdır. Nitekim Maide Suresi’nde geçen şu ayet bu konuda rehber niteliğindedir:  
“Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adil olun, bu takvaya daha yakındır. (Maide, 8)

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in hayatında da bu adalet ve merhamet örneklerini sıkça görmek mümkündür. Hristiyan bir heyeti Medine’de mescitte ağırlamış, ibadetlerini yapmalarına dahi müsaade etmiştir. Bu tutum, Müslümanların diğer inançlara karşı tahammülünü ve saygısını gösteren çok güçlü bir örnektir. Zira İslam’a göre herkesin dini Allah katında değerlendirilecek; insanlara düşen görev ise sadece tebliğ etmek, tercihi ise muhatabın iradesine bırakmaktır.

Ayrıca, İslam tarihinde birçok gayrimüslim, Müslümanların yaşadığı bölgelerde özgürce yaşamış, kendi dinî liderlerini seçmiş, ibadethanelerini kullanmış ve kendi hukuklarıyla yargılanmışlardır. Osmanlı örneğinde bu, millet sistemi ile kurumsallaşmış; Hristiyan ve Yahudi topluluklar, kendi dini ve sosyal yapılarıyla varlıklarını sürdürmüşlerdir.

İslam, insan onuruna dayalı bir medeniyet inşa etmeyi hedefler. Din, dil, ırk ve mezhep ayrımı gözetmeden tüm insanları Allah’ın kulu olarak görür ve her birine şerefli bir konum atfeder:  
“Andolsun, biz insanı en güzel biçimde yarattık.” (Tîn, 4)

SÖZÜN ÖZÜ;
İslam, gayrimüslimlere karşı kin ve nefreti değil, adalet, barış, tebliğ ve birlikte yaşama iradesini öğütler. Müslüman, İslam’ın bu evrensel ahlakını temsil etmekle yükümlüdür. Farklı inanç sahipleriyle barış içinde yaşamak, Müslüman kimliğinin önemli bir parçasıdır. Düşmanlık, ayrımcılık ve zorbalık değil; ilim, hikmet ve merhametle yaklaşmak, İslam’ın ruhuna daha uygundur.

3. Yaratılmışlara Karşı Merhamet: Çevre ve Hayvan Hakları

İslam, yalnızca insanlar arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda insan ile doğa, insan ile hayvan, hatta insan ile cansız varlıklar arasındaki ilişkiyi de düzenleyen evrensel bir ahlak sistemidir. Bu yönüyle İslam, yaratılmış her varlığı ilahi bir emanet olarak görür. Kur’ân-ı Kerîm, insanın yeryüzünde bozgunculuk yapmamasını emreder:  
“İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozulma ortaya çıktı...” (Rum, 41).  
Bu ayet, ekolojik bozulmanın ve çevre krizlerinin temelinde insan davranışlarının olduğunu açıkça ifade eder.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v), doğaya ve hayvanlara karşı şefkatli davranışı bizzat yaşayarak ümmetine öğretmiştir. Su gibi temel bir yaşam kaynağının bile israfını yasaklamış, hatta bir nehrin kenarında abdest alan kişiye bile suyu gereksiz yere kullanmamasını tavsiye etmiştir.  
Kıyametin kopacağını bilse dahi elindeki fidanı toprakla buluşturmasını öğütleyen bir Peygamber’in ümmeti olarak, İslam medeniyeti çevreye karşı sorumlu bir bilinç geliştirmiştir.

İslam; sadece insanlar arasında değil, tüm mahlukatla kurulan ilişkide de merhameti esas alır. Hz. Peygamber’in sünneti ve hadisleri, canlılara zarar vermemeyi, onların ihtiyaçlarını gözetmeyi ve hatta onların duygularını dahi dikkate almayı bize öğretir. Bu anlayış, İslam’ın evrensel rahmet ve şefkat medeniyeti olduğunun en açık göstergelerindendir.

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) sözleri ve davranışları, canlı hakları ve çevre duyarlılığı açısından son derece güçlü mesajlar içerir. Bu konuda örnek teşkil eden bazı rivayetler ve uygulamalar:

- Mekke'nin fethi sırasında, ordunun ilerleyişi esnasında Hz. Peygamber bir köpek yavrusu ve annesinin yol kenarında bulunduğunu görünce, yavruya zarar gelmemesi için oraya bir nöbetçi dikmiş ve ordunun o bölgeden uzak geçmesini sağlamıştır. Bu olay, hayvanlara gösterilen şefkatin savaş anında bile gözetildiğini gösterir. (İbn Hişam, Sîre, 4/29)

- Bir sahabenin elinde bir kuş gören Hz. Peygamber, kuşun annesinin yuvasında yavrusunu göremeyeceğini düşünerek onu uyarmıştır:  
"Bu kuşun yavrusunu neden aldın? Onu yuvasına geri götür. Onun annesi ne hâlde düşünebiliyor musun?" (Ebû Dâvûd, Edeb 163)

"Yerdekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin."
(Tirmizî, Birr, 16)

"Bir kadın, bir kediyi hapsettiği için cehennemlik oldu. Kediye ne yiyecek verdi ne de salıverip yerdeki haşerattan yemesini sağladı."
(Buhârî, Bed'ü’l-Halk 16)

Yine bir başka rivayette:  
"Susuz kalmış bir köpeğe kuyuya inerek su veren günahkâr bir adam, bu merhameti sebebiyle Allah katında bağışlanmış ve cennetle mükâfatlandırılmıştır."
(Buhârî, Enbiyâ 54)

Ne yazık ki günümüzde İslam, kimi zaman radikal ve bağlamından koparılmış yorumlarla tanıtılmakta; onun yüce mesajı gölgelenmektedir. Bu tür anlayışlar ne Kur’an’ın ruhuna ne de Peygamber Efendimizin örnekliğine uygun düşmektedir. Oysa İslam, insanlığa rahmet olarak gönderilmiş bir dinin adıdır.  
“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya, 107)

SÖZÜN ÖZÜ;
İslam medeniyeti; hakkı gözeten, adaleti önceleyen, merhameti esas alan, farklılıklara saygı duyan ve tüm yaratılmışlara karşı sorumluluk bilinci taşıyan bir dünya görüşüdür. Bu medeniyetin bugünkü temsilcileri olarak bizlere düşen görev, bu kadim mesajı hem yaşayarak hem anlatarak insanlığa yeniden hatırlatmaktır.

Çünkü gerçek barış, adaletle başlar; merhametle büyür ve imanla kök salar.

Selam ve dua ile….  
29.11.2025/ İstanbul

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing