VLORA’DA TARİHÎ HAFIZA İÇİN TEPKİ: “YENİ MÜZE YAPILABİLİR, ANCAK ESKİ TARİH SİLİNMEMELİ”
Arnavutluk’un bağımsızlık tarihinin sembol şehirlerinden Vlorë’de yeni bir müze projesi tartışmaların odağına yerleşti.
Yahudi toplumunun Arnavutluk’taki tarihini anlatmak amacıyla inşa edilen Arnavut Yahudi Müzesi, Vlora Tarihî Merkezi’nin rehabilitasyonu kapsamında hayata geçiriliyor. Proje, Arnavut-Amerikan Kalkınma Fonu ve Arnavut makamlarının iş birliğiyle yürütülüyor.
Ancak şehirde yükselen itirazların hedefinde müzenin Yahudi tarihini anlatması değil, müze için seçilen binanın tarihî geçmişinin nasıl korunacağı bulunuyor.
BİNA “LABËRİA” KULÜBÜYLE ANILIYOR
Tarihî kaynaklara göre bina, 1908 yılında Vlora’da kurulan vatansever “Labëria” Kulübü ile bağlantılı.
Bu kulüp, Arnavut millî hareketinin en kritik dönemlerinden birinde faaliyet gösteren kuruluşlardan biri olarak biliniyor.
Daha da önemlisi, tarihî kayıtlarda İsmail Qemali’nin kulübün onursal başkanı olarak gösterildiği belirtiliyor.
Dolayısıyla Vlora’daki tartışma sıradan bir bina değişikliği olarak görülmüyor.
Şehir sakinlerinin önemli bir bölümü açısından mesele, Arnavut millî hafızasının sembollerinden birinin yeni bir müze projesi içerisinde görünmez hale gelip gelmeyeceği sorusuna dönüşmüş durumda.
“YAHUDİ TARİHİ ANLATILSIN, AMA ARNAVUT TARİHİ UNUTULMASIN”
Tepkilerin ortak noktası dikkat çekici:
Yahudi toplumunun Arnavutluk tarihindeki yerinin anlatılmasına karşı çıkılmıyor.
Bilakis, Arnavutların II. Dünya Savaşı sırasında Yahudilere sahip çıkması ve onları Nazi zulmünden koruması, ülkenin önemli tarihî ve ahlaki miraslarından biri olarak görülüyor.
Ancak eleştiriler, bir tarihî hafızanın başka bir tarihî hafızanın üzerine kurulmasına itiraz ediyor.
Vlora kamuoyunda sorulan soru şu:
“Yeni müze yapılırken Labëria Kulübü’nün tarihi nerede anlatılacak?”
İSMAİL QEMALİ’NİN HATIRASI KORUNACAK MI?
Vlora, İsmail Qemali açısından sıradan bir şehir değil.
1912’de Arnavutluk’un bağımsızlığının ilan edildiği şehir olan Vlorë, ülkenin millî hafızasının merkezinde bulunuyor.
Bu nedenle tarihî bir yapının restorasyonu ve yeniden işlevlendirilmesi, yalnızca mimari bir proje olarak değerlendirilemiyor.
Şehirdeki hassasiyetin temelinde şu endişe bulunuyor:
İsmail Qemali ve Labëria Kulübü ile ilişkilendirilen bir yapının geçmişi, yeni müze konsepti içerisinde ikinci plana mı itilecek?
“TARİHİ DEĞİŞTİRMEYİN, TARİHİ ANLATIN”
Tarihî miras konusunda dile getirilen en güçlü yaklaşım ise binanın geçmişinin silinmesi yerine, yeni müze konseptiyle birlikte anlatılması.
Bunun için müze içerisinde “Labëria” Kulübü’ne ayrılmış özel bir bölüm oluşturulabilir.
Kulübün kuruluşu, faaliyetleri, Arnavut millî hareketindeki rolü ve İsmail Qemali ile bağlantısı belgelerle ziyaretçilere aktarılabilir.
Böylece hem Yahudi toplumunun Arnavutluk tarihindeki yeri anlatılmış hem de binanın geçmişi korunmuş olur.
Çünkü bir binayı restore etmek, onun hafızasını silmek anlamına gelmemeli.
VLORË’DE BEKLENEN CEVAP
Şimdi gözler Vlora Belediyesi ve ilgili kültür kurumlarında.
Kamuoyunun yanıt beklediği sorular açık:
- Binanın tarihî geçmişi konusunda kapsamlı bir inceleme yapıldı mı?
* “Labëria” Kulübü’nün tarihi müze projesine dahil edilecek mi?
* İsmail Qemali’nin bina ve kulüple bağlantısı ziyaretçilere anlatılacak mı?
* Binanın özgün mimari ve tarihî özellikleri ne ölçüde korunacak?
* Yahudi Müzesi için başka tarihî veya yeni bir yapı seçeneği değerlendirildi mi?
MESELE SADECE BİR BİNA DEĞİL
Vlora’da yaşanan tartışmanın asıl önemi burada.
Çünkü konu sadece bir müzenin nerede kurulacağı değil.
Konu, bir şehrin tarihinin nasıl hatırlanacağıdır.
Yahudi toplumunun Arnavutluk’taki tarihi elbette korunmalı ve gelecek nesillere aktarılmalıdır.
Ancak aynı şekilde Arnavut millî hareketinin tarihî izleri de korunmalıdır.
Yeni bir müze inşa edilebilir; fakat bir milletin hafızası başka bir müze projesinin gölgesinde bırakılmamalıdır.
Vlorë’nin tarihî mirası tek bir döneme, tek bir topluluğa veya tek bir anlatıya indirgenemeyecek kadar zengindir.
Tarih seçilmez. Tarih, bütün yönleriyle korunur ve anlatılır.
Vlora’da şimdi beklenen cevap tam da budur:
“Labëria” Kulübü’nün mirası bu müzede yaşayacak mı?
Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy