Mufassal haber: M.Tevfik Yücesoy
İtalyan basınında yayımlanan bir analizde, Arnavutluk’un jeopolitik konumu nedeniyle İtalya ile Türkiye arasında artan nüfuz mücadelesine dikkat çekildi. Analizde, yaklaşan NATO Zirvesi’nde Arnavutluk’un, “Batı ile Doğu’nun iki başı arasında oturan sadık bir müttefik” olarak tanımlandığı ifade edildi.
Haberde, İtalya’nın uzun yıllardır Arnavutluk’u Adriyatik’teki doğal uzantısı ve kendi etki alanının bir parçası olarak gördüğü belirtilirken, Türkiye’nin ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde Balkanlar’daki etkisini ekonomik, kültürel, dini ve savunma alanlarında önemli ölçüde artırdığı öne sürüldü.
Analizde, Osmanlı dönemine de atıf yapılarak, 15. yüzyılda Arnavut milli kahramanı Gjergj Kastrioti (İskender Bey)’nin Osmanlılara karşı uzun yıllar direndiği, ancak ölümünün ardından Arnavutluk’un yaklaşık dört asır Osmanlı hakimiyetinde kaldığı hatırlatıldı.
İtalyan medyasına göre Türkiye, günümüzde Arnavutluk’taki etkisini ekonomi, sağlık, telekomünikasyon ve savunma sanayii yatırımlarıyla güçlendiriyor. Arnavutluk’un Türkiye’den Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçları satın aldığı, Arnavut pilot ve teknisyenlerin Türk eğitmenler tarafından eğitildiği vurgulandı.
Ayrıca Türkiye’nin dini ve kültürel diplomasi faaliyetleri kapsamında Tiran’ın merkezinde bulunan Namazgâh Camii gibi büyük projelerle “yumuşak güç” politikasını sürdürdüğü iddia edildi.
Öte yandan analizde, İtalya’nın Arnavutluk ile özellikle 1990’lardaki göç krizinden bu yana çok yakın ilişkilere sahip olduğu, son dönemde ise Giorgia Meloni hükümeti ile Edi Rama arasında imzalanan düzensiz göçmenlerin işlenmesine yönelik anlaşmanın bu ilişkinin önemli örneklerinden biri olduğu ifade edildi.
Analizin sonucunda, Batılı ülkelerin Arnavutluk’a yalnızca göç politikaları açısından yaklaşmasının yetersiz kalacağı savunularak, İtalya’nın Tiran’a daha kapsamlı bir stratejik vizyon sunmaması halinde oluşacak jeopolitik boşluğun Türkiye tarafından doldurulabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Not: Bu metin, İtalyan medyasında yer alan bir jeopolitik analizde dile getirilen görüş ve değerlendirmelerin özetidir; söz konusu iddialar analiz yazarının yorumlarını yansıtmaktadır.