‘Jonoz Rada’ Şadırvan’ın Danteli
0 dk
Prizren’de hizmet vermekte olan ve tabir-i caizse şehrimizin sembolü haline gelmiş köklü işletmelerimizi ziyaret ederek, pandemi sürecinin kendilerine yönelik etkilerini konuşuyoruz. Bugün, yıllardır Şadırvan Meydanı’nda hizmet vermekte olan ve şehrimizin en eski çeyiz tekstili üreticilerinden, işletmesine de kendi adını vermiş olan Jonoz Rada’ya konuk olarak, pandeminin işletmelerine yönelik etkileri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.
- Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?
Ben Yonoz Rada. 1951 yılında Prizren’de doğdum. Küçük yaştan beri çeyiz tekstili işi ile uğraşmaktayım. Öncelerde bu işin üretim kısmı ile uğraşıyordum. Emekli olduktan sonra da hazır ürünlerin satışı ile uğraşmaya devam ettim.
- İşletmenizin tarihçesi hakkında bilgi verir misiniz?
Bu zanaat bize dedelerimizden emanet olarak kaldı. Dedemin emanetini babam, babamın emanetini de biz devam ettiriyoruz. Kardeşim, kızkardeşim ve ailemizin birçok ferdi bu işle uğraştı. Çeyiz tekstilciliği bizim aile mesleğimiz diyebiliriz. 1982 yılından önce de yöresel giysilerimiz olan “yelek” ve “dolama” üretimini gerçekleştiriyorduk. 1982 yılında Almanya’dan satın aldığımız makineler ile çeyiz tekstili sektörüne yöneldik. İlk başladığımızda tek bir çalışanımız vardı. İlk iki yılda işlerimiz çok iyi gitmedi. Ama biz pes etmedik ve üçüncü yıldan itibaren işlerimiz açılmaya başladı. İşletmemizin büyümesi ile birlikte çalışan sayımızı 12 kişiye kadar çıkarttık. 1999 savaşından sonra işlerimiz azalmaya başladı. Biz üretim ile uğraşırken, diğer işletmeler ithal malı piyasaya sürdüler. İthal malın kalitesi ile kıyaslanmamız mümkün değil ama fiyatı daha düşük olduğu için, ithal mal daha çok tercih edilmeye başlandı. Bu sebeple biz de üretimi kısıtlamak zorunda kaldık ve çoğunlukla Türkiye’den ithal ettiğimiz ürünleri satmaya başladık. Şimdilerde çeyiz tekstilinin yanı sıra ev tekstili ürünleri de satmaktayız.
- Bu alanda sizi diğer işletmelerden ayıran en büyük özelliğin ne olduğunu düşünüyorsunuz?
Biz bu işe başladığımızda, Prizren bölgesinde bizim yaptığımız gibi el işi üretimi yapan hiçbir işletme yoktu. O zamanlarda el işi üretimi çok değerliydi. Bir doğum ya da düğün olduğunda kadınlar hemen bize sipariş vermeye gelirlerdi. Ürünlerimizde her zaman en kaliteli kumaşı kullandık, müşterimize her daim güven verdik. Kaliteli bir iş yaptıktan sonra başarısız olmanız mümkün değil. Bence, bizi diğer işletmelerden ayıran en büyük özellik de kaliteli iş yaparak, müşterilerimizin gözünde güvenilir bir profil oluşturmamızdır.
- İş hayatınız boyunca ne tür zorluklarla karşılaştınız?
Savaştan önce, kumaşlarımızı Yugoslavya, Türkiye ve Almanya’dan temin ediyorduk. O dönemlerde baş gösteren ekonomik kriz sebebiyle, kumaş bulmakta zorluk çekiyorduk. Şimdi öyle bir sıkıntımız yok ama kazancımız da eskisi gibi değil.
- Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını ile mücadele ettiğimiz bu dönemin, işletmeniz üzerinde ne gibi etkileri oldu?
Bu salgının işletmemiz üzerinde çok fazla olumsuz etkileri oldu. Bizim için yaz sezonu çok önemli. Kış sezonunun açıklarını bile yaz sezonu sayesinde kapatıyorduk. Pandemi döneminde iki ay boyunca tamamen kapalı kaldık. Sonrasında çalışmaya başladık, ama yaz sezonunda en önemli gelir kaynağımız olan gurbetçi vatandaşlarımız, tatil için bu yıl ülkeye gelmemesi bizi oldukça sıkıntıya soktu. Ayrıca, pandemi nedeniyle düğünlerin yapılmaması bizi çok fazla olumsuz etkiledi. İşimiz o kadar azaldı ki; Bazı günlerde siftah dahi yapamadık, yapamıyoruz. Geçen yılki ciromuzla bugünü kıyasladığımızda arada en az 5 katı fark olduğunu görüyoruz.
- Peki pandemi nedeniyle işten çıkartmak zorunda kaldığınız çalışanınız oldu mu?
Pandemi nedeniyle üretimimiz tamamen durdu. Maalesef bu yüzden de çalışanlarımızı işten çıkartmak zorunda kaldık. Şu an tek başıma çalışıyorum.
- Kosova Hükümeti’nin sağladığı Ekonomik Destek Paketi’nden yararlandınız mı?
Evet, yararlandık. Ancak bu ödenek, pandemiden kaynaklanan zararımızı kesinlikle karşılamıyor. Yine de “Buna da şükür” diyoruz, hiç de vermeyebilirlerdi.
- Son olarak, pandemi durumu ortadan kalktığında, işletmenizde ne gibi değişiklikler olacağını öngörüyorsunuz?
Bazen, bugün yaşamakta olduğumuz gibi beklenmedik durumlarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Bir zamanlar da ‘’hediyesiz düğün’’ diye bir gelenek ortaya çıkmıştı. Düğünler oluyordu ama çeyiz yapılmıyor, hediye alınmıyordu. O dönemi atlattık, ardından savaş çıktı. Savaşı atlattık, ekonomik kriz vesaire derken, bugün de pandemi ile karşı karşıyayız. Şu anda elimizde olan bütün ürünlerimizde büyük indirimler yaparak, elden çıkartmaya çalışıyoruz. Yarın ne olacağını bile bilemiyoruz. Şimdilik idare etmeye çalışıyoruz, bahar aylarında bu konuyu tekrardan düşüneceğiz.
Şadırvan’ın danteli “Jonoz Rada”, işletmesinin tarihçesi ve pandemi sürecinin işletmesine yönelik etkilerini bizimle paylaştı. Jonoz bey ve tüm işletmelerimizin pandemi kaynaklı ekonomik krizden bir an önce kurtulmasını temenni ederiz.
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor