EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

Kağıdın Üçü...

Kağıdın Üçü...
20 Ocak 2012, 12:36

0 dk



Kağıdın Üçü...



    "Kıbrıs Türkü olmakla gurur, şeref duyan kimseleriz. Bugüne kadar hayatınızı alın teri dökerek sağladık. Üçkağıtçılık nedir bilmedik. Vatana hıyanet suçu işleyen çıkmadı aramızdan. Riyadan, köpekçesine yaltaklanmadan uzak kaldık. Namus ve şerefle oynamayı zûl saydık." 1976
 
        Dr. Fazıl KÜÇÜK

    Adada yaşanmakta olan uyuşmazlığa ilişkin olarak sıklıkla çözüm takviminin açıklanması isteniyor. Açıklanamayan takvime karşın yine de görüşmeler öncesinde "barış için son fırsat" değerlendirmesi yapılıyor. Bu söylemlerin görüşmecilere moral olması için söylendiği genel bir kanı olarak kalıyor. Bunun ötesinde halklar, umut yorgun olmanın ötesine geçerek çözüm yorgunu oldu. Mendil büyüklüğündeki ülke adına görüşmelere katılanların çözümden yana olmadıkları artık ilgi çekmeyen bir durum olarak ortalık yerlere çıkmaktadır.
    Kıbrıs Türklerine 1959-60 Anlaşmaları ile tanınan hakların kaza olduğuna inananlardan çözüm için daha fazlasını beklememek gerekiyor. Anlaşmalarla verilen hakların fazlalığından sürekli olarak şikayetçi oluyorlar. Benzer söylemleri şimdiler de yaşıyoruz. Kıbrıs Türklerine adı geçen anlaşmalarla tanınan hakların çok fazla olduğunu söylemeye devam ediyorlar. Bu nedenle hiçbir yasal dayanağı olmayan ambargolarla Kıbrıs Türklerini teslim alacaklarının düşlerini görüyorlar. Adada çözüme odaklanan çevrelerin bu son fırsattır aman kaçırmayalım yaklaşımları, gündüz düşleri görmenin de ötesinde bir anlam içermektedir.
    Adada Kıbrıs Türklerine yeni haklar verecek anlaşmaya hiçbir Rum ve Yunanlı siyasetçinin imza atacağı beklentisine girilmemesi gerekiyor. 1960 anlaşmalarına, daha sonraları da 1977-1979 Doruk Anlaşmalarına imza atanların ölüm yıl dönümünlerinde anılmadıkları biliniyor. Sadece devlet töreni adı altında göstermelik törenlerle anılıyorlar. Buna karşın EOKA teröristleri için görkemli anma törenlerinin yapıldığının da unutulması gerekiyor.
    Her ne kadar tarih yaşanarak uygulama yapılarak öğreniliyorsa bile buna karşın yine de ders alınması gerektiğini kaydetmek istiyoruz. Yaptığımız her işlemden sonra bazı hususları ve özellikleri olan konumları öğreniyoruz. Öğrendiklerimizi ne yazık ki uygulama noktasına taşıyamıyoruz. Bunun nedenin de "ben" egosunu yenemediğimizdendir diye düşünüyoruz.
    Adada çözüme ilişkin çabaların devam ettiği günlerden geçilirken mendil büyüklüğündeki ülke adeta satranç oyununu oynuyor. Bu arada İsrail'le askeri işbirliği anlaşmasının imzalandığı duyuruldu. Çok öncelerden hazırlıkları sürdürülen petrol ve doğalgazın güvenli olarak taşınması için önlemler alındığı biliniyor. İsrail'in platformları koruma gerekçesinin arkasına saklanarak savaş gemilerini bölgeye gönderme hazırlıklarını sürdürüyor. "Uzun süreli bir dostluğun başlangıcı ve tarihi buluşma" olarak tanımlanan söz konusu anlaşma ile Doğu Akdeniz'deki dengeler dinamitlenmektedir.
    Siyasetçilerimizin uzunca bir süredir ne olduğu ortalık yere çıkmış olan Arap Baharı çalışmaları ile uğraştıkları biliniyor. Bu ülkelerde yaşanacak olan olumsuzluklardan hiç hak etmediği halde Türkiye'nin de etkileneceğini düşünüyoruz. Buna karşın ülkenin diğer konularına da gereken ilginin gösterilmesi gerektiğini kaydetmek istiyoruz.
    Rusya'nın Saint Petersburg Limanından yüklediği askeri malzemeyi Suriye ve Türkiye'ye götürdüğü öne sürülen Rus gemisi Limasol Limanına yanaştırıldı. Yakıt ikmali için Limana yaklaşan geminin AB'nin bütün uyarı ısrarlarına karşın yoluna devam etme izni verildi. Ve Suriye Limanlarına yanaştı.  AB'nin yaptırım uyguladığı Suriye'ye, Birliğin üyesi olan ve mendil büyüklüğündeki ülkenin uyarıları dikkate almadığı gerçeği ile yüzleşiyoruz. Geminin yoluna devam etmesini "Suriye limanlarına gitmeyecek" sözü üzerine verildiği açıklandı.
    Adı geçen bu ülke bütün dünyaya ve özellikle AB'ne karşı üçkâğıtçılık yapıyor mu ne...


Ahmet Göksan
    SEVGİ ile kalınız...

20 Ocak 2011-Ankara -


                                       [email protected]

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing