EURO
1
  • EURALL
    95.55 0.29%
  • EURTRY
    53.47 0.15%
  • EURMKD
    61.63 -0.05%
  • EURRSD
    117.38 -0.03%
  • EURUSD
    1.16 0.16%
  • EURGBP
    0.87 0.05%
  • EURCHF
    0.92 -0.04%
  • EURSEK
    10.88 -0.25%
  • EURAUD
    1.63 0.15%
Haberler aranıyor...
Aramak için en az 2 karakter yazın.
7 Haziran 2026 Kosova Erken Genel Seçimleri
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
00
Saniye

Karısını Dinlemediği Gün Yiğidin Öldüğü Gündür

Karısını Dinlemediği Gün Yiğidin Öldüğü Gündür
7 Mart 2013, 12:13

0 dk

8 Mart her yıl kadınlar günü olarak kutlanıyor. Ve böyle bir dünyadakadınlar iş hayatında başarılı olsalar da ancak ikincil işlerde kendine yerbulabiliyorlar. Başarılı kadınlar kendilerine biçilen rol gereği iş hayatınadevam etmekte zorlanıyor. Erkek egemen dünyada kadınların geri plandakalmasında erkekler ne kadar suçluysa, hatanın bir bölümü yine erkekleriyetiştiren kadında oluyor.

 Çalışmayan kadın var mı? Benim bildiğim kadarıyla çoğu erkeklerden dahafazla çalışıyor. Güya çoğunun işi yok. Kadınların yaptığı iş ancak aksadığızaman göze çarpar. Evdeki işler bir ya da iki gün yapılmayınca ya da yapılamayıncaişte o zaman kadının ne kadar çok iş yaptığının farkına varırız. Bir de bunaçalışma hayatı eklenince, maalesef kadına yüklenen geleneksel rolü değişmiyor.Eve gelince kadın yine kadın ve ev işlerini de kendi başına üstlenmeli. 

Milletvekili Müfera  Şinik, ilk olarak ataerkil bir toplumda kadın olarakyaşamanın zor olduğunu ancak bu zorlukların, kadınların el birliği ileaşılabilineceğini düşünüyor.  Yasama organında ağırlıklı olarak ereklerinbulunduğu bir ortamda kadın olmanın verdiği zorluklardan bahseden Şinik, AByasaları ile örtüşen yasalar gereğince bir nebzede bunun aşıldığını söylüyor.Şinik,  "Yasamada bu gerçekten zor bir durum ancak Kosova şartlarında,Kosova'daki Avrupa Birliği yasalarıyla uyumlu yasalar çıkarıldığı için bizimburada biraz daha fazla şansımız var. Cinsiyet eşitliği doğrultusunda, bizimyasalarımız diğer ülkelerdeki yasalara nazaran iyi yasalardır. Bizde kadınolarak geçmezse de, karşı cinsten bir 30%-luk bir kota vardır. Bu yüzden bukotaya dayanarak milletvekili sayısı toplam olarak 120 olan meclisimizde40'ı  bayandır. Bu bayanların el birliği ile de yasalarda değişikliklerinyapılması için bir şekilde çalışmalarımız devam etmektedir. Bilindiği üzereKosova Meclisindeki 40 bayan milletvekilinin katıldığı kadınlar gurubukurulmuştur. Ben orada yönetimde bulunmaktayım. Bugüne kadar ister yasalardaister Kosova Meclisi iç tüzüğündeki kadınlarla ilgili, cinsiyet eşitliği ileilgili birçok konuda müdahale etmişizdir ve başarmışızdır. Onun dışında heranlamda kadınların ya başbakan yardımcısı, ya bakan yardımcısı  olmasıkonusunda da kota olmazsa da bir şekilde çabamızı sunuyoruz" dedi.

 Tarihçi Fetnan Derviş,  güncel hayatta kadının olmadığı bir anıdüşünemediğini ve günümüz dünyasında kadına verilen değerle, devletlerin,milletlerin medeniyetlerinin ölçüldüğünü, o yüzden tek güne böyle bir gününsığdırılması ya da bunun verilmiş bir hak  olarak değerlendirilmesininkendisine göre biraz eksik veya yanlış bir tanımlama oluyor.

Erkek egemen bir dünyada kadının yeri tarih boyunca nasıl bir seyir izledisorumuza da Fetnan Hoca, "Anaerkil döneminin yaşandığı zamanlarda kadın birinciplandaydı.  Çünkü o zaman kadın ve erkeğin çalışma faaliyetleri farklıydı.Ancak yerleşik hayata geçmeyle beraber, erkeğin toplumdaki konumu önemkazanıyor. Erkek tarımda çalışıyor, erkek eve ürün getiren bireydir. O yüzdenanaerkil aile yapısından ataerkil aile yapısına geçmekle beraber, kadıntoplumda ikincil bir plana itiliyor. Bu genel manada böyle oluyor ama Türktarihi açısından sorarsanız,  konuşulacak o kadar çok şey var ki. Çünküdünya tarihine genel manada baktığımızda kadına insan olarak değer veren enönemli toplumlardan birisidir Türk toplumu. Çünkü kadın hiçbir zaman toplumiçinde erkekten ayrı bir varlık olarak düşünülmemiş.  Ben size sadece biratasözü söyleyeyim, kadının toplumun içindeki rolünü gösteren en önemliatasözlerimizden birisi, "Karısını dinlemediği gün yiğidin öldüğü gündür". Yanikadın Türk toplumu içersinde o kadar aktif ve sosyal statüye sahip birvarlıktır.

Psikoloji Danışman olan Esen Spahi de kadın açısından kadınların durumunabaktığında kadınların maruz kaldığı olaylardan dolayı üzüntü duyduğunubelirtiyor. Spahi, "Şöyle bir şey var, her gün gazete  haberlerinebaktığımızda dünyaca ünlü olanların bile, bir kadın olarak şiddete maruzkalmalarını, tacize uğramaları haberlerini okuyabiliyoruz. Bu çağda bile bu türhareketlerin, bu tür olayların yaşanması tabii ki de üzücü bir şey. Özelliklede bir kadın olarak bu tür olayları okumayı veya görmeyi tabii ki de istemem" diyerekkadınların  günümüzde  özgüvenlerini tamamen kazanmış bireyler olarakkendilerini ispatlamaya çalışmaları gerektiğine vurgu yapıyor.
Kadınların kendilerini ispatlamaya toplum izin veriyor mu sorumuza da Spahi,"Pek fırsat verildiğini düşünmüyorum. Birçok ünlünün bile böyle bir şeye maruzkaldığını düşünürsek sosyo -ekonomik durumu düşük ailelerdeki kadınları elealırsak veya  eğitim seviyesi düşük olan kadınları ele alırsak bu anlamdakadınlarımızın kendi hak ve özgürlükleri için daha çok çalışıp çabalamalarıgerektiğini düşünüyorum" diyor.

Erkek egemen dünyada kadınların genellikle ikincil işlerde ya da karar vermemekanizmasında ikinci planda olması veyahut fikrinin alınmaması konusundaMilletvekili Müfera Şinik, kadınlar hangi işte olursa olsun erkeklerden dahabaşarılı olacağına inanıyor. Şinik, "Kadın gözüyle muavin işlerine kadınların yöneltilmesini bir şekilde bir hak veriyorum, ancak sonuçta bizimcumhurbaşkanımız bir kadın. Onun dışında yine bu muavin işlerinde, kadınların gözünün biraz daha pek olmasından dolayı, hangi işte olursaolsun  kadınların yine başarılı olduğuna inanıyorum" diye bir yorumdabulundu.

Türk tarihinde kadının konumu 8 yüzyıla kadar toplumu içerisinde sosyal hayattaolsun, siyasal hayatta olsun aktif bir kişilik olarak yer aldığını belirtenFetnan Derviş,  8 yüzyıldan sonra Türklerin İslamiyet'le tanıştığını ve neyazık ki Arapların cahiliye döneminden kalan adetlerin İslam dinine karışınca,kadınların ikinci plana atılmasına neden olduğunu söylüyor.  Derviş,  " Türkler 8 yüzyıldan sonra İslamiyet'le tanışmaya başlıyor. Burada birparantez açayım, İslam dini kadar kadına değer veren hatta kadının değerli birvarlık olduğunu ortaya koyan bir dindir İslam dini. Ama maalesef burada kadınneden tartışılmaya başlanıyor, çünkü İslamiyet'ten önce, cahiliye devrinde Araptoplumunda kadın ikinci bir varlık olarak görülmüş, kadın değersiz bir varlıkolarak görülmüş, erkeğin toplum içindeki rolü sahip olduğu erkek çocuk sayısınagöre belirlenmiş. O yüzden maalesef İslam ruhuna, İslam dini kurallarına aykırıbir şekilde yorumlandığı için İslam dinine eski gelenek ve görenekler İslamdinine karışmış ve maalesef ki kadın bundan sonra ikinci plana itilmeyebaşlanmış. Bana göre bu en üzücü nokta çünkü günümüzde maalesef kadının bu şekildemuameleye maruz kalması maalesef İslam dini kurallarıyla yorumlanıyor ki, esasburada önemli olan nokta İslami kuralların yanlış bir şekilde yorumlanmasıdır.Osmanlı devrine kadar geldiğimizde çelişkili bir durum görüyoruz, mesela,merkezde daha çok bu haremlik selamlık hayatı görülüyor ama Anadolu içlerinegittiğimizde sade halkta yine o  eski Orta Asya adetlerinin  devamettiğini görüyoruz. Kadın sosyal bir varlık olarak hayatın her alanında vardır.Kadın üreticidir, kadın aile ekonomisine katkıda bulunan bir varlıktır. Buçelişkili durum Tanzimat dönemine kadar devam ediyor. Tanzimat döneminde bazıOsmanlı aydınları yetişiyor.  Kadın haklarını, kadın eğitimini tartışmayabaşlıyorlar ve ondan sonradır ki artık Osmanlı toplumu içerisinde kadın genelmanada anlam kazanmaya başlıyor. Ama günümüzde değin çağdaş dünyada kadın niyehala bu kadar sorun yaşıyor sorusuna, öğrenilmiş çaresizlik diye  birdurum vardır. Yani kadın, burada bana göre en önemli sorun, bir kere kadınlareğitimsiz, ataerkil ailede yaşıyoruz, kadının ekonomik özgürlüğü yok, maalesefeşinden başka ona bakacak her hangi bir kurum yok, kişi yok.  Veyabilinçsizlik, öğrenilmiş çaresizlik, benim yapacak bir şeyim yoktur, bu şekildeher türlü hakkının çiğnenmesine veya her türlü ezilme horlanma, daha nediyebilirseniz bir sürü daha konu eklene bilinir buna. Ama bu sadece eğitimalmamış ve ekonomi özgürlüğünü almamış kadınlar için geçerli değil, meselaakademisyen, akademik eğitimi almış, çalışma hayatında son derece aktifkadınlar için de sorun yok diyemiyoruz" .

Kadınların ikincil planda olması konusunda kadınlar ne hissediyor sorusunaSpahi, "Muhakkak ki kadınlar yetersizlik duygusu hissedeceklerdir. Çocukluktanitibaren sürekli bir ikinci plana atılma söz konusu, özgüvenlerinde birdüşüklük söz konusu. Yani kendilerini ispatlama çalışmalı daha çok mücadeleetmeleri gerekmekte bu anlamda"  yorumunda bulunuyor. Spahi, bahsedilenhaklara kadınların çok ta ulaşmadığını, "günümüzde hala şiddete uğrayan,ikincil plana atılan, ucuz iş gücü olarak kullanılan, sigortasız olarakçalıştırılan bireyler kadınlar"  olduğunu belirtip yüzyıllar öncesindenbile haklarını arayan kadınlar haklarına günümüzde daha fazla önemsenmesigerektiğini düşünüyor.

Ülkemizde kadınlar verilen hakların artık standartlara bağlanmış durumdaolduğunu belirten Fetnan Derviş, üç işçi alınacaksa bir iş yerine bunlardanbirinin mutlaka kadın olması gerektiğini belirtiyor ama  "zorunlu olmasıkötü de, kötümser olunmaması gerekiyor. Kotanın zorunlu olması açısındanbakarsanız,  rahatsızlık verici bir durum ortada. Çünkü bu sefer yinekadınların önü kapanmış oluyor. Yani bırakın başarılı olan kendini göstersin.Veya kadına neden bu kadar engel olunuyor, bana göre kadının geleneksel rolleribüyük bir ölçüde buna engel oluyor. Yine kadınları, belli bir ölçüde erkekdünyası.  Çünkü kadın, annedir, eştir, kadına yüklenen o kadar çok görevvardır ki, ikinci aşamada kadın bundan dolayı ikincil işlere getiriliyor"yorumunda bulunuyor.

Erkeğin sadece eğitimli olmasının değil, erkeğin geldiği sosyal çevre,yetiştiği çevrenin de çok önemli olduğuna vurgu yapan tarihçi,  kadına nekadar değer verilirse,  kadının toplum içinde o kadar yükseleceğiniinanıyor fakat, "Sadece erkeğe değil,  ben şahsen, cinsiyet eşitliğieğitimcisi sertifikasına sahibim, aldığım eğitim süresince, özellikle varılanneticede şudur ki eğer bugün erkeklerin egemen olduğu bir dünyada yaşıyorsakbunun yine sorumlusu kadın. Yani erkek çocuklar, doğduğundan itibaren, senerkeksin, senin sözün geçer, sen diyeceksin, sen yapacaksın, erkekler zaten ilkbaştan anneleri tarafından bu şekilde yetiştiriliyor" diyerek kadın için yinekadınların mücadele vermesi gerektiğinin altını çiziyor.
 

 

 

Galeri

Yorumlar (0)

Yorum kurallar'ını okudum ve Onaylıyorum

Yorum Kuralları

  • Kullanıcıların birbirlerine karşı saygılı olması zorunludur.
  • Üyelerin birbirlerine yaptığı ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ve küfürlü yorumlara müsamaha gösterilmeyecektir. Böyle durumda yorumlara müdahale edilecektir.
  • Kullanıcılar tarafından gelen, insanların dini inancına, ırkına, etnik kökenine, yaşına, sosyal durumuna, siyasi görüşüne, cinsel yönelimine, fiziksel durumuna göre kişilere veya belirli gruplara karşı nefrete teşvik edici, şiddet içeren, provokatif, aşağılayıcı içerik ve yorumları yayınlamama hakkını Kosova Haber saklı tutmaktadır.
  • Birey, kurum, kültür veya toplumları küçük düşürücü, küfür, aşağılama veya argo ifadelere izin verilmemektedir
  • Daha sağlıklı bir tartışma ortamının olması için yapılan yorumlarda kullanıcılar, diğer kullanıcıların inançlarına ve görüşlerine saygı göstermeleri zorunludur.
  • Yorumlarda büyük harf kullanılmamalıdır.
  • Site içerisindeki yorumlar Türkçe olmalıdır.
  • Herhangi bir ticari amaç ya da telif hakkı içeren yorumlara izin verilmeyecektir.
  • İnsanları kışkırtan, saldırgan bir kullanıcı adı seçilemez.
  • Spam mesajlar göndermek yasaktır. Aynı ve benzer mesajlar birden fazla kere gönderildiğinde de müdahale edilecektir.
© 2006 - 2026 Kosova Haber. Tüm Hakkları Saklıdır..

Designed and Developed by: Dmarketing