- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- KKTC ve 'Serbest Bölge' - Gökhan Güler
KKTC ve 'Serbest Bölge' - Gökhan Güler
0 dk
1968'de başlayan Kıbrıs müzakere sürecinde artık sona gelinmiştir. Birleşmiş Milletler Kıbrıs Özel Temsilcisi Eide'nin geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu ''çözüm olmazsa başka senaryolar gündeme gelir'' açıklaması KKTC açısından son derece önemlidir!
Yugoslavya'nın dağılmasının ardından bağımsızlığını ilan eden devletlerden biri de Kosova'dır. Kosova'nın durumu KKTC'ne önemli ölçüde benzerlik göstermektedir.
2008'de BM adına eski Finlandiya Başbakanı Martti Ahtisaari'nin gözetiminde Sırbistan ile Kosova arasında yürütülen müzakereler tarafların pozisyonlarının birbirlerine taban tabana zıt olması nedeniyle tıkanmıştı!
Ahtisaari o dönem cesaret ve kararlılık göstererek tarafların pozisyonlarının birbirine zıt olduğunu ve bu şartlar altında federal çözümün mümkün olmayacağını BM Güvenlik Konseyine yazdığı raporunda açık açık belirtmiştir. Ahtisaari'nin raporu üzerine Kosova'nın bağımsızlığını ilan etme sürecinin önü açılmış, uluslararası bir uyuşmazlığa çözüm getirmesinden dolayı da kendisine Nobel Barış ödülü verilmiştir.
Kıbrıs'ta BM'in 1968'den bugüne kadar tarafların zıt pozisyonlarına çözüm bulmak için getirdiği tüm alternatif öneriler yetersiz kalmış ve istenilen sonuç ne yazık ki elde edilememiştir.
Akıncı'nın son liderler görüşmesinde gündeme getirmiş olduğu önerilerin de Rum tarafınca kabul edilmeyerek reddedilmesi durumunda artık sürecin çöktüğü BM tarafından tüm dünyaya ilan edilmelidir...
Artık önümüze bakmalıyız. Devlet mekanizmamızın aksayan yanlarını yeniden yapılandırarak kurumsallaşma çalışmalarına ve özellikle ekonomik kalkınma konusuna önem verilmeliyiz.
Geçmişte sol görüşlü rahmetli Ecevit ile sağ-liberal görüşlü rahmetli Özal Kuzey Kıbrıs'ın serbest bölge olmasını önermişlerdi! Ancak ne yazık ki bu önerileri bugüne kadar tam anlamıyla hayata geçememiştir!
Bir ülkede serbest bölge kurulmasındaki ekonomik mantık, özellikle sanayi malları üretim ve ihracatının arttırılmasına yönelik olarak, söz konusu ülkenin ihtiyaç duyduğu yabancı sermaye girişini teşvik etmektir. Hong Kong ve Singapur bu anlamda dünyada bilinen en önemli serbest bölgelerin başında gelmektedir.
Gazi Mağusa Serbest Bölgesi(1979) oluşturulduğunda Türkiye'de tek bir serbest bölge bulunmamaktaydı! Bugün Türkiye'de 24 km² alanda "18 Serbest Bölge" vardır. Serbest bölgelerin bir kısmının içerisinde banka şubeleri ve off-shore şirketler bulunmaktadır. 2015 rakamları ile Türkiye'nin serbest bölgelerden elde ettiği yıllık geliri 20 milyar doları aşmıştır.
KKTC'ye bakacak olursak serbest bölgemizin işlevsellikten uzak ve off-shore bankacılık sistemimize kilit vurulmuş olduğu görülecektir! Ekonomide başarı elde edilmek isteniyorsa, ekonominin kurallarını harfiyen uygulamak gerekmez mi?
Ekonomimizin hızla kalkınabilmesi için serbest bölge konusuna gereken önem verilmelidir! Serbest bölge konusunda başarılı olmak istiyorsak Türkiye, Honk Kong ve Singapur örnek alınarak bu konuda gerekli adımlar hızla atılmalıdır...
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova'nın Yurt Dışı Temsilciliklerinde Oy Verme İşlemi Yarın Başlıyor
Sorensen: Kosova ve Sırbistan’da İlişkilerin Normalleşmesine Yönelik Kararlılık Gördüm
7 Haziran Seçimlerinde 2 Milyon 92 Bin 174 Kişi Oy Kullanma Hakkına Sahip