- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- Kongre yasama paketini kabul etti: Trump yönetiminin Batı Balkanlar’a odağı güçleniyor
Kongre yasama paketini kabul etti: Trump yönetiminin Batı Balkanlar’a odağı güçleniyor
0 dk
ABD Kongresi, askeri bütçenin kabulü ve daha geniş savunma stratejisi çerçevesinde Batı Balkanlar’a ilişkin bir yasama paketini de onayladı.
Söz konusu yasa uzun yıllardır Kongre gündeminde bulunmasına rağmen, ABD’de yasama süreçlerinin yavaş ilerlemesi ve özellikle Cumhuriyetçi kanatta Başkan Donald Trump’a ek baskı oluşturacak düzenlemelerden kaçınılması nedeniyle bugüne kadar kabul edilememişti. Nitekim Trump’ın görev süresi boyunca Kongre’nin Başkan’ı herhangi bir konuda zorlaması nadiren görülen bir durumdur.
Bu nedenle kabul edilen yasa, büyük ölçüde Trump yönetimine özel yükümlülükler getirmeyen, daha yumuşak hükümler içermektedir. Yönetimden beklenen temel sorumluluk, bölgeye yönelik politikalara ilişkin düzenli raporlama yapılmasıdır. Yasa Trump ve ekibi için bağlayıcı ek yükler getirmese de, Kongre’nin hangi başlıkları önemli gördüğünü ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır.
Yasanın özü, yönetimin Batı Balkanlar’a daha güçlü bir şekilde odaklanması çağrısıdır. Bu kapsamda Rusya ve Çin’in bölgedeki etkisinin sınırlandırılması, bu iki ABD’li jeopolitik rakibin bölgeden dışlanmasına yönelik politikalara daha fazla dikkat gösterilmesi hedeflenmektedir.
Yasanın önemli maddelerinden biri, ABD’nin enerji politikalarındaki angajmanının güçlendirilmesidir. Bu durum, özellikle Bosna-Hersek’te planlanan Güney Enterkoneksiyonu projesinde somutlaşmaktadır. Proje sayesinde ABD menşeli sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) Bosna-Hersek’e ulaştırılması ve böylece “TürkAkım” üzerinden Macaristan yoluyla gelen Rus gazının stratejik öneminin azaltılması amaçlanmaktadır.
Yasanın etkisi, Sırbistan Petrol Endüstrisi’ne (NIS) yönelik yaptırımlarda ve bu şirketteki Rus sermayesinin tasfiye edilmesi yönündeki ABD isteğinde de görülmektedir. Yaptırımlar, bu yasanın kabulünden önce yürürlüğe girmiş olsa da, Kongre ve Beyaz Saray arasında geniş mutabakat bulunan önlemler olarak değerlendirilmektedir.
Öte yandan, Macar MOL şirketinin NIS’in sahibi olması yönünde bir uzlaşının gündeme gelmesi, Trump yönetimi ile Rusya’nın Ukrayna’daki savaşın ardından Avrupa’daki etki alanlarını nasıl paylaşacaklarına dair görüşmeler yürüttüklerine işaret edebilir. Hatırlatmak gerekirse, Macar MOL Moskova ile yakın ilişkilere sahiptir ve Viktor Orbán hükümeti, Ukrayna’nın geniş çaplı işgali sonrasında Moskova’ya yönelik Avrupa enerji yaptırımlarında bazı istisnalar elde etmiştir.
Bosna-Hersek özelinde yasa; ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasına vurgu yapmakta, istikrarsızlaştırma ve ayrılık girişimlerine (özellikle Sırp Cumhuriyeti’ndeki yetkililere atıfla) karşı çıkmakta ve demokratik kurumlara destek ifade etmektedir. Bosna-Hersek’e ilişkin en önemli hüküm ise Trump yönetimi ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Batı Balkanlar’daki yaptırımların uygulanma süreci hakkında Kongre’yi düzenli olarak bilgilendirmekle yükümlü kılınmasıdır.
Kongre’de, Sırp Cumhuriyeti’nin eski başkanı Milorad Dodik ve yakın çevresine yönelik yaptırımların kaldırılmasına ilişkin güçlü eleştiriler bulunmaktadır. Buna rağmen Kongre, teorik olarak yapabilmesine karşın Trump’ın bu tedbirlerini yasayla iptal etmemiş; yalnızca yönetimden bundan sonraki adımlar konusunda kendilerini bilgilendirmesini talep etmiştir.
ABD dış politikasında Kongre’nin başkana doğrudan talimat vermesi nadirdir. Geleneksel yaklaşım, başkanın dış politika alanında geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu yönündedir. Bu durum, Kongre’nin karar alma süreçlerine yoğun müdahalesini istemeyen Trump döneminde daha da belirginleşmiştir.
Batı Balkanlar Yasası’nın bu haliyle kabul edilmesi, Cumhuriyetçi temsilcilerin desteğini sağlamak amacıyla bir uzlaşı olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle düzenlemenin askeri bütçe yasasına eklenmesi, kabul edilme ihtimalini artıran bir unsur olmuştur.
Kongre, başkanın yükümlülükleri açısından üç tür düzenleme yapmaktadır: Başkanın uygulamak zorunda olduğu emirler, izin verici hükümler ve görüş/niyet beyanı niteliğindeki kararlar. Batı Balkanlar Yasası ağırlıklı olarak üçüncü kategoriye, kısmen de ikinci kategoriye girmekte; birinci kategoriye giren bağlayıcı hükümler ise yalnızca Kongre’ye rapor sunulmasına ilişkindir.
Sonuç olarak bu yasa, Kongre’nin Trump yönetimine bölge konusunda sınırsız hareket alanı tanımak istemediğini, ancak kendi çözüm önerilerini de dayatmayı tercih etmediğini göstermektedir. Kabul edildiği şekliyle yasa, ABD yönetiminin politikasını doğrudan belirleyen bir metin olmaktan ziyade, onu belli bir yönde yönlendirme potansiyeline sahip bir uzlaşı belgesi niteliği taşımaktadır.
Türkçe haber: M. Tevfik Yücesoy
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor