Kosova–Sırbistan Diyalogunun İki Eski AB Temsilcisi “Uluslararası Skandallara” Karıştı
0 dk
Kosova–Sırbistan diyalogu için Avrupa Birliği tarafından görevlendirilmiş iki eski temsilci, Federica Mogherini ve Miroslav Lajčák, uluslararası medyanın dikkatini çeken iki ayrı skandalla gündeme geldi.
Avrupa Birliği’nin 2014–2019 yılları arasında Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi olarak görev yapan Federica Mogherini, Aralık 2025’te Avrupalı diplomatların eğitimiyle bağlantılı olduğu iddia edilen bir dolandırıcılık soruşturması kapsamında düzenlenen polis baskınında gözaltına alındı.
Hâlen lisansüstü eğitim kurumu “College of Europe”un başkanlığını yürüten Mogherini, Brüksel’de okulun eğitim birimi başkan yardımcısı ve 2021–2024 yılları arasında AB Diplomatik Servisi’nin (EEAS) genel sekreteri olarak görev yapan Stefano Sannino ile birlikte gözaltına alındı.
Polis operasyonu yalnızca kolejin tesislerini değil, EEAS’in ofislerini de kapsadı. Bu durum, diplomatik eğitim fonlarıyla bağlantılı şüpheli bir mali plana üst düzey Avrupalı yetkililerin de dâhil olabileceği yönünde spekülasyonlara yol açtı.
Mogherini, görev süresi boyunca Kosova ile Sırbistan arasındaki diyaloga arabuluculuk yapmış ve bu süreç bölgesel istikrar ile Batı Balkanlar’ın Avrupa-Atlantik entegrasyonu açısından kilit önemde görülmüştü. Ancak gözaltına alınması, Avrupa diplomasisinin üst düzey isimlerinin itibarı üzerinde gölge oluşturdu.
Öte yandan, AB’nin Kosova–Sırbistan diyalogu için diğer özel temsilcisi Miroslav Lajčák da görev süresinin ardından tartışmaların odağına yerleşti. Lajčák, dört yıllık özel temsilcilik görevini Ağustos 2025’te tamamladıktan sonra Slovakya Başbakanı’nın ulusal güvenlik danışmanı olarak atanmış, ancak ABD tarafından yayımlanan belgelerin ardından istifa etmek zorunda kalmıştı.
Söz konusu belgelerde, Lajčák’ın uluslararası skandallar ve suç faaliyetleriyle tanınan Jeffrey Epstein ile kızlar ve diplomasi konularında mesajlaşmalar yaptığı ortaya çıktı.
Lajčák, kamuoyuna yaptığı açıklamada bu yazışmaların “kötü bir muhakeme” ve “uygunsuz iletişim” içerdiğini kabul ederek bunları “aptalca bir erkek egosu” olarak nitelendirdi. Mesajların suç teşkil etmediğini, ancak etik ve profesyonel değerlendirme eksikliğini yansıttığını söyledi.
2017 yılında Birleşmiş Milletler’de bir yıllık görev için New York’a gittiğini ve Epstein ile bir yabancı diplomat aracılığıyla tanıştırıldığını belirten Lajčák, bu görüşmenin diplomatik temas kurma sürecinin bir parçası olduğunu ifade etti.
Avrupa Birliği ise Lajčák’ın Epstein ile bağlantısının, beş yıl boyunca yürüttüğü Kosova–Sırbistan normalleşme sürecini etkilemediğini savundu. AB yetkilileri, bu ilişkilerin diyaloğa herhangi bir etkisi olmadığını vurguladı.
AB Sözcüsü Anitta Hipper, “Diyalog süreci bu tür gelişmelerden etkilenmez. 2011’den bu yana sürdürülen istikrarlı bir süreçtir, taraflara aittir ve Yüksek Temsilci tarafından yürütülmektedir. Ayrıca üye devletler tarafından sürekli denetlenmektedir.” dedi.
Belçika’da Mogherini ve çalışma arkadaşlarına yönelik soruşturma sürerken ve Lajčák’ın Epstein ile bağlantıları uluslararası eleştirilere konu olurken, bu vakalar Avrupa diplomasisinde şeffaflık ve hesap verebilirlik konularındaki zorlukları bir kez daha gözler önüne serdi.
Mogherini ve Lajčák’ın yanı sıra, Avrupa Konseyi’nin eski Genel Sekreteri Thorbjørn Jagland’ın adı da son dönemde Jeffrey Epstein ile bağlantılı belgelerde geçti. Jagland, geçmişte Kosova’ya yönelik sert açıklamalarıyla biliniyordu.
2004 yılında Kosova yönetiminin büyük ölçüde mafyanın kontrolüne girdiğini öne süren Jagland, “Kosova suçtan başka çok az şey üretiyor” demişti. Ayrıca Afganistan’da üretilen afyonun büyük bölümünün Kosova üzerinden geçtiğini iddia ederek alarm verilmesi gerektiğini savunmuştu.
2010 yılında ise dönemin Kosova Başbakanı Haşim Thaçi hakkında yasa dışı organ ticareti de dâhil olmak üzere ciddi suçlamaların araştırılması çağrısında bulunmuş, Dick Marty’nin hazırladığı rapora atıf yaparak bu iddiaların yanıtsız kalmaması gerektiğini söylemişti.
Son olarak Jagland’ın adının, Epstein’ın özel adasına (Karayipler’deki Virgin Adaları yakınında) ailesiyle birlikte seyahat planları yaptığını gösteren e-posta yazışmalarında da geçtiği ortaya çıktı. Bu planların, Epstein’ın reşit olmayanlara yönelik suçlardan mahkûm edilmesinden altı yıl sonra yapıldığı belirtildi.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor