- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- KOSOVA TÜRKLERİNİN DURUMU- Cemil LUMA
KOSOVA TÜRKLERİNİN DURUMU- Cemil LUMA
0 dk
Kosova’mızda gene (yine yeni) seçimler, adaylar beli, mesaj Türklerin geleceği için, Türklüğün refahı için aday olmuşlar. Bunu başta KDTP Genel Başkanı Mahir Yağcılar, ardından diğerleri. Hikaye aynı seçimler yeni. Ben daima başta olmasam Kosova’da Türklük biter; kanlı bıçak harap olursunuz. “Dolayısıyla rekabete ve yenilikçiğe evet, siyasi düşmanlığa hayır” diyor Yağcılar. Doğrusu, Kosova Türkleri arasında rekabet yoktur. Rekabet edebilecek kim varsa, baskılarla şantajlarla yalan ve iftira gibi tehditlerle karşı karşıya kalmıştır. Hepsi dışlanmıştırlar. Yetmez akabinde oyların çalınması devreye girer. Siyaset olmadıktan sonra siyasi düşmanlık da kalkar. Ne gelir? KDTP de oluşan çıkarcılar gurubu (Kosova Türklerini sömüren çete) sayesinde toplumumuzun onuru gider. Onarımı zor olabilecek düşmanlıklar yaratılır şimdiye kadar olduğu gibi. Yirmi yıldır aynı insanlar parti başkanı, bakan, milletvekili Türklükten gelir sağlayanlardan başka kim vardı aramızda ki, parçalanmaları ve düşmanlığı yaratsın. Siyasetin edebinde isimlerin zikredilmesi uygun olmasa da bu defa iki isimden bahsedeceğim, aynı saflardaki diğer kişiliği olmayanların aklandığı anlamına gelmez. Biri kanunsuzluk ortamında koltuğun sunduğu kirli imkânları kullanma olasılığını fırsat bilerek şahsi çıkarlar adına varlığımızı soru işaretine getiren Mahir Yağcılar. Biri de dedi kodu iftira ve yalanlarla siyasi hayatta varlığını sağlayan öğretmen olmasına rağmen, eğitimdeki yirmi yıldır yaşanan olumsuzluklara göz yuman Türk dilinde öğrenci sayısının azalmasına umursamayan Müffera Şinik. Fakat Türkiye’mizin halkımıza sunduğu destekleri kendi başarısıymış gibi seçimlerde kullanmasını iyi becermektedir. Toplumun durumunu bu hale getirmelerine rağmen insanları ahmak yerine koyarak akılarımızla alay eder gibi başarılarından bahsederek, Kosova Türklerinin dertlerine derman olabilecek kimse olmadığı izah ederek yine aday olma mecburiyetini öne sürmektedirler. Sadece Prizren’de, ikamet eden anavatanında çeşit üniversitelerde eğitimini tamamlamış altı yüze yakın “Türkiye mezunu” var deniliyor. Bir zaman hayal edemediğimiz, aralarında yüz yirmi kadar mastır ve doktora diplomalı genç kadromuz varmış, peki bunlar nerede? Eğitilmiş gençler yarınlarımızın umudu, yönlenmeyi değil yönlendirmek için yetiştirildiyseler onların yeri nerede ne durumdalar? Böyle bir potansiyelin değerlendirmesi yapılmasa, nedenleri mutlaka araştırılmalıdır, yoksa edindikleri bilgileri zaman aşar değersizleşir yapılan milyonlarca yatırımlar boşa çıkar.
Gelişmeler hakkında yirmi yıllık bir geri dönüşü yapalım birlikte. Kosova’da savaşın NATO uluslar - arası güçlerin müdahalesiyle belirsizlikler ortadan kalkmamıştır. Belirsizliğin hakim olduğu ağır bir dönem yaşadık. Bizler için, hayati önem taşıyan yarınlarımızı belirleyecek gelişmelere hakim olmak, geleceğimizi temin altına almak tek hedefimizdi. Mevcut siyasi boşluğu “ESNAF” Derneği başarılı çalışmaları sayesinde, doldurmaya büyük gayret sarf etiğini herkes bilir. Savaş sonrası derneğimizin meclis toplantısını yaptık, ilk defa Mahir Yağcıları orda gördüm. Prizren’den önde gelen kişilerden oluşan derneğimizin yönetim kurulu üyeleriyle yapılan istişare sonucu, başkan olarak Yağcıları iş yerinde ziyaret ettim, düşüncemizi aktardım ve yeni siyasi oluşumun başına getirdik. Bir başkası da başa geçebilirdi, amaç yeni genç kadroların seçilmesiydi. Yenilikçi budur. Yirmi yıldır koltukları gasp edenler yenilikçilikten bahsedemez! Ne yazık koltuk, para şöhret sarhoşluğuna kaptırdı, kendilerini üstün görenler. Kosova Avrupa’nın bir parçası olduğu, özellikle Kosova’da yaşayan Türklerin yüzde yüzü Müslüman olduğunu, her evde dini ibadetlerin eksiksiz yaşandığını hatırlatmak isterdim. Dolayısıyla ne FETOCULARA, ne de her hangi bir cemaatin hizmetlerine ihtiyacımız yok, ne yazık aramızda farklı düşünenlerde varmış. Atar damarlarımızdan olan “ESNAF” cemaatlerin bataklıklarına sürükleyerek dışlanmasına sebep olanlar bellidir. 25 yılık dernek emektarlarına yazık edilmiştir. Önemli olaylardan biri, büyük uğraşlar sonucu, TOBB Başkanının sunduğu sonsuz destekler sayesinde ve Kosova Eğitim Bakanının onaylaması neticesinde TOBB Uluslar Arası Üniversite Kosova-Priştina’da açıldı. Birilerinin başarısını hazmedemeyenler, makamlarını kullanarak üniversiteyi kapattılar. Sonradan FETOCU olduklarından dolayı görevden alındıklarını basından öğrendik. O kişiler ve o zihniyeti taşıyanlar seçimlerde yaptıkları sahtekârlık, resmi görevlilere tehdit, oy çalınmasına, sandıkların açılmasıyla oy pusulaların değiştirilmesine beli kişilerin meclise girmelerini sağlayanlardır. Hangi güç kaynağından destek aldılar? Tüm olaylar AGİT tarafından kayıtlara alınmıştır. Savcılığın daveti üzere mağdur sıfatıyla yaşananlar hakkında gereken gerçek bilgiler savcıya sunuldu, ifadem dosyada yerini aldı. Ne var ki Baş Savcı emriyle soruşturmalar kapsamında yeniden ifadelerimizin alınması istendi. Sebebi KDTP’nin dosyasının savcılıkta kaybolmasıymış. Bu ve buna benzeri olayların yaşanması dürüstlüğün, şeffaflığın olmadığı ortamın yaratılmasını yılardır yüklü miktarda harcanan paraların hesap vermekten kaçanlardır. Bütün bunları bize yaşatanlara, çete denilmese ne denilir. Sonuçta aynı bu çıkarcılar gurubuna, oy vererek, bir dönem daha toplumumuzu temsil etme hakkı verilirse, hatırlatılması önem arz eden 2021 yılında yapılması ön görülen kaderimizi, varlığımızı beli edecek nüfus sayımları var bu da unutulmamalıdır. Son nüfus sayımlarında yaşananların tekrarlanmaması için şimdiden düşünmeliyiz. Onun için bu seçimlerde 2021’de beklenilen olumsuzlukları doğru okuyabilecek kadro getirilmelidir. Aksi takdirde, yeni seçimler eskileri getirirse Türk topluluğun varlığı uzun ömürlü olması soru işaretine gelir. Dolayısıyla yüz yıllardır övgü ile söz edilen, medeniyetin erimesine, bitmesine tanık oluruz.
Birileri çifte vatandaşlık sayesinde kendilerini güvene almış, Kosova Türklerini sömürerek Türkiye’de mal mülk edinme peşindeyken vatanını milletini umursamaz. Nerde olacakları çıkarlarına bağlıdır.
Bizlerin amacı ise, bura topraklarda varlığımızın devamını sağlamaktır. Dilimizi, kültürümüzü, örf adetlerimizi korumak ve yaşatmaktır, inanç ve İslam kültürünü gelecek nesillere taşımaktır. Bu bizim borcumuz olduğunu bilerek, saygın kişiliğe sahip, burayı vatan bilenler, burada yaşamlarını sürdürebilirler.
Yirmi yıllık zaman dilimindeki yaşananları harmanlamış olursak, Türkiye’nin tüm Kosova Türklerine eşit ve samimi davranışları kafalarımızda soru işaretleri yaratmaktadır.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor