- Anasayfa
- Sizden Gelenler
- KOSOVA’DA ALBİN KURTİ VE BOLŞEVİZM RÜZGARI- Tekin Sarıçam
KOSOVA’DA ALBİN KURTİ VE BOLŞEVİZM RÜZGARI- Tekin Sarıçam
0 dk
1917 yılının Şubat ayında Mirsaid Sultan Galiyev Rusya’da yaşayan Türklerin temsilcisi olarak Bolşevikler tarafından Moskova’ya davet edildi. Mirsaid Sultan Galiyev 1917 Ekim devriminin öncülerindendir. Devrimin en etkili dört liderinden bir tanesidir.
Bolşevikler devrimin başarılı olması için Rusya içerisinde yaşayan bütün azınlıkların desteklerini almak zorunda olduklarını biliyordu. Lenin ve Stalin Rusya’da yaşayan azınlıklara devrimin başarılı olması halinde Ulusların kendi kaderlerini kendilerinin tayin edeceği sözünü verdi. Sultan Galiyev’e de Tatar-Başkurt cumhuriyetinin kurulacağının sözü verildi. Bu nedenle devrim çok büyük taraftar topladı. Çar yönetimi altında inim inim inleyen halklar, kurtuluş olarak Bolşeviklere sarıldılar.
Başlarda her şey iyi gözüküyordu. Rusya içerisinde yaşayan halklar yüz yıllardır kendilerinin yaşadıkları topraklarda birer birer bağımsız devlet kurduklarını ilan ediyordu. Bolşevikler Rusya içerisinde tamamen egemen haline geldikten 4 yıl sonra otoriterleşmeye başlayarak halklara vaat ettikleri cumhuriyetlerin birer birer iptal edildiğini duyurdular.
Sultan Galiyev toplantılarda devrimin amacından saptığını anlatarak bunun sorumlusu olarak gördüğü Stalini eleştirmeye başladı. Stalin’in artık Sultan Galiyev’e ihtiyacı kalmamıştı. Galiyev’den kurtulmak için Komünist parti ve Sovyetlere karşı olduğu gerekçesi ile Sultan Galiyev tutuklanarak cezaevine gönderilir. Moskova’da 2 kez hapis cezasına çarptırılır. Sonrasında yine tutuklanarak Beyaz deniz karşısında bulunan Arhangelsk’e sürgüne gönderilir ve orada gözetim altında tutulur. Avrupa’nın baskısı ile Stalin, Mirsaid Sultan Galiyev’i serbest bırakır. Lakin komünist partinin ajanları Galiyev’i sürekli takip ederek Staline bilgi vermektedirler. 1937 yılında Sultan Galiyev türlü türlü iftira ve bahaneler ile yeniden tutuklanıp Kazan’da bulunan bir cezaevine hapsedilir. Sorgu ve işkencelerden sonra Galiyev Stalin’in emri ile kurşuna dizilir. Eşi ve 3 çocuğu da Sultan Galiyev gibi Bolşevikler tarafından öldürülür.
Komünist Bolşevikler hızlarını alamazlar. Rusya’ da yaşayan bütün Müslümanların hayvanlarını ve arazilerini ellerinden alırlar. Vermek istemeyenler öldürülür. Bolşevikler Rusya işgali altında yaşayan Kazak, Kırgız, Özbek, Azeri, Tatar, Çeçen, Çerkez ve diğer halkların aydınlarını devrimin önündeki en büyük engel olarak görürler. Halkların aydın insanları birer birer veya toplu şekilde katledilerek yok edilir. Ruslar bile bu katliamlardan nasibini alırlar. Din, dil, gelenek görenek gibi halkların sahip olduğu bütün değerleri yaşamak ve konuşmak yasaklanır . Halkların kardeşliği ve kendi kaderlerini kendilerinin tayin edeceği söylemi ile yola çıkan Bolşevikler devrimi gerçekleştirdikten sonra Rusya’da yaşayan halklara kan, gözyaşı, sürgün ve katliamlar yaşatırlar. Komünist ideolojinin baskısı ile Rusya içerisinde yaşayan Müslüman halkların büyük çoğunluğu asimilasyona uğrar. Dillerini ve dinlerini unuturlar.
Tam 100 yıl sonra Kosova’da kendisini sosyalist, partisini de sol parti olarak tanımlayan Albin Kurti 100 yıl öncesinin Bolşevik söylemleri ve eylemleri ile Kosova’da yaşayan azınlıkları süslü cümleler ile yanına çekmeye çalışıyor. Azınlıklıkların temsilcisi olan partilerin karşılarına kendisine bağımlı yeni partiler kurdurtarak azınlıkları zayıflatmak istiyor. Kurti'nin partisi VV'nin önde gelenleri katıldıkları her televizyon programında hiç çekinmeden, gizlemeden, azınlık ve topluluklara verilen hakların sınırlandırılması gerekliliğinden bahsediyorlar. Bunu da ancak mecliste kendi azınlık vekillerini oluşturarak başarabilirler. Kosova Demokratik Türk Partisi'nin (KDTP) oylarını bölmek için Albin Kurti’nin kurdurduğu Yenilikçi Hareket Partisinin alacağı 1500-2000 oy ile Albin Kurti 1 milletvekili daha fazladan çıkarmış olacak. Albin Kurti’nin kendi partisinin 1 milletvekili çıkarması için 10000 oya ihtiyacı var. Azınlıklar ile her 1500-2000 oy karşılığında kendisine bağlı 1milletvekili daha çıkarmış olacak. Kosova azınlık toplumlarını bölerek kendi partisi Vetevendosje hareketi içerisinde eritmiş olacak. Albin Kurti bir taşla birkaç kuş vurmuş olacak. Kosova’da yaşayan bütün Müslümanlar 100 yıl sonra Kosova’da hortlayan Bolşevik rüzgarına çok dikkat etmeliler. Yeniden tekerrür eden bu sinsi ideolojiyi aklımızın kenarında her daim tutmalıyız ve 14 Şubat’ta sandığa giderken bunları göz önünde bulundurarak oylarımızı kullanmalıyız.
Kosova’da 14 Subat’ta yaşanacak seçimin Kosova Türkleri ve Kosova Müslümanları için hayırlara vesile olması dileğiyle. Hoşça kalın.
Yorumlar (0)
Anket
Son Haberler
Tüm Haberler
Kosova’ya ABD Büyükelçisinin Atanmaması Ülkenin Washington Nezdindeki Önemini Azaltmıyor
Basha ve Malaj, Kosova–Arnavutluk Altyapı Projelerini Görüştü
KGG, Almanya’daki NATO Konferansına Katılıyor